Nisan 1995 · s. 137 · 2 dakikalık okuma
Tarih Perspektifi

ABD’NİN IRKÇILIK SİCİLİ
Birleşmiş Milletler insan Hakları Komisyonu’nun ABD nüfusunun yüzde 12’sini oluşturan siyahların, ülkede hâlâ ezilen bir azınlık olduğunu açıkladığını...
İşsizlik oranı genelde yüzde 5–6 olan ABD’de siyahlar için bu oranın genel olarak 15.9’a, siyah gençler için ise yüzde 40’a kadar çıktığını...
Uyuşturucu kullananların yüzde 80’inin beyaz olmasına karşılık, uyuşturucuya bağlı suçlardan hüküm giyenlerin yüzde 28’inin siyah, yalnızca yüzde 7’sinin beyaz nüfustan oluştuğunu...
ABD’de adalet sisteminin temelini oluşturan jürilerde beyazların çoğunlukta olması sebebiyle azınlıklara aynı suç için 2–3 kat daha ağır cezalar verildiğini ve siyahların ABD Senatosunda temsil oranının yüzde 1 düzeyinde kaldığını...
ABD’ deki azınlıkların yaklaşık 1 5’ nin yılda bir kez
ırkçı saldırıya hedef olduğunu ve
Adalet
Bakanlığının kayıtlarına geçen 4755 saldırının yüzde 75’inin siyahlara karşı
ırkçı sebeplerle gerçekleştirildiğini...
BATI’NIN SÖMÜRGE KÜLTÜRÜ
1903–1906 yılları arasında Güneybatı Afrika’da iskân komiserliği yapmış olan Paul Rohrbach i-simli bir Alman’ın yazmış olduğu "Alman Koloni Politikası" kitabında, Batılı sömürgecilerin (bilhassa Fransız, İngiliz ve Hollandalılar} 1907 yılına kadar, yerli halka karşı el kesme ve yeterince kauçuk vermeyen köyleri yakıp, ahalisini kurşuna dizme cezalarını uyguladıklarını...
VAKIF MİRASIMIZDAN KİMLER İSTİFADE EDİYOR
Amerikalıla
rın, 1921
yılında Profesör Conin başkanlığında İstanbul’da içtimaî tetkikler yapmak
üzere gelen bir heyet vasıtasıyla "Osmanlı Vakıf Sistemini
öğrendiklerini...
Ve bu vakıf sistemini kendilerine adapte ederek günümüze kadar 26 bin vakıf tesis ettiklerini...
Ama ülkemizde ise (devlet vakıfları hariç) aynı dönemde sadece 2181 adet vakıf kurulduğunu...
Oysa Osmanlı belgelerinden. 1926 yılı öncesine ait Osmanlı’nın kurmuş olduğu 238 bin adet vakfın kayıtlarının bulunduğunu...
UYGAR BATI’DA SÖMÜRGECİLİK DÜŞÜNCELERİ
Schettwein isimli bir adamın 1904 yılında yayınladığı broşürde sömürgecilik hakkındaki düşüncelerini:
"Biz koloni siyaseti bakımından önemli bir noktaya
gelmiş bulunuyoruz. Bir tarafta sağlıklı bir egoizm ve bilinçli bir
kolonicilik, diğer tarafta’ bir insaniyet perverlik, manasız bir idealizm
ve akılsızca bir yufka yü
reklilik var. Herşeyden
önce Herero’ların (Güneybatı Afrika Alman sömürgesindeki yerli halkın ismi)
mülkü olmasına izin vermemelidir. Ve yalnız bu kadarla kalmayıp, içlerinde
millî hisleri uyandıran faktörleri de yok etmek gerekir. Herero’lar çalışmaya ve
hiçbir ücret almayarak sadece boğaz tokluğuna çalışmaya mecbur
edilmelidirler. Yıllar süren bir angarya onların hak ettikleri bir cezadır
ve aynı zamanda en mükemmel bir terbiye yöntemidir. Misyonerlerin vazettikleri
Hristiyanlık hisleri ve birbirini sevmek prensipleri derhal ve şiddetle
yasaklanmalıdır" diyerek ortaya koyduğunu...
Bu satırları yazan Schlettwein’in Alman Koloniler Nezareti tarafından bütçe komisyonu müşavirliğine tayin edildiğini ve fikirlerini yayınlaması için kendisine propaganda seyahatleri yaptırıldığını...
BİLİYOR MUYDUNUZ?
