Aralık 1996 · s. 507 · 3 dakikalık okuma
Su Üstünde Hava Yastığı Kullanan İguana

Miğferli Basilisk” de denilen bu İguana’nın memleketi Orta ve Güney Amerika’nın tropik bölgeleridir. Bitki ve böceklerle beslenen bu enteresan tür, özellikle Costa Rica’da yoğundur. Kertenkeleler grubuna dahil olduklarından İguana kertenkeleleri de denmektedir. Erkek İguananın boyu, kuyruk uzunluğu da dahil yaklaşık 50 santimdir. Kuyruk uzun ve sivridir. Başında deriden oluşan ve horoz ibiğini andıran bir tarak vardır. Bu tarak hayvanın sırtından aşağıya, kuyruğun yarısına kadar inen Bu İguana’nın enteresan özelliği, uzun arka bacakları ve puldan saçakları olan uzun parmaklandın Arka bacalar kurbağalarınkine biraz benzer. Ayaklar perdeli olmamakla beraber genişli ayağını andırır. Ön bacaklar arkadakilere oranla küçüktür.
Orta Amerika’da “Paso-rios” (ırmak aşan), Güney Amerika’da da “İsa-Mesih” adıyla tanınıyor. Böyle adlandırılması bakımından yine bir kurbağanın sebebi ise, İguana’nın suyun yüzeyinde koşabilmesidir.
İguana su kenarlarındaki ağaç ve çalılıklarda yaşar, tehlike esnasında veya ayın peşinde iken hemen suya dalar. Suya dalmasıyla birlikte suyun dibine iner ve bir süre orada kalır. Çekip gitmesi için düşmana zaman bırakır, sonra tekrar suyun yüzeyine çıkar ve iyice izini kaybettirmek için vücudu yan dik halde, suyun yüzeyinde koşar.
Evet yanlış okumadınız, suyun yüzeyinde koşar. Toprak ve ağaç dallarında da aynı şekilde koşar. Uzun kuyruğunu hafifçe kıvırarak yukarıya doğru tutar ve uzun arka bacaklarıyla, koşan bir devekuşu gibi adımlar atar. Bu şekilde koşabilen başka kertenkele türleri de vardır. Ancak İguana’nın önemli bir farkı var: Diğer türler bu şekilde koşabilmek için önce dört ayaklarıyla koşup hız almakta, sonra arka ayakları üzerinde doğrularak koşmaya devam etmektedirler.İguana ise olduğu yerde dururken, doğrudan doğruya yarı dik duruma geçerek süratle koşmaya başlamaktadır.
SUYUN
YÜZÜNDE FÜZE GiBi
Nasıl koştuğunu anladık, ama “bu hayvan suyun yüzeyinde batmadan nasıl koşabiliyor?” diye merak ediyorsunuzdur. İguananın suyun yüzeyinde koşabilmesi çok defa, hayvanın çok hızlı gittiği için batacak zaman bulamadığı şeklinde izah edilmiştir.Böyle bir izahın mekanik kanunları iyi bilen uzmanları tatmin ettiği söylenemez. Bunun için ABD’deki Hlarward Üniversitesinden bir grup araştırmacı bu inceliği çözmek üzere videokamera yardımıyla yoğun çalışmalara girişirler.Odak noktası İguananın ayaklarıdır.Koşu esnasında hareketleri kare kare kayıt edilir ve fotoğraf haline getirilir. Fotoğraftada net olarak görüldüğü gibi, koşu anında hayvanın ayakları suyun yüzeyine o kadar hızlı değip geçiyor ki (saatte 12 kilometre), bu çok çok kısa süre zarfında su ile hayvan arasında bir hava yastığı meydana geliyor.Ayaklar bir an suya batsa bile, aradaki hava yastığının komprime, yani sıkışmış olması
sebebiyle tamamen suya batmıyor ve hemen arkasından öbür ayağını atıyor. Bu şekilde İguana, hızlanarak yoluna devam ediyor.
Araştırmacılara göre, suyun yüzeyinde hızla ilerlemesinde, hayvanın hafif vücudunun ve ayrıca uzun püsküllü parmaklarının geniş alanlı oluşunun da önemli bir rol oynadığı kabul ediliyor. Bu hareket en basitinden suda taş kaydırma işleminde taşın su yüzeyinde batmadan sekmesine benzer.
İguana suyun yüzeyinde hızla gittiğinden ayak tabanları suya tam girmez. Ne zaman yavaşlamaya başladı, o zaman dört ayak üstü düşer, suya gömülür ve yolculuğunu yüzerek tamamlar.
İGUANADAN
HOVERKRAFT’A
Bilim adamları, İguananın bu harikulade özelliğinden ilham alarak, hem suyun üzerinde hem de karada hareket edebilen hava yastıklı bir vasıta icat ettiler. Hoverkraft adı verilen bu araç zemin ile arasında meydana gelen hava basıncının taşıma etkisine dayanarak hareket eder. hoverkraftın başlıca bölümleri, hava eteğinin yanı sıra tekne, motor, kaldırma ve itme sistemleridir. Kaldırma işleminde hava, teknenin altındaki püskürtme borularına, yüksek devirli merkezkaç fanlar tarafından beslenir. İtme için uyarlanmış uçak pervanelerinden faydalanılır. Pervaneyle birlikte kendi çevrelerinde dönebilen kolonlar, tekneye ek bir manevra kabiliyeti sağlar. Asıl yön denetimi ise, aracın arkasındaki kuyruk dümeniyle gerçekleştirilir.
Son derece dayanıklı plastik malzemeden yapılma, perde görünümündeki eteğin yerini bugün, aracın alt çevresini saran kalın boru şeklindeki torba etekler almıştır. Hava, torba eteğin içeri bakan bölümündeki bir dizi delikten püskürtülür ve böylece aracın tabanı ile su arasında hava yastığı oluşturulur.
1960’ lardan bu yana hızlı hoverkraftlardan denizlerde, çöllerde ve buzlarla kaplı bölgelerde yararlanılmaktadır. Günümüzde en çok askeri alanlarda kullanılıyor. Diğer taraftan büyük ve hızlı hoverkraftlar Manş denizinin iki yakası arasındaki seferlerde hizmet veriyor. Hoverkraftlar saatte 60 knotun (deniz mili) üzerinde hız yapabilmekte, yaklaşık 420 yolcu ve 60 araç taşıyabilmektedir
.