Haziran 1979 · s. 15 · 1 dakikalık okuma
Taifeler'in Bayrakları

Yeryüzünün tarlasında nebatatın her bir taifesi, lisan-ı hal ve iştidad diliyle Fatır-ı Hâkim olan Allah’ü Teala’dan, istekte bulunuyorlar ki:
«Ya Rabbena! Bize kuvvet ver ki, yeryüzünün her bir tarafında taifemizin bayrağını dikmekle Rububiyeti’nin Saltanatını lisanımızla ilan edelim ve yeryüzü mescidinin her bir köşesinde sana ibadet etmek için bize tevfik ver ve arzın sergilerinin her bir tarafında senin güzel isimlerinin nakışlarını, senin bedi ve antika sanatlarını kendi dilimizle teşhir etmek için bize bir revaç ve seyahate iktidar ver,» derler.
Fatır-ı Hâkim onların manevi dualarını kabul ederek bir taifenin tohumlarına kıldan kanatçıklar verir; her tarafa uçup gidiyorlar. Taifeleri namına ilahi isimleri okutturuyorlar. (Ekser dikenli nebatat ve bir kısım şan çiçeklerin tohumları gibi.)
Ve bir kısmına da insana lazım veya hoşuna gidecek güzel et veriyor. İnsanı ona hizmetkâr edip her tarafa ekiyor.
Bazı taifelerine de, hazım olmayacak sert bir kemik üstünde hayvanlar yutacak bir et veriyor ki, hayvanlar onu çok taraflara dağıtıyorlar. Bazılara da, çengelcikleri verip her temas edene yapışıyor. Başka yerlere giderek taifesinin bayrağını dikerler, Sani-i Zülcelâl olan Allah’ü Teala’nın antika sanatını teşhir ediyorlar. Bir kısmına da, acı düğelek denilen nebatat gibi saçmalı tüfek gibi bir kuvvet verir ki, vakti geldiği zaman onun meyvesi olan hıyarcık düşer, saçmalar gibi bir kaç metre yerlere tohumcuklarını atar, eker Fatır-ı Zülcelal’in zikir ve tespihini pek çak dillerle söylettirmeye çalışırlar ve hakeza kıyas et...
Fatır-ı Hâkim ve Kadiri Âlim, mükemmel bir intizamla herşeyi güzel yaratmış; güzel teçhiz etmiş; güzel gayelere yönetmiş; güzel vazifelerle vazifelendirmiş; güzel tesbihat yaptırıyor; güzel ibadet ettiriyor.
Ey insan! İnsan isen, şu güzel işlere, tabiatı, tesadüfü, abesiyeti, dalaleti karıştırma; çirkin etme; çirkin yapma; çirkin olma...
B. N.