Sızıntı Arşivi

Aralık 1995 · s. 522 · 5 dakikalık okuma

His Ve Düşünce Ufku

Mehmet Erdoğan · Edebiyat

ANNEME MEKTUP

Canımdan binlerce defa daha çok sevdiğim Anne! Yüreğim bugün, yine susmadı; bağırdı, feryat etti, seni sordu Anne... Özlemin yaktı beni Anne! Gözlerim gözlerini saçlarım şefkatli ellerini arıyor. Yanaklarıma süzülen damlalar yanan yüreğime bir hançer gibi saplanıyor. Dayanamıyorum, Anne. Otururken, kalkarken yatarken, uyurken, sen varsın. Yanımdasın, ‘kolla­nma gel!’ diyorsun. Koşmak, bağırmak geliyor içimden, mey­dan okumak istiyorum dünyaya o anda. Ama hayallerim elim­de soluyor bir gül misali boynu bükükçe Anne!.

Bir ara akşam olur, gözlerimle dalarım uzaklara Anne!.. Yüreğimden çıkan sevgi güvercini piyano tuşlarında dolaşır gibi süzülür hayal âleminde. Sonra gözden kaybolur, birden “cız” diye bir ses yükselir yüreğimin derinliğinden, O anda an­larım ki, sevgi güvercini seninle hasbıhalde. Mutlu olur, etrafa gül tebessümleri dağıtırım. Rabbime şükrederim. “Rabbim! Sana milyonlarca defa şükürler olsun.” Yollar yıllarla birlikte uzansa da, dağlar kenetlenip geçit vermese de, çimenin yeşili, denizin mavisi, gökyüzünün beyazı ayrılık türküsü okusa da biz yine bulutlar üzerinde kavuşuruz seninle Anne. Gön­lümüzde Allah sevgisi, dilimizde Allah kelamı, secde ederiz, gö­zümüzde yaşlarla Yüce Rabbimize.

O anda gözlerim yumulur, dalarım uykuya. Ruhum gü­lümserken “elveda” der bedenime. Seninle buluşuruz Anne, hep bulutlar üstünde...

Süeda Bedir/Kırıkkale

Ne kadar işlense de bitmeyen bir kaynak, tükenmez memba... Anne konusu üzerinde nice şiirler, makaleler, romanlar, hikâyeler yazıldı. Hâlâ da yazılmakta. Bu iklimde duygular püfür püfür ve düşünceler meltem soluklamakta... Anne ne ulvî varlık, ne zirve şahsiyet ki, insan ne olursa olsun, hangi makam ve seviyede bulunursa bulunsun sadece ve sadece onun ayağının tozuna yüzünü sürme makamındadır. Siz bu duyguyu bütün benliğinizde hisseden bahtiyarlardansınız. Bu gü­zide konuyu kaleme almışsınız ek olarak. Ne güzel.

Cümleleriniz bazı yerlerde realizm çizgisinde seyrederken, bazı yerlerde ro­mantizmin buğulu iklimine giriveriyor. Böylece monotonluk havasını kırmış, yazıyı ferahlatıcı bir atmosfere çekmişsiniz. Sizden daha doyurucu ve muhtevası zengin makaleler bekliyoruz.

BAZI ANILAR

Muhatabım zanneder ki beni anlar,

Hiç olmadı beni anladığı anlar,

Bense Ömür boyu aradım, bir halden anlar,

Meğer dolaşırmış damarlarda hep su-i zanlar.

Hikmet Şengül/Çanakkale

Şiiriniz “anlamak” kelimesinde odaklanmış tatlı bir söyleyiş... Fakat ümitsizlik yüklü. Ye’se dü­şüren mısralardan ziyade ümide ve şevke kanatlandıranlara çok ihtiyacımız var. Hele aşktan, vecdden mahrum sinelerimize vaziyet ettiği, hissizlik ve duygusuzluğun gemi azıya aldığı böyle bir devirde... Ümit solu dostum. Aşk solukla. Vecd üfle sinelere... Devrin şiir ve nesirde tek ilacı bu... Sizden daha güzide, sadre şifa, yaralara merhem şiirler bekliyoruz. Selam ve sevgiler.

HAYAL

Tozpembe bir hayal kur,

İçinde rengârenk baharlar olsun,

Pembe, beyaz, al güllerle donansın,

Dipsiz bucaksız bir deniz olsun içinde,

Dalgalar kumlarla raksetsin,

Geceleri ay ışığı erisin serin sularında,

Masmavi bir gök olsun başımızda,

Çökmesin kara bulutlar üzerimize.

Kuşlar beraberinde özgürlüğü taşısın,

Bütün kalplere,

İçinde mutlaka bir orman olsun,

Yakmasınlar, yıkmasınlar onu,

İncitmesinler tek dalını,

Açan her küçük tomurcuk,

Sevgi çiçeklerine dönüşsün,

Ya insanlar?

Evet onlar da olmalılar,

Ama insan olduklarının farkına-varmalılar.

Sevilay Bayrak/İstanbul

Şiiriniz ekolojik dengeyi tema olarak ele almış güzel bir söyleyiş... Özlenen dünyayı mısra mısra örmüşsünüz hayal tellerinizle... Herkesin hasretle beklediği temiz, tertemiz, pırıl pırıl bir dünya artık nostaljik bir tema gibi bizi ferahlatıyor. Sözü bile ruhumuza bir inşirah salıyor. Tatlı su berraklığında şiirlerinizin devam etmesini diler, sevgi ve selamlar sunarım.

İLHAM PERİLERİ

Yerimde ve sesiz,

Gözüm bulanık olmalı,

Kafam dalgalı,

Bir ışık sızmalı,

Güneş almayan mağaranın,

Bir köşesinden,

Aydınlanmak yüzüm,

Durulmalı düşüncem,

Taşmak sevgi kabım,

Yüzümden okunmalı,

Mutluluk şarkısının sözleri ilham

perileri geldiğinde...

Hüseyin Top

Gereklilik kipinde güzide bir dantelâ gibi Ör­müşsünüz şiirinizi. Kısa fakat içli bir söyleyiş. Te­mennimiz sanki bütün insanlığın arzu ve dile ge­tirme yönüyle âlemşümul... Yalnız “güneş olma­yan mağara”dan başka orijinal bir deyim yok. Farklı terkipler ve değişik deyim ve söyleyişler şiiri kalıcı kılan çile ve ızdırap izleridir. Sanki her biri şiir için dökülmüş ter katreleri gibi tebessüm eder mısralarda. Düşünce gözyaşı dökmeden, gönül azap çarmıhına gerilmeden, vicdan hafakan ma­ğaralarında ezilmeden, ruh farklı olmak havanında dövülmeden gerçek şiirin ufkuna ermek oldukça zor dostum. Sizden tavsiyeler ışığında ele alınmış daha görkemli şiirler bekliyoruz. Selam ve sevgiler.

SENİ DÜŞÜNMEK İSTİYORUM

Güneş ışıklarının yaprakları yarıp da geçtiği,

Yeşilin bin bir tonlarıyla çevreye huzur

saçtığı,

Her tarafta lalelerin, mor menekşelerin

açtığı,

Gülün koktuğu bir yerde, seni düşünmek

istiyorum.

Unutamam seni, sen her yerde her zaman

aklımdasın.

Dünyayı görmemiş tomurcukta, yeşermiş

yapraktasın.

Erdal Karadağ/Sivas

Bir aşk ve iştiyak şiiri... Serbest tarzda ya­zılmış. Tefekkür arzusuyla yanıp tutuşan bir şairin sesi bu. “Gülün koktuğu bir yer”, “Dünyayı görmemiş tomurcuk” yeni orijinal söyleyişleriniz. Keş­ke bu tarz terkipleriniz daha fazla olsaydı. Şiiriniz o zaman yekpare orijinallik ufkuna erecekti... Siz­den sıradan söