Sızıntı Arşivi

Kasım 1992 · s. 13 · 4 dakikalık okuma

Bitmeyen Petrol Savaşı

Nevzat Bayhan · Jeo. Yük. Müh · İnceleme

kas92

Jeo. Yük. Müh. Nevzat Bayhan

Bilindiği gibi savaşlar genellikle kısa bir zaman içinde başlar, bir müddet devam ederek biter fakat tesirleri ise bazen yüzyıllarca hissedilir. Savaşı çıkaran ve devam ettirmiş olanlar dünyadan ayrılmalarına rağmen sosyolojik ve ekolojik tesirlerini ise masum nesiller çekmek zorunda kalır.

Irak, 2 Ağustos 1990'da Kuveyt'e saldırarak istilâ edince, karşılıklı 8 aylık bir hazırlanma esnasında Basra Körfezi bölgesinde oldukça yoğun askeri hava, kara ve deniz faaliyetlerini de içine alan hareketli günler yaşandı. Savaş sırasında bazı petrol platformlarının isabet alması ve petrolün kasıtlı olarak körfez sularına akıtılması, gerek kara-deniz ve gerekse atmosferde endişe verici çeşitli kirlenmelere sebep oldu.

Savaşın sonlarına doğru, insafsızca ve neticesi düşünülmeden tutuşturulan 732 petrol kuyusu, kimyevî maddece zengin kurumlu gazlan ve yanmayan petrol zerrecikleri, teneffüs edilemez, korkunç derecede, bunaltıcı, kirli bir havayı netice verdi. Bu durum, kükürtdioksidin su ile birleşmesi, toprağın asitliğini artıran, çöl bitkilerinin yaşamasını engelleyen, yer yer insanların solunum problemlerine sebep olan asit yağmurlarını da beraberinde getirdi.

Büyük ölçekli bu meteorolojik felaketin, savaş bittikten sonra yapılan ilk tahminleri büyük nisbette yanlış çıktı. Çünkü bu tahminlerde, körfez bölgesindeki rüzgarın yönüne ait bilgiler temel alınmamış, yanan kuyulardan kaynaklanan zerrecikler de hesaba katılmamıştır. Halbuki bu parçacıklar sezdirmeden, ağır ağır stratosfere doğru yükselerek 240-6600 m. arasında kalıcı bir tabaka oluşturarak dünyanın her tarafına yayılabilecek bir hareket sergilediler. Ancak tabiî ki ilk etapta ve birinci derecede tesirli olacağı bölgeler körfez ülkeleri ve yakınları olan Kuzey Hindistan ve Doğu Afrika'dır.

kas92

27 yangın söndürme ekibinin üstün gayretlerle, en son kuyu yangınını kasım 1991'de söndürmelerine rağmen bol asitli yangın külleri ve malzemeleri (damlacık, zerrecik, kurum) bazı bölgeleri kurum deposu haline getirmiş, yer yer çöl sathını 5 cm den fazla kalınlıkta bir tabaka ile örtmüştür.

Bu malzemenin taşınma izleri, kışın ve kısmen yazın oldukça tesirli, kuzey-kuzeybatıdan esen kuzey rüzgarlarının taşınmada galip unsur olduğunu göstermektedir.

Körfezin doğu kesimlerindeki kıyı ve deniz bölgesi akıtılan yaklaşık 8 milyon varillik petrol ile ağır bir şekilde kirletilmiştir. Her canlıya mükemmel yaşama yerleri tahsis eden Yüce Yaratıcı ve O'nun Kuddûs ismi her yerde ekolojik dengeyi insanlığın emrine verirken, kasıtlı olarak akıtılan petrol bu bölgedeki dengeyi bozmuş, Arap yarımadasının doğu kıyısı boyunca yayılarak, deniz canlılarının hayatını tehlikeye düşürmüş, yüzlerce km2lik alanı kirletmiş ve içilebilir hale getirilmiş suyu da tehdit ederek insan hayatını zor durumlara sokmuştur.

