Sızıntı Arşivi

Haziran 1988 · s. 196 · 1 dakikalık okuma

Yolların Ayrımındaki Zat'la

Sızıntı · KALBİN ZÜMRÜT TEPELERİNDE

İman, teslimiyet ve hakka itimatta, melek ve ruhanileri gıptaya sevk edecek kadar erişilmez noktalara ulaşmış bulunan o Zat; ibadet adına ümmetine tebliğ ettiği vazifelerin hemen hepsinde herkesten ileri olması, açık-kapalı mükellefiyetlerini ciddi bir disiplin içinde yerine getirmesi, en sıkıntılı anlarında dahi bütün sorumluluklarını fevkalade bir hassasiyetle takip etmesi... Herkesten ziyade haramlardan kaçınması, hatta haramlara girme endişesiyle şüpheli şeylerden uzak kalması... Hakk’a kullukta daima, en ilerilerden daha ileri olması... Bütün bir hayat boyu fevkalade takvası, fevkalade Allah korkusu ve Allah’a karşı saygısı itibariyle de eşi menendi olmamış olamaz da...

Hele, rabbisine bağlılık ve irtibatın ifadesi olan, her meselede O’na sığınıp O’na müracaat etmesi, O’na yönelip O’na yalvarıp yakarması, yalvarıp yakarırken de ifadelerin en can alıcısı, üslupların en çarpıcısı ve Yüce Yaratıcı’ya en yaraşır ve yakışırı ile yalvarıp yakarması ve bilhassa kullandığı şive, ortaya koyduğu eda ile öyle erişilmez bir kulluk örneği olmuştur ki, o zamandan beri gelen bütün hak dostları, gerçeğe uyanmış bütün erenler, teveccüh, dua ve yakarışlarında hep O’nun, o derinlerden derin tavsiflerine, o yürekleri hoplatan sihirli niyazlarına müracaat etmiş ve O’nun marifet ve düşünce ırmağına sığınmışlardır.

"Hz.Muhammed, (a.s.v) toplu halde yapılan ibadetin o muazzam gücünü, tarihde ilk temsil edip gösteren insandır. Hiç şüphe yok ki, çok geniş mikyasta, Islam’ın kudreti, günde beş vakit kılınan namazrn kudretinden kaynaklanmaktadır.”
J.H.Lenison Emotion as the basis of civilisation