Sızıntı Arşivi

Nisan 1996 · s. 141 · 2 dakikalık okuma

Sizlerle Yüzyüze

Sızıntı · Edebiyat

İyilerin, doğruyu söyleyenlerin ve dürüst olanların istenmediği bir hayatın içinde olduğumu düşünüyor, hiçbir şeyin iyi ve güzel tarafını göremiyordum. Kısacası henüz lise sonda olduğum halde, kendimi hayatımın sonbaharında zannediyordum. İşte bu ruhi çöküntüyü yaşarken, ablamın ve arkadaşımın tavsiyelerine uyup derginize abone oldum; derginizi öyle övüyorlardı ki. Ben de Sızıntı’yı keşfettikten sonra oradaki güzel duygu ve düşünceleri kendime örnek aldım. Sonuçta gördüm ki, hala kaybolmayan güzellikler ve benliklerini yitirmemiş zihinler var.

Çevreme bakarken ümidim kırılmıştı. Bana ümit veren Sızıntı oldu. İnşallah derginiz umuttan yoksun olan diğer arkadaşlarıma da yardımcı olur. Derginizin daimi olmasını istiyorum.

Yeni doğacak umut güneşinin ve zafer ışıklarının Sızıntının olmasını diliyorum.

Adile Anlık/Denizli

Biricik Sızıntı;

Çok uzakta olmamız itibariyle vaktinde sana ulaşmamız mümkün olmuyor. Geç de olsa bizi ayrı buudlara taşıyan iklimine giriveriyoruz.

Zamanında sana ulaşanların, kadrini daha iyi bilmeleri ve yeni sinelere ulaştırmalarını temenni ediyor, hasret dolu binler selamlarımızı sunuyorum.

Hamza Yılmaz/Rusya

Sevgili Sızıntı;

Bir zamanlar hafif ıslaklığa bakarak, ümidimizi yitirmeyip, kazmaya devam ettiğimiz pınar yatağından zaman geldi damlalarla karşılaştık. Ve aleyküm selamla biz sizleri arıyorduk” dedik. Hele siz şöyle geçin, sizden sonrakilere bir selam verelim deyip yolumuza devam etmiştik de karşımıza bir süre sonra sızıntılar çıkıvermişti. İşte demiştik aradığımız kaynak bu, doğru kaynak üzerindeyiz, demiştik de bize gülüp geçmişlerdi hasımlarımız. Bizler bu ümit kırıcı söz ve hallere rağmen yolumuza devam ettik, şimdilerde karşımıza bir mübarek çağlayan, bir kutsal Nil çıkıverdi. Bu mübarek çağlayandan ve bu kutsal Nil’de herkesin kana kana içmesini arzu ediyor, her biri inciler değerinde olan sızıntıdan, kalbimizin yıllarca susuzluktan çatlamış yarıklarını ondan sızan bulunana dolduruyor, belki de, ardından baş ve orta sayfalarıyla iki damla o yarıklardan gözlerimize yaşlar indiriyoruz.

Bu hissiyat içerisinde dualarımızın sizlerle olduğunu bildirir, çalışmalarınızda başarılar dilerim.

Ihsan Göğebakan/Denizli

Sevgili Sızıntı.

Senin ismini ilk kez, ortaokul ikinci sınıfta, bir arkadaşımın not defterinin üzerinde, daha sonra ilk sayının kapağı olduğunu öğrendiğim mahzun çocuk, damlayan gözyaşları ve şairin ızdırabını dile getiren:

“Merhametin yok diyelim nefsine,

Merhamet etmez misin evladına” dizeleriyle birlikte görmüştüm.

Ancak seninle lise birinci sınıfta tanışabildim ve şereflendim. Aydınlığınız ve erişilmez tevazuunuz sizi bize rehber etmişti. Seninle gençliğin en kritik döneminde tanıştım ve Allah (cc) seni rehber ederek beni bataklıktan kurtardı. Ve benim gibi nicelerinin kurtuluşuna sebep oldun. Sen sadece bir dergi değilsin, öteleri haber veren bir haberci, bizi ikaz eden bir dost ve nasihat eden bir babasın. İnsanlığın kurtuluşu için verdiğin gayreti sevinçle seyrediyor, sana olan ihtiyacımı bir kere daha anlıyorum. Baş ve orta yazılarını başka bir hasretle okuyor, Allah (cc)’dan başarılarınızın devamını diliyor ve dileniyorum.

Muhammed M. Ay/Manisa