Suudi Arabistan'daki Dahran ve Jubail yakınlarında yaklaşık 2 milyon varillik petrol, körfez suları üzerinde kaymak gibi bir tabaka oluşturarak, bir taraftan deniz suyunun buharlaşmasını engellemiş, su sıcaklığını artırmış, diğer taraftan ağır metal veya elemanlar dibe doğru çökerek veya kıyı şeridini kaplayarak canlı hayatını imkansız hale getirmiştir.

Aynı şekilde 1983'teki İran-Irak savaşında bir çok bölge kalıcı ve korkunç buutlarda petrol istilasına maruz bırakılmıştı.

Denizsuyu üzerinden uzaklaştırılarak depolanan bu petrolün, sızarak yeraltı suyunu kirleteceği zaten sınırlı aküferlere (bünyesinde su taşıyan kaya tabakaları) sahip olan bu bölge insanlarını susuz bırakacağı ve oldukça dar alanlarda yapılmakta olan ziraatın de tarihe karışacağı endişesi yaşanmaktadır.

Kuveyt'in tamamı ve Suudi Arabistan'ın ise kuzey doğusu daha da ciddi tehlikelerle karşı karşıyadır. Gerek askerî atıklar, savaş kalıntıları ve özellikle tahrip edildikten sonra ateş almamış petrol kuyularından kaynaklanan, bir kısmı da yangından geriye kalan 2,5-3 m'den Aynı şekilde 1983'teki İran-Irak savaşında bir çok bölge kalıcı ve korkunç buutlarda petrol istilasına maruz bırakılmıştı.. Denizsuyu üzerinden uzak fazla derinliğe sahip petrol gölcük ve birikintileri, kuş ve diğer canlılar için bir ölüm tuzağı olmuş, öldürücü gazların yayılma merkezi haline gelmiş ve sızarak yeraltı su haznelerini (akü-ferleri) kirletmiştir.

Yüce Yaratıcı, çöldeki hayatın idamesi ve oldukça kuvvetli rüzgarların tahribinden koruması için çöl sathını, yollardaki kaplama benzeri bir malzeme ile örterek bir nevi stabilize etmiştir. Ancak personel, mühimmat ve askerî malzemenin gizlenmesi için yapılan depolar, siperler, kum engelleri ve diğer kum duvarlarının inşaası, tanklar, bombardımanlar ve benzeri faaliyetler bu koruyucu kabuğun neredeyse tamamen ortadan kalkmasına sebep olmuştur. Bu tabakanın bozulması neticesi ortaya çıkan yumuşak malzeme bilhassa kuzey rüzgarlarıyla sürekli bir yerden bir yere taşınarak, toz kütlesini zaman zaman şehir merkezlerine, tesislere ve yollara kadar uzanan, kum tepeleri veya kum yığınları halinde devamlı hareket durumunda olan yeni bir kirlenme çeşidini netice vermiştir. Halihazırda bu kirlenme bütün bölgeyi tehdit etmektedir.

Bu günlerde körfez savaşı sırasında bölgenin gördüğü zarar tesbitlerine başlanmış ve gelecekteki çevreyi koruma plânları geliştirilmiştir. İlk etapta Boston Üniversitesi ile Kuveyt İlmi Araştırmalar Enstitüsü müşterek bir plân geliştirerek uydu aracılığı ile zarar ziyan tesbiti yapıldıktan sonra arazi çalışmalarına başlanacaktır. Görüldüğü gibi savaş bir tarafı mağdur ederken hatta açlık tehlikesiyle karşı karşıya bırakırken, diğer tarafın üniversitelerini bile içine alan geniş kapsamlı bir iş alanı doğurmakta ve gelir kaynaklarını onların emrine amade etmektedir. ABD kendi petrollerinin çok az bir kısmını işletmesine rağmen 4 litrelik normal benzinin fiatı şu anda bir doların altında veya birkaç sent üstünde seyretmektedir.

Çeşitli emellerle başlatılıp bitirilen Körfez Savaşı şu anda neredeyse unutulmasına rağmen, yöre insanlarının veya canlılarının yüksek derecede kirletilmiş atmosfer, yeraltı ve yerüstüyle savaşı birkaç yüzyıl daha devam edecektir.

KAYNAKLAR

Geotime, May 1992

Geological Journal May 92

Petroleum Migration 1991