Sızıntı Arşivi

Ocak 1986 · s. 29 · 2 dakikalık okuma

Yavrular İçin

Mehmet Erdoğan · Edebiyat

oc86-32.jpg

Sizin gözbebekleriniz masum masum ışıldarken, az çok nefsiyle muhasebesi olan istediğinizi anlar. Gelecek için sundus-misal yollar, kadife gibi bir bahar zemini, zaferi kazanılmış bir meydan ki orada karanlık mağlubiyete uğramış bir silahşör gibi çekip gitmiş, tahta aydınlık oturmuş, sevgi meyveleri her ağacın dalında zahir, yine hoşgörü, müsamaha, iyilik, güzellik duyguları her dalda tecessüm etmiş bir dünya istersiniz.

Eğer ta öteler ötesinden çekip ten cenderesinden geçirerek dünyaya gelmenize vesile olanlar, kendilerine düsen vazifeyi idrak etmiş olsalardı, o masum bakışınız onları feryada sürükler, onlara kolları sıvatır ve senin yolunda kendi cesetlerini parke tasları gibi döşemeye sevkederdi. Eğer isteğini ve gelecek için ne kadar mühim bir unsur olduğunu, yarını kucaklayan bir çekirdek, geleceğe gebe bir tohum olduğunu bilselerdi, her şeyin sende bir gizli düğüm olduğunu ve esrarın çözüldükçe, atinin karanlık günlerinin aydınlık dünyalara döneceğini, masum bakışlarına, titreyen ellerine ve etrafa gülücükler atfeden gonca misal dudaklarına baksalardı anlayacaklardı. Fakat basiret gözüyle...

Sen benim yüreğimde bir mızrabsın. Ne zaman azabım dinse seni görürüm, bir köşe başında, bir çocuk arabasında, bir avluda yahut bir pencerede veya bir beşikte...

Ve seni gördüğümde, istikbale ait bütün dertlerim gayri gönül sazımın bam telinde toplanır. Senin hayalin, senin sesin, senin bakışların, yumuk yumuk ellerin, girer gönlüme ve bir mızrab olur çalar dile getirir dertlerimi. Besteleri gizli bir terennüm seklinde bazen içime dökülür, bazen bir "Ah" şeklinde nefesimle yükselir yücelere... Bazen de bir kaç damla gözyaşıyla süzülür yanağımdan yanık bağrıma.

Seni gördüğümde zaman durur. Ve ben o vehmi, izafi çizgileri bir yumak gibi toplayıp senin ellerine tutuşturmak isterim. Ve söyle diyesim gelir adeta:

"Al yavrucuk al, biz bu ömrün, hayatın kadrini bilemedik. Onu gereği gibi kullanamadık. Onu Bad-i heva boş yere geçirdik. Şeytanın tuzaklarında bitirdik güzel ömrü. Al şu zamanı al, tut onu bırakma, hakim ol ellerinle ve yarınlar o ellerle gülşene dönsün. Aydınlık bir gelecek o yumuk ellerinden çelikten iradeyle demir gibi güçlü kollarına teslim edildiği demde, beni hatırla. Ve beni ne olur mezarımın başında bir lûtuf olarak dua ile hayır ile an, yeter... "

Mehmet Erdoğan