Mayıs 1998 · s. 189 · 1 dakikalık okuma
Sizlerle Yüzyüze

Muhabbet Fedaisi. Sevginin Temsilcisi Olan Sızıntı’ya.
Tahribat kobaydır, fakat tamirat zordur... İşte siz bu zor işi mükemmel bir şekilde yerine getiriyorsunuz. İnşaallah dergimizin tirajı daha da çok olacak.
Rabbim nasip etti, Sızıntı’yla 1979’da ilk sayıda tanıştım. Orijinal birinci sayısından son sayısına kadar hepsi elimde mevcut. İnşaallah ömrümün sonuna kadar devam edeceğim, ilk sayısında 15. yaşımı yeni doldurmuş 16’dan gün alıyordum. Gençliğimin o ateşli, dağdağalı günlerinde hep yanımda oldu. Bazen içindeki yaşanmış hikâyeler kalbimi parçaladı ve beni ağlattı. Çoğu zaman ümit verdi, sevindirdi. Fakat daima geleceğe umutlu baktırdı. Ümit var olmamızı istedi, biz de ümitle ve sevgiyle dolduk.
Öyle inanıyorum ki. İstikbalde: tıpkı milattan önce milattan sonra dendiği gibi, Sızıntı’dan önce ve Sızıntı’dan sonra denilecek. Çünkü hiçbir fikir 19 yıl aynı çizgide kalamamış sapmalar göstermiştir, fakat Sızıntı bu yönüyle de farkını ortaya koymuştur. Hatta her gün daha da mükemmele doğru yo! almıştır ve inşaallah alacaktır da.
Muhterem kardeşlerim... Sizlere Sızıntı’yı anlatacak değilim. Zaten sizler hazırlayıp bizlere takdim ediyorsunuz. Benimki sadece içimdeki duygulan sizlere iletmek, teşekkürlerimi sunmak ve en Önemlisi dualarınıza ortak olabilmek...
Mehmet Üzüm / Muğla
Âb-ı Hayatım Sızıntı’ya
Sıza sıza göl olun
Çöllerde ırmak olun
Kumulların ardından
Yükselen ırmak olun
Kader arkadaşım, can yoldaşım Sızıntı’ya; iyi ki varsın ey gönül dostu...
20. yaşın mübarek ola. Çağdaşın, aydasın, dildaşın hayranın.
Sümeyye Kocaman / İzmir
Bilginin Değerini Bilen
Sızıntı’ya.
Yayın hayatına atıldığından beri birçok yeniliklere imza atan insanların ilim ve bilgi konusunda belli bir seviyeye gelmelerine vesile olan bir dergi olduğunu şu ana kadar çıkan ciltlerinin sayfaları arasında bulmak o kadar zor olmadı. Zaten görünen köy kılavuz istemez düsturuyla senin içeriğinin ilim ve irfan yuvası olduğunu anlamayan olmasa gerek. Şimdiye kadar tanışanların anladıkları muhakkaktır ama, at gözlüğüyle çevreye bakanları istisna edersek diğer bütün insanların da en yakın zamanda anlayacakları ümidindeyim.
Allah’ın selâmı ve bereketi üzerine olsun.
Ömer Akça / Kütahya