Haziran 1986 · s. 164 · 3 dakikalık okuma
Vahşet Kuşağında Merhamet

Science Digest’den Tahir Belenli
Timsahların,
yavrulama ve çoğalmaları mevzuunda yapılan araştırmalar, bu hayvanların hayli
enteresan bir hususiyetini ortaya çıkarmıştır. Yüce Yaradıcı, avlarına karşı çok
merhametsiz olan bu hayvanların yüreğine, yavrularına karşı öyle bir merhamet
yerleştirmiştir ki, kuluçka döneminde yuvadaki yumurtaların başında hiç bir şey
yemeksizin yaklaşık üç ay bekleyebilirler.
Eliptik ve sert kabuklu yumurtalar, ya yere kazılmış bir çukura veya çamur, toprak ve bitki yığınlarından oluşmuş yuvaya yerleştirirler. İnsan tarafından avlanmadıkça, dişiler ya çok az yiyerek veya hiç yemeksizin 90 gün boyunca sürekli yuvalarında kalırlar. Pek çok hayvan, timsah yumurtasını lezzetli bulduğundan erkek timsahlar da yuvanın yakın çevresinde nöbet tutarlar.
Derin kuma gömülü yumurtaların içindeki yavruların çıkması yaklaştığında cıvıldaşmalar başlar. Bu sesler anneyi yuvaya çeker, burnu ve ön ayakları ile yuvayı, açar, Anne, yumurtaları meydana çıkardıktan sonra anne, ağzını hafif açıp kafasını sağa sola döndürerek, yaklaşık 20 cm uzunluğunda ve 100 gr ağırlığındaki yavruları, dişleri ile tutup ağzında yanağına yakın bir yere yerleştirir. Yavruların içinden çıkamadığı yumurtaları dikkatli bir şekilde dili ve damağı arasında döndürerek kırar; yavruyu çıkarıp kabuklarını yer. Bütün yavrular yumurtadan çıktıktan sonra anne timsah, onları eğitim için seçilmiş sığ bir böl
geye taşıyıp serbest bırakır.Böylece yavrular için yetişkinlerin koruması altında geçecek aylarca süren eğitim devresi başlamış olur.
Bütün Timsahlar İnsan Yer mi?
Timsahlardan korkmamızın
en büyük sebebi insan yiyici olarak tanınmalarıdır. Kenya’da, Turnaka gölünde
araştırma yapan Alistair Graham, Afrika’da diğer hayvanların (aslanlar,
bufalolar, su aygırları, yılanlar) daha fazla sayıda insan öldürmelerine rağmen
timsahlar kadar nefretleri üzerlerine çekmediklerini belirtmektedir. Buna sebeb
olarak da diğer hayvanlar, insana yaralı
kızgın olduklarında saldırırken, timsahın insanı yemek için öldürdüğünü
gösteriyor. Gerçekte ise, hala yaşayan etobur türleri arasında sadece Nil
Timsahı (Crocodylus Hiloticus) ile nehirlerin denize döküldüğü yerlerde yaşayan
bir timsah türü olan Crocodylus porosus insana da saldırır. Bu ikisinin dışında
kalan 19 timsah türü, insan yiyici olmamalarına rağmen bunların kazandığı kötü
ünvandan diğerleri de pay almaktadırlar.
Timsahlarda Avlanma
Timsahlar, antilop, zürafa, su aygırı gibi daha büyük memelileri de umumiyetle kıyıda su içerken avlayabilirler. Timsah, kıyıda pusuya yatarak veya su kenarındaki bir hayvana kuyruğu ile çarparak da avlayabilir. Suya çektikten sonra avlanan hayvanın büyüklüğü ve dayanıklılığı kendisine pek fayda sağlamaz.
Timsah suya
daldığında,burun delikleri kulakları etsi birer kapakçıkla kapanır.Hayvan bu halde Hayvan bir saatten fazla suda kalabilir.
Çünkü avını suya çektikten sonra
timsah için yapacak tek şey onu boğuluncaya kadar su altında tutmaktır.
Avını tuttuğu için ağzı açık olacağından timsahın da avla beraber boğulma
tehlikesi vardır. Bu tehlikeyi önleyici hususi bir mekanizma timsahların
vücuduna yerleştirilmiştir.
Burun deliklerinden ağza gelen hava kanalları ikinci bir kemiksi damak vasıtası ile kapatılır ve boğazın gerisindeki boğumlar ciğerlere ve yemek borusuna suyun dolmasına mani olur.
Timsahların, yaklaşık on yılda bir yenilenen sivri dişleri av yakalamaya çok müsait yaradılmıştır. Fakat avlarını yerken bu dişlenin öğütme ve çiğneme yönünden timsaha pek faydası olmaz. Yakalanan av, küçük bir hayvansa havada silkeleyerek parçalayıp öldürdükten sonra yutar. Büyük avların yenilmesi daha zor ve uğraştırıcı bir iştir. Timsah, ölmüş veya şok halindeki hayvanın bir ucundan tutup, uzun ekseni etrafında dönüp tuttuğu parçayı kopararak avını parçalara ayırmak suretiyle yiyebilir.
Timsah Avı ve Bozulan Denge
Timsah derisi ticareti pek çok ülkede önleyici kanunlara rağmen devam etmektedir. Büyük timsahların azalması ile bu ticaret daha sonra bütün şiddetiyle, kuru mevsimde Amazon’da bolca bulunan Güney Amerika timsahlarını (Caiman crocodylus) hedef almıştır. bu timsah türü de yok olmakla karşı karşıyadır. Timsahların yok edildiği bazı bölgelerde insanlar, hiç beklemedikleri neticelerin ortaya çıktığını müşahade etmişlerdir. Balıkçılar, balık akınlarına zarar verdikleri düşüncesiyle timsahları yok ettikleri zaman, çok daha kötü olan Piranaların nehirleri istila ettiklerini görmüşlerdir.
Asırlar boyu bazı insanların kendi hem cinslerine karşı yaptıkları vahşetler o kadar büyüktür ki, timsahların vahşeti bunun yanında adeta hiç denecek kadar azdır. 0 halde, tabiattaki müthiş dengede kendi üzerine düşen vazifeyi yapan timsahlara başka bir göz ile bakmamız gerekmiyor mu?