Aralık 1988 · s. 431 · 2 dakikalık okuma
Volkanlar Şimşek Çaktırıyor

Kâinat, neresinden bakılırsa bakılsın her noktası gözleri kamaştıran muntazam bir sistemler zinciri, zincirin her bir halkası da, aynı mükemmellikte ve binlerce gayeye dayelik yapacak bir tarzda arz-ı endam eden birer ayettir.
İlimde kaydedilen her yeni gelişme, bu kâinat sarayının harcındaki kum taneciklerinden birisinin daha anlaşılmasına ışık tutarken, düşünen ve hakikati arayan insan onda ki akıl almaz nizam ve intizama hayran kalmakta ve ustasının maharetini daha iyi idrak etmektedir.
Dünya yaratıldığından bu yana faaliyetlerine devam eden volkanların mahiyetini az çok herkes bilir. Zaman zaman büyük tahribat ve can kayıplarına da sebep olan Arz’ın, bu nefes alma noktalarından habersiz kimse hemen hemen yoktur. Madenleri yeryüzüne taşıyan, Arz kabuğunu yenileyip sağlamlaştıran, atmosferin teşekkülünde aktif rol oynayan volkanların, bütün bunların yanısıra, atmosferde şimşeklere de sebep olduğunu acaba biliyor muyuz?

Hollanda göre: Dünyanın iyice soğumuş olduğu başlangıç devresinde atmosfer yoktur. Daha sonra iç sürtünme (tektonik hareketler) ve radyoaktif bozunmalarla ısınan yeraltında, yukarıya doğru basınç yapan gazlar, volkanizma ile dışarı atılarak atmosferi oluşturmuştur.
Bize göre imkânsızları daha “Ol” demekle mümkün hale getiren Zat, insanın kendisini anlayabilmesi için, ateş- ten suyu yaratarak canlıların emrine vermiştir. Nasıl mı? Tamamen erimiş ve kızgın haldeki maddelerden müteşekkil magma, volkanizma sırasında H2O, H2, CO2, ve H2S gazlarını da açığa çıkarır Volkanizmanın yoğun olduğu başlangıç devirlerinde ise hidrojen, amonyak ve metan gazları meydana gelirken; su buharı da yoğunlaşarak okyanusları oluşturmuştur.
Daha da enteresanı; volkanik faaliyetler neticesinde zaman zaman atmosferde miktarı artan ve fazlası hayatı tehdit eden O2veH2gazlarının böyle tehlikeli bir düzeye gelmesinin engellenmesidir. Bu, serbest oksijenin (O2) çıkan gazların oksitlenmesinde kullanılması, hidrojenin (H2) ise atmosferi terk ederek uzaya kaçmasıyla olmuştur.

Önemli olan bir diğer husus da, oksitlenmede fazla kullanılmasından dolayı nispeti azalan oksijenin, insanın rahatça yaşayabileceği bir şekilde fotosentez ile üretilmesi ve atmosfere serbest oksijen takviyesi yapılmasıdır.
Diğer yandan, jeolojik devirler boyunca canlı organizmaların, varlıklarını sürdürebilmeleri için gerekli CO2 gazının büyük bir kısmı (yılda yaklaşık 500 milyon ton) yine volkanlardan sağlanmaktadır.
Geçtiğimiz aylarda Amerika’da açıklanan bir araştırma neticesi oldukça enteresandı. Buna göre, volkanizma esnasında atmosfere yükselen milyarlarca zerrecik (partikül) burada bir toz bulutu oluşturmaktadır. Bu çıkış esnasında ise zerrecikler birbirlerine çarparak aşınmaktadır. Nasıl ki, bir ayakkabı halıya sürülünce aşınma süresine bağlı olarak açığa çıkan zerrecik sayısı da artar ve bu artma statik elektrik yükünü de artırır. Aynen öyle de volkandan çıkan kül ve tüflerin (piroklastlar) içindeki partiküller de statik elektrik meydana getirirler. Böylece, havada yeterinden fazla elektrik yükü oluştuğunda bulutlarla zemin arasında şimşekler oluşmaktadır. Bu şimşekler ise, havadaki azotu oksitleyerek bütün yaratıkların oluşturduğu vazife zincirindeki fonksiyonların eksiksiz yerine getirilmesini ve muhafaza edilmesini sağlamaktadır.
Anlatılanlar musibet olarak bilinen volkanizma hadisesinin binlerce faydasının sadece bir kaçıdır...
Ar. Gör Ömer S. Gönüllü - Jeo. Müh. Nevzat Bayhan