Sızıntı Arşivi

Haziran 1996 · s. 237 · 2 dakikalık okuma

Sizlerle Yüzyüze

Sızıntı · Edebiyat

Herşey her şey viraneye dönse

Asırlık baykuşlar, enkaz-ı beşerin tahtına otursa

Yaşayan cesetler caddeleri sokakları istila etse

Müsterih ol ey dost

Bak kayadan nasıl çıkar Sızıntı.

Toprağın bağrı kuraklıktan parça parça yarıldığı zaman cemreler toprağa coşarcasına sızar, toprak ise o rahmet damlalarını çeker ya, bizler de susuz maneviyat, şuur ve bilinç yoksunu nesiliz. Ve sen Sızıntı, Allah rızası doğrultusundaki çabalarınla, karanlık dünyamızın ufuklarından doğan güneş, düşmekte olan çığ altına koşarak gidenlerimizin önüne gerilen engel vazifesi görüyorsun, herşeye rağmen.

Çağın Büyük Dertlisinin “Ümitvar olunuz. Şu istikbal inkılabatı içinde en gür sada İslam’ın sadası olacaktır” sözünü her kelimeyle manen hatırlatıp, karamsarlıklarıma ümit kaynağı oluyorsun. Her sayıda birbirinden ilginç ve güzel konularla çıkıyorsun karşımıza. Özellikle başyazıların! Her zaman müthiş. Tarih perspektifi de oldukça güzel. Daha doğrusu Sızıntı her yönüyle harikulade. Allah (cc) kendisine yürüyerek gelen kuluna koşarak gelirmiş. Daha başarılı olacağına inancım sonsuzdur. Çağımızın tam anlamıyla karabasanı yaşadığı, nefes nefes soluduğu zamanımızda, mukaddes davaya talip olanlarımızın, cihada namzet gönüllerin sönmeyen umut kaynağına, çölde boy veren nadide çiçeğine (Sızıntı’ya) binlerce selam.

Havva Kalkan Çal/Denizli

Sızıntı Dergisi Çalışanları

Lise son sınıf öğrencisiyim. Ve derginizle yeni tanışan şanslı bir insanım.

Derginizi okumaya başladığım andan itibaren ruhumda müthiş sancılar başladı. Bu sancılar benim daha önceki bomboş hayatımı iman ateşiyle sardı ve yüreğim Hak diyerek ağladı.

Hidayete erdiğim an sizlere çok dualar ettim ve Sızıntı’dan Allah razı olsun dedim. Yaşım 18 ama hayatımın 17 yılı boş ve gayesiz geçmiş. Bir yıl benim karım oldu ve çok şükür gafletin hırçın uykusundan uyanmanın sevincini yudumluyorum.

Bence derginiz her insanı bağrına basan bir dergi. Her f’ıkre, her inanca saygılı olan sevgili Sızıntı benim hayatımın dönüm noktasıdır.

Eğer bir gün bana nasıl kapandığımı sorsalar ben tabii ki “Sızıntı vesile oldu” derim. Neden derlerse, t öyle bir dergi ki, içindeki konular beni ebedi aleme götürdü ve ruhum boş ve gayesiz hayatıma isyan etti” derim..Ve inanın bana şu anda arkadaşlarıma da bu dergileri veriyorum ve okuyorlar. Bu da anlatıyor ki Sızıntı her kesime birşeyler vermeye çalışan müthiş bir fikir okyanusudur. Neyse tekrar çalışmalarınızda başarılar dilerim. Allah’a emanet olunuz efendim.

Elif Karakuş/Malatya

Sevgili Sızıntı,

Derginizle bir öğretmenimin tavsiyesi ile tanıştım. Derginizle tanışalı yaklaşık üç ay kadar oldu ve ben bu kadar süre içinde derginizin bağımlısı ve adeta tiryakisi oldum diyebilirim. Aynı zamanda çok şeyler kazandım ve öğrendim. Derginizle daha önceki yıllarda tanışamamamın üzüntüsü içerisindeyim. Eğer değerli öğretmenimle karşılaşmasaydım, derginizle de karşılaşmayacaktım ve tanışamayacaktım. Şükürler olsun ki, öğretmenimle tanıştım ve derginizle de tanış- mama o vesile oldu. Yani anlayacağınız: “Bir taşla iki kuş” vurdum, şimdi çok mutluyum. Bütün gençlere de tavsiye ediyorum.

Derginizin adı Sızıntı, evet adı küçük bir su akıntısını andırıyor. Fakat insan içine bakıp, tanıdığı zaman bir ırmağın sularını taşıracak kadar bilgi olduğunu öğreniyor.

Buradan beni bu dergi ile tanıştıran değerli öğretmenime teşekkür ederim. Sizlere de yayın hayatınızda başarılar dilerim. Selam ve sevgiler...

Sezer İnce Meriç/Edirne