Aralık 1995 · s. 523 · 2 dakikalık okuma
Sizlerle Yüzyüze

Sevgili Sızıntı
Hazırlamış olduğunuz derginizle birkaç gün evvel bir tevafukla tanıştım. Tanışır tanışmaz da, her okurunuz gibi, derginizin derinliklerinde doyumsuz bir haz ve saadet buldum.
Gerçeklerin, belki de birileri tarafından gizlendiği ve gün ışığına çıkarılmaması için de en sarp ve en münzevi yerlere gizlendiği günümüz dünyasında böylesine feyiz dolu hakikatlerle, bilgilerle ortaya çıkıp, en ideal olan bir dünya görüşünün misyonerliğini yaptığınız için sizi can-ı gönülden tebrik eder ve Cenab-ı Allah’tan muvaffakiyetlerinizin devamını dilerim.
Saygı ve hürmetlerimle.
Recep Tokmak/Samsun
Karanlığı Aydınlatan Işığa Merhaba
Bundan tam 11 ay önce sizin çok değerli Sızıntı derginize abone olundum. Abone olundum; çünkü beni sizin derginize bir arkadaşım veya tanıdığım birisi abone yapmış. Fakat halen daha kim olduğunu bilmiyorum. Baştan derginizi hiç okumuyordum. Ana başlıklarına bakıp bir kenara atıyordum. Sonradan “madem beni abone yapmışlar okuyayım, kimse okumaktan zarar görmemiştir” dedim. Böylece okumaya başladım. Gerçekten olağanüstü, şimdiye kadar okumadığım için çok üzüldüm.
Şu mesajı da söylemeden edemeyeceğim. Beni bu dergiye abone yapan arkadaşım, kimliğini açıkla da size en azından bir teşekkür edeyim. Beni duyarsanız çok memnun olurum.
Sızıntı’ya sonsuz teşekkürler.
Asiye Kara/Sakarya
Muhterem Sızıntı Dergisi Çalışanları
Bilinen bir gerçeği tekrar etmenin, bilinmiyormuşçasına dil dökmenin lüzumunu pek hissetmiyorum, şöyle ki: Sızıntı, bir dergi olarak seksenlerin Türkiye’sine adımını atıp, bugün doksan beşti yıllarda bu uzun seferine devam ediyorsa ve her geçen zaman diliminde okuyucusuna okuyucu, mükemmelliğine mükemmellik katıyorsa, velhasıl koskocaman Türkiye onu tanımışken sevdalıları tarafından Avrupa’da, Amerika’da, Afrika’da ve Orta Asya’da adını duyuruyorsa-, Sızıntı’nın ilim şelalesini anlatmanın lüzumu yoktur sanırım.
Ben ne bahtiyar bir insanım ki, yirmi bir yaşımın şu ilk günlerinde onun gibi bir ummana belki geçte sayılsa kavuşmuş bulunmaktayım. Yılların demir taraklar misali tarumar ettiği ruh yapımdaki kurak iklimleri bütün engellemelere rağmen Ummanlaştıran can yoldaşım, dert ortağım Sızıntı’ya sonsuz selam olsun.
Muhsin Yanık/Aşkabat-Türkmenistan
Değerli Sızıntı Mensupları
Derginizi daha önce okumamanın üzüntüsü içerisindeyim. Sızıntı dergisini daima alırdık ama evdeki kütüphanenin bir köşesinde sanki bir süs gibi el değmemiş şekilde dururdu. Keşfedilmeyi ve bizleri aydınlatmayı bekleyen bu dergiler bir gün gözüme ilişti ve elime aidim. Derginizi öylesine çok sevdim ve beğendim ki, artık elimden düşürmez oldum ve bir nevi gerçekleri tanımada Sızıntı’yı yol gösterici olarak benimsedim.
Bizim gibi yeni yetişen gençliği aydınlatmada rehber olan böylesine faydalı bir dergiyi önceden tanımadığım için çok üzgünüm.
Bu eserle milletimize ve insanlığa faydalı olmaya çalışan Sızıntı dergisinin tüm çalışanlarına teşekkür ediyorum.
İhlas ve hizmet Sızıntı’dan
Okumak ve aydınlanmak bizlerden
Hidayet ve tevfik ise Allah’tan.
Keziban Kaya/Kırıkkale