Şubat 1991 · s. 27 · 2 dakikalık okuma
Bakterilerde Harika Filtreler

İnsanoğlu tabiatta cereyan eden hârikulâde hâdiselerden ve yaşayan canlılardan ilham alarak kendine hizmet edebilecek pek çok araç-gereç ve sistemleri geliştirmiştir. İşte bunlardan biri de Viyana Üniversitesi Toprak Dalında geliştirilen ve Uwe B. Sleytr ve arkadaşlarının imzasını taşıdığı “Ultrafiltration” (çok ince süzme) çalışmasıdır. Bu çalışmada moleküller, hücre zarı (mebran) sayesinde çözeltilerden ayrıştırıtabilmekte. Bu çalışmanın sırrı tabiatta ziyadesiyle var olan ve ancak milimetrenin milyonda bir-ikisi kadar küçük çapta gözenekleri olan zarların kullanılmasında yatmakta. Zarların, sıvı maddeleri süzmek ve farklı büyüklükteki molekülleri ayrıştırma Özelliğinden; gıda ve boya sanayiisi, Farmokoloji, Bioteknoloji ve Ekoloji gibi bilim dalları faydalanmaktadır. Böylece ultrafiltre vasıtasıyla atık sular tasfiye edilebilmekte, boya maddeleri, süt ve meyve suları ayrıştırma işlemiyle konsantre edilebilmekte, eser miktarda bulunan bileşik, hormon ve enzim gibi değerli farmasotik maddeler kolloidal çözeltilerden kazanılabilmektedir.
Son yıllarda mikro-ultra ve hyperfiltrelerin plastik maddesinden(meselâ naylondan) imalâtında artış kaydedildi. Ne yazık ki bunların hepsi iki hassas kusuru göstermekte. Birinci olarak, sadece istenilen maddelerin süzülmesine yarayan eşit büyüklükte ve düzenli dağılmış gözeneklere sahip ultrafiltre imal etmekte henüz başarılı olunamamış olması, ikincisi ise, bu plastik filtrelerin pek çoğunun özel kimyevi bağlara, çözelti maddelerine ve yüksek ısıya karşı oldukça hassas olmasıdır.
Esma-ül Hüsnâ'nın tecelli ettiği tabiat meşheri, insanın buluş ruhunun çok daha ilerisinde bulunmaktadır. Prof. Sleytr bu gerçeği idrak ederek yakın geçmişte bakterilerin hücre duvar yapısının incelenmesi projesine başladı.
Hücre zarı protein ve yağ moleküllerinin üç alt ünite şeklinde tabaka meydana getirmesiyle yapılmıştır. En dıştaki albümin moleküllerinden yapılmış alt ünitenin birçok vazifesi vardır. Yabancı maddelere karşı hücreyi korur, faydalı substratları kendilerine bağlarlar. Albümin tabakası aynı zamanda besin maddelerinin ve madde değişim ürünlerinin serbest geçmesini sağlamak durumundadır. Viyanalı araştırmacılar, bakterilerin albümin tabakasının meydana gelmesi ve yapıları hakkında ışık tutacak çeşitli şekiller müşahede ettiler. Bundan sonra gözeneklerin son derece düzenli aralıklarla yer aldıklarını ve 2–8 nanometre (milyonda bir milimetreden küçük) gibi ölçülerde, besin maddelerinin geçişini sağlayan eşit açılarda olduklarını keşfettiler.
Bu bakteri evrimciler tarafından hayali evrim ağaçlarında “en basit canlı” olarak ve tesadüfen meydana geldiği iddia edilmektedir. Sadece zarında bile böyle mükemmel dengeler bulunan bir canlı için “tesadüfler sonucu olmuştur” deyip hafife almak akıl ve idrak sahipleri tarafından nasıl kabul edilebilir? Araştırmanın son safhasında bakterilerden, albümin tabakasını almak ve temel taşlarına ayrıştırmak kalıyor. Bu alt elementlerin tekrar kristalleşme hususiyetine sahip olmaları neticesinde yeni taşıyıcı tabakaların, meselâ naylon mikron filtrelere bağlanarak, mükemmel kalitede ultrafiltre elde edilebilmektedir.