Aralık 1997 · s. 502 · 2 dakikalık okuma
Bukalemunun Gözünde Keskinlik Ayarı

Günlük
hayatımızda bukalemunla alâkalı çok şey duymuşuzdur. Bunlar arasında en meşhur
olanı, (menfaatine göre tavır takman insanlara işaret etmek için kullanılan
“bukalemun gibi renk değiştirmek’ tabiriyle de dilimize yerleştiği gibi)
bulunduğu duruma ve ortama göre renk değiştirebilmesindeki üstün kabiliyetidir.
Sürüngenler arasında, hareketleri en ağır olanların başında gelen bukalemunun
yürüme hızı, insanı çatlatacak kadar yavaştır. Dolayısıyla ne düşmanlarından
kaçarak kurtulabilir, ne de bir ayın peşinden koşarak onu yakalayabilir. Fakat
bize eksildik gibi gelen bu yavaşlığına karşılık o kadar güçlü başka silahlarla
donatılmıştır ki, insanın ‘iyi ki de ağır hareketliymiş’ diyesi geliyor. Ya bir
de hızlı olsaydı?
Bukalemunu diğer hayvanlardan farklı kılan özelliklerinden biri,
gözlerinin birbirinden bağımsız olarak farklı yönlere bakabilmesidir. Siz hiç
sağ gözünüzle yere, sol gözünüzle havaya bakabilir misiniz? Ama bukalemun bir
gözüyle öne bakarken, diğeriyle arkaya bakabilmekte ve Tübin gen Biyologları’nın
tespitine göre, tek gözü ile % l00’ lük bir oranla çok uzaktaki bir nesneyi net
bir şekilde tespit edebilmektedir. Diğer hayvanlarda ise uzun mesafe için iki
göz gereklidir. Gerçi bir dereceye kadar insan gözü de uzak mesafeyi net
görüntüleyebiliyor, ama bukalemundaki net görüntü ayarlaması insanınkinden yedi
kere daha hızlı olmaktadır. Bukalemun, bir daldaki sineği görme, net görüntüyü
sağlama ve uzaklığını hesaplayarak silahımı ateşleme işlerini bir saniyede
gerçekleştirebilmektedir. Peki, bukalemunun ateşlediği bu müthiş silahı nedir?
Bu silah, onun kendi boyu kadar uzun olan ve rulo halinde dürerek ağzı içinde
sakladığı dilidir. Ucu topuz gibi olduğu için, vurduğu anda avını sersemleten ve
yapışkan salgılarıyla avını yapıştıran bu dilin hızını gözümüzle takip etmemiz
ise imkânsızdır. Ancak bazı belgesellerde ağır çekimle, dilin ağızdan nasıl
çıktığını ve avını yapıştırıp tekrar ağız içine nasıl geri çekildiğini
görebiliriz. Avını yakalarken hedeften ne bir santim geri, ne de bir santim
ileri şaşmayan bu uzaktan kumandalı füze sayesinde hiçbir böcek kolay kolay
bukalemunun elinden kurtulamaz. Bu yüzden de diğer sürüngenler kadar hızlı
hareket etmesine gerek yoktur.
Bukalemun, burnunun ucuna konmuş olan bir sineği bile net bir şekilde görebilirken, insan gözü, 20 cm’ den yakın bir şeyi ancak bulanık olarak görmektedir. Bukalemunun diğer bir önemli özelliği de, herkes tarafından bilindiği üzere, süratli bir şekilde bulunduğu ortama göre renk değiştirebilmesidir. Derisindeki renk maddesi taşıyan hücrelerin (kromatoforlar), hormonların ve sinir sisteminin kontrolünde, tıpkı bir ressamın elinden çıkmış gibi renk değiştirmesi, başlı başına bir araştırma konusudur. Bu hususta epeyce araştırma yapılmışsa da, henüz cevap verilemeyen sorular da çoktur.
Kaynak: Abenteuer Natur, (Nr. 4 Temmuz-Ağustos) 95