Sızıntı Arşivi

Aralık 1993 · s. 40 · 2 dakikalık okuma

Yağmur

Mehmet Erdoğan · ŞİİRLER

YAĞMUR

Her yer çorak. Her belde çöle dönmüş. Dağlar, ovalar bir parça yeşilliğe hasret. Gönüller kupkuru. Tıpkı susuz kalmış platolar gibi. Hafif dokunsan parmakların yanacak kadar korlaşmış, alev alev yanıyor yürekler, düşünceler, fikirler...

Bir çöl susuzluğu her yere kahir pençesini atmış. His ve duyguları aleve vermiş. Canlılık namına ne varsa kurutmuş, yok etmiş. Bir yağmura ihtiyaç var, sağnak sağnak yağacak bir yağmura... Metafizik yönden esecek bir bahar meltemine gönüller dolusu ihtiyaç var. Musa (as)’nın sihirli değneğinin dokunduğu taşlar nasıl parçalanıp su akıtıyorsa, dualarımızın buğusu göklere yükselip arşa dokunmalı. Tıpkı bir sihirli değnek gibi. Sonra yanlan göğün arasından sıcacık tatlı bir bahar yağmuru çisil çisil yağmalı yeryüzüne.

Suya hasret gönüllerin susuzluğunu gidermeli. Çatlak çatlak olmuş kuru dudakların kuruluğuna son vermeli.

Resul-i Ekrem’in gül parmaklarından akan bahar çiğleri gibi bir yağmur boşanmalı gökten yere. Bir şafak vakti... Her gönül, her ruh: “Doydum ya Resûlallah” deyinceye kadar bu metafizik iksir çağlayanlar gibi akmalı göğün yamaçlarından.

Eyyub (as)’un zahiri yaralarından daha fazla yaralı ruhumuzu tedavi edecek bir ilaç gerek bize. Bir Hızır soluğu gerek yeşillendirmek için beldelerimizi. Bir Mesih nefesi gerek ölü ruhlarımızı diriltmeye. Bu nefes öyle bir dolaşmalı ki cihanı, “yandım!” diyene su, “bittim!” diyene derman, “ölüyorum!” diyene can olmalı.

Susuzluktan bitkin ve bitab ruhlarımızla kapına geldik, Ya Rab! Bizi bu yakıcı çöl ikliminde kurutup harap etme. Kalbimizi aşk ve şevk yağmuruyla yumuşat. Verimsiz toprağa dönmüş gönüllerimizi, meleklerin metafizik parmaklarıyla kabart. Ta ki manevi tohumlar gönül tarlalarımızda yeşersin. Hayat iksiri taşıyan meyveler versin. Ve iç dünyamızı cennetasa bir bahara çevirsin...

Hasretin şarkısı bu

İsmi bahar yağmuru

Her damla bir kelime

Yer mektubu buğulu

Çölde biter mi çiçek?

O dur Hızır soluğu

Yağ kutsi bir pınardan

Âşık kalbinden duru

Yağ yağmur, yağ da yağ

Bütün yürekler kuru

Çağlayan olup da yık

İblis’e ait suru

Bu çöllere tek çare

Çare Mesih soluğu

Kâinat burçlarında

Dua rahmet oluğu

Susuz kalmışlar bildi

Bildi Hakk’a kulluğu

Sur sesleri yükselsin

Çalsın İsrafil suru

Bir diriliş başlasın

Benzerlerinden ulu

Kaosları defetsin

Göklerin yerin Nur’ u

Mehmet ERDOĞAN