Sızıntı Arşivi

Mayıs 1988 · s. 156 · 1 dakikalık okuma

Yolların Ayrımındaki Zat'la

Sızıntı · KALBİN ZÜMRÜT TEPELERİNDE

Hiçbir mektep ve medrese görmeyen o Zat, öylesine mükemmel imani esaslar, öyle İslami prensipler ve ruhlara inşirah veren öyle bir ibadet ve dua anlayışıyla ortaya çıkmış ki, o günden bu güne, onlardan daha mükemmel ne bulunmuş, ne de bulunabilir.

Hele, bin dört yüz seneden beri, insanoğlunun hemen hemen beşte bir gibi büyük bir bölümünü, Hak’tan getirdiği o eskimez, yıpranmaz, ilahi prensiplere, kılı kırk yararcasına adilane ve hakkaniyet üzere idare etmesi katiyen beşer tarihinde benzeri olmayan bir hadisedir.

Evet, ümmi bir Zat’ın hareket, söz ve davranışlarından meydana gelen bir nizam ve sistem, hele her asırda yüz milyonlarca insanın rehberi, mercii olup onların akıllarını ilimlerle gark etmesi, nefislerine istikamet kazandırması ve ruhlarını inkişaf ettirip onları imrenilecek hale getirmesi itibariyle O’nun eşi ve menendi yoktur. Bilhassa bedevi ve ümmi bir muhitte, içtimai ve idari kanunların bilinmediği bir dönemde ve fetret asrının karanlıkları içinde, çok kısa zamanda etrafındakileri uyarıp medenilerden daha medeni, âlimlerden daha âlim; içtimai ve siyasi hayatta en ileri, hatta büyük devlet ve büyük milletlere üstat ve rehberler olabilecek seviyeye getirmesi ve alabildiğine iptidai bir topluluktan dünyaları idare edebilecek büyük diplomatlar yetiştirmesi tarihte emsal gösterilemeyecek vakalardandır.

İşte cahiliye çağı, işte o Zat; işte asrımız, işte asrın diplomatları; işte selim akıl, işte müstakim düşünce; işte değişik muvazene usulleri ve işte hiç kimseyle muvazene edilmeyecek olan harikalar harikası O büyük insan…!

"Hakim, hatip. Allah elçisi, kanun koyucusu, savaşçı, en mükemmel bir ibadetin muhyisi ve sayısız dünya devletlerinin kurucusu, işte Hz.Muhammed ! (a.s.m) İnsan büyüklüğünün ölçüldüğü bütün mikyaslarda hangi insan ondan daha büyük olabilir ki..? " Lamartine, Histore la Turquie