Sızıntı Arşivi

Aralık 1989 · s. 31 · 4 dakikalık okuma

Tarihte Ülser ve Diyet

Polat Has · Doç.Dr. · İnceleme

Doç. Dr. Polat Has

Mide ve onikiparmak ülserleri asrımızda sıkıntıların artmasına paralel olarak artış göstermiştir. Çünkü stres bu hastalığın ortaya çıkmasında önemli bir amildir. Stresli, kaygılılarda ülser ortaya çıkmaktadır (1) Üzüntü ağrılı dönemlerin başlamasına yolaçar (2). Yüce Rehberimiz de bu hususa temas etmiştir. İbni Mesud'dan rivayetle "çok türlü kaygılar, çok türlü hastalıklar getirir". Ebu Hureyreden rivayetle "her kimin kaygısı çok olsa o kişinin bedeni daim hasta olur" buyurmuştur (3). Ruhi faktörlerin önemi sebebiyle psikoterapi, tedavide çok ehemmiyetli bir yer teşkil eder (1). Bu hususa Peygamberimiz de temas etmiştir. Hadis analizlerine dayanarak Hasan Özönder "Peygamberimiz hastayı ümitsizlikten kurtaracak ve onu hayata Mide ülserinde ruhî faktörlerin önemi sebebiyle psikoterapi, tedavide mühimdir. Peygamberimizin hadislerinde bu hususa temas edilmiştir. O'nun tavsiyeleri hastayı ümitsizlikten kurtaracak, ona ümid aşılayan, onu hayata bağlayan tedavi çareleri ve isyandan vaz geçirecek, düşünceye, inanca ve bağlılığa sevkedecek moral yönü takviye edilecek çareler gösterilmiştir bağlayacak gerekli tedavi çarelerine başvurmaya sevkedecek, isyandan vazgeçirecek düşünceye, inanca ve bağlılığa sevketmiş, onlara her zaman moral yönüyle de destek olmuştur" demektedir (4). Peygamberimizi örnek alan Râzi ve İbni Sinâ da psikoterapiye ehemmiyet vermiştir (5, 6). Stresin yanısıra alkol ve çok sıcak yemenin de ülserde ağrılı dönemlerin başlamasına yol açtığı bilinmektedir (2). Alkol, dinimizce haram, çok sıcak yemek de mekruh sayılmıştır. Bu durum koruyucu hekimlik açısından önemlidir. Ülser tedavisinde önemli bir nokta diyet tedavisidir. Eskiden süt üzerine çok durulurdu. Günümüzde süt yine önemli bir yer işgal etmekle beraber, süt mecburiyeti kalkmıştır. Mide kanamasında ise ehemmiyetini devam ettirmektedir (7). Süt mide asiditesine müsbet tesir yapmaktadır (8). Bu hu-susta Peygamberimiz "İnek sütü içmeye devam ediniz. Çünkü ineğin sütü şifa, yağı devâdır". İbni Mesud'dan rivayetle "Allah her derde bir devâ halk etmiştir. İnek sütünden uzak kalmayın.." (9) buyurmaktadır. Ülserde diyet uygulaması ile alâkalı yeni görüşler duyulmaya başladı. Linoleik asit gibi prostaglandin sentezi ile ilgili nebati yağların mide mukoza direncini arttırdıkları gösterilmiştir (10). Zeytinyağında oleik asit ve linoleik asit olduğunu biliyoruz (11). Mide ülseriyle ilgili olarak Peygamberimizin "Deve sütü midesi bozulanlar için şifadır" (9) buyurması bu asrın gastroenteroloji bilimi açısından çok enteresandır. Zeytinyağı yönünden de "Zeytinyağı yeyin ve vücudunuza sürün" buyurmaktadır. Tıbbı Nebevî kitabı yazarı İmam-ı Zehebî ise yukarıda buyrulan hadisi aldığım eserinde "Bütün yağlar mideyi zayıflattığı halde zeytinyağında bu yan tesir yoktur" (9) demesi son derece ilginçtir. Çünkü asırlar önce söylenen bu duruma batı neşriyatında 1987 yılına ait Lancet dergisinde rastlıyoruz (10). Bu makalede posalı yiyeceklerin de mideyi koruduğu belirtiliyor. Peygamberimizin kepek ekmeği yenmesini tavsiye ettiğini de bilmekteyiz. Ülserde serbestçe yenebilecek gıdalar pirinç, bal ve muzdur (7).

Muzla ilgili Yüce Beyanda Vâkıa sûresinde (29) medh ile bahse rastlıyoruz (12). Muzun serbestçe yenmesinin yanısıra tedavide de önemli bir yere haiz olduğuna dair yayınlar görüyoruz. Farmakolog R. Best ve D. Lewis aşırı dozda aspirinle ülser oluşturdukları sıçanlara muz verdiklerinde ülserlerin ilerleyişinin durduğunu ve iyileşmelerinin kolaylaştığını gördüler. Muzun midede yeni koruyucu hücreler meydana getirdiği sanılmaktadır. Araştırmalarda muzdan antiülserojenik bir madde elde edilmiştir (13). Ülserde pirincin serbestçe yenebileceğini ifade ettik. Hz. Ali'den rivayetle Efendimizin (s.a.v) "Pirinç, içinde hastalık unsuru bulunmayan tam bir şifadır" buyurmuştur (9). Balın da serbestçe yenebileceğini söyledik. Peygamberimizin şifa üç şeydedir: Bal şerbeti bunlardan biridir'' buyurduğunu biliyoruz (12). Nitekim bal mide ülserinde serbestçe yenen gıdalar arasında mütalaa edilmekte, ağrı yapmıyacağı bildirilmektedir (7).

Özet olarak şunu belirtelim. Mide ve oniki parmak ülserinde diyet tedavisi önemlidir. Nitekim Yüce Rehberimiz de tedavide diyete önem vermiş, bunu çeşitli hastalıklarda uygulamıştır (14). Şüphesiz ülserde ilaç tedavisi de önemlidir. İbni Sina ülserde meyan kökünü tavsiye etmektedir. Bunun için meyan kökünün kaynatılıp içilmesini söylemektedir (15). Meyan kökünde ülser için faydalı olacak etkili madde glycrrhizin'dir. Meyan köküyle ülserde iyi netice alınmıştır (16).

Literatür:

1) Menteş, N.K: Klinik Gastroenteroloji. İzmir, 1975, s. 82, 83.

2) Aktan. H: Gastroenterolojiye Giriş. Yagıçoğlu matb. Ank. 1977 s: 69.

3) Sarı, N: Tıbb-ı Nebevi. Yeni Symposium 19(2); 76, 1981.

4) Özönder, H: Peygamberimizin Sağlık öğütleri. İrfan matb. İst. 1974 s. 159.

5) Ha-temi, H: Yeni Symposium 19(2) 37, 1981.

6) Yöndemli, F: ibni Sina. iç Anadolu Tıp Derg. 1(1): 43, 1987.

7) Keşfül—Hafa:Cild 1 sh. 461 Beyrut 1351.

8) Gözdaşoğlu, R: GATA bülteni, 25: 757, 1983.

9) İmam-ı Zehebi: Şifa Demetleri. Pamuk yay. İst. s. 133, 96, 56.

10) Editorial Diet and peptic ulcer. Lancet. ii: 80, 1987.

11) Baysal, A: Beslenme. H.Ü.yay. Ank. 1983 s: 37.

12) Pilavoğlu, M.K: İslamiyet ve Tıp Eskin matb. İst. 1973 s:27, 28, 82.

13) Narazan, N(ed): Sandomed. 18: 4.1988.

14) Denizkuşları, M: Peygamberimiz ve Tıp. Marifet yay. İst. 1981.S.85.

15) İbn-i Sina: al—Kanun fi't— tıbb. Roma—Panfilya. 1593.1/ 384.

16) Baytop, T: Farmakognozi, Dilek matb. İst. 1983. 2/157.