Sızıntı Arşivi

Mart 1981 · s. 24 · 2 dakikalık okuma

Toprak Su Ve Hava

Yusuf Doğaner · Doç. Dr. · İnceleme

Bu kış mevsiminde ve bu yağmurlu günlerde Anadolu insanının “rahmet” de­diği suyu bol bol içmekte yeryüzü... Top­rak, yaz mevsimi geçip, yazın sıcağı ile kavrulduktan, susuzluğa iyice hasret hale gel­dikten ve adeta suya karşı “orucunu” tuttuktan sonra kendisine hasreti olacak şe­yin Yaratıcı tarafından verileceğini hepimiz biliyorduk.

Dünyamızın 1/3 ünü karaların oluş­turduğunu, 2/3 ünün ise sularla kaplı ol­duğunu hepimiz biliriz. Su, yerin merkezi­ne doğru ne kadar derinliğe sahipse, top­rak ta yeryüzünden semalara doğru ona benzer, tersine olarak, yükselmiştir. Su ve toprak yeryüzünde muvazene unsuru ol­maktadır. Acaba hiç düşündük mü? Niçin toprağın yoğunluğu (özgül ağırlığı) daha fazla, suyun yoğunluğu, ona göre, daha az­dır. Bu belki de yeryüzünde suyun fazla, karaların az olmasındandır ve belki de mu­vazenenin sağlanması içindir. Bu yoğun­luklar yer değiştirmiş olsa idi, dünyanın dengesi kalır mıydı?

Suyu kana kana içen, içip de muhafa­za görevini yüklenen toprakta hiç oburluk görülmüş müdür? İçine aldığı suyu binbir itina ile saklar ve susuzluk günlerinde kul­lanılmak üzere bekletir.

Çoğu yüksek dağlar suların muhafaza edildiği yerler olarak vazife yaparlar. İn­sanların kirlettiği zeminden derinliklere sü­zülerek akan sular, süzülürler ve yine pak olarak, mikroptan temizlenmiş bir şekilde insanlığa sunulurlar.

Sadece toprak mı suya hasrettir? Top­rağın içine atılan ve insanların nimetlenmesi, yiyip de O’na şükretmesi için toprağın altına düşen nice tohumlar da suya ihtiyaç duyarlar. Yağmur yağmazsa cılız başaklar ve içi boş taneler olurdu... Topraktaki su, topraktaki nebatın üzerine akıtılır.

Toprak yerine göre suya göl, yerine göre deniz ve yerine göre okyanus olur. Tonlarca suyu üzerinde taşır.

Terkibi büyük bir hassasiyetle korunan hava da su kadar ihtiyaçtır toprağa... Atmosferde ince ölçüler içinde terkip edilen hava, toprağa oksijen ve azot verir. Yeşil bitkilerin ve diğer nebatatın ve toprak al­tındaki nice canlıların hayatlarının devamı için vazife alır. Her gün soluklarımızdan dı­şarı çıkan zehirli havalar bile zehirden te­mizlenir, güneş-hava-toprak-yeşil bitki hal­kası ile.

Oksijen açlığı çeken hastalara sormalı havanın ne kadar ehemmiyetli olduğunu... Bütün insanların ihtiyacı olan oksijeni biz­lere veren Kudret, toprağın ve üzerindeki nebatat ve hayvanatın da ihtiyacı olan ha­vayı bol bol ihsan etmektedir.

Toprağın ihtiyacı sadece su ve hava mı­dır? Kimbilir daha nice şeylere muhtaçtır. Ömrü boyunca vücudunun % 60-70 i-nin su olarak kaldığı, her gün 2,5—3 litre suyun vücudundan atılıp, yerine yenisinin konduğu; hücrelerinin içinde hassas ölçü­lerle saklanıp onların canlı kalmasının sağ­lanmasına yardım eden, kanımız içindeki hücrelerin gezip yol alması ve hizmet gör­mesinde vazife alan ve burada bile hassas miktar ve basınçta bulunan su nimetini bi­ze veren, her dakika 16—20 defa atmosfer­deki oksijen ve azotun ciğerlerimize girmesine, ve karbondioksit zehirinin vücudu­muzdan dışarı atılmasına ve böylece tril­yonlarca hücrenin canlı kalmasına müsade eden O Zât’a, insan olarak, toprak kadar şükredebiliyor muyuz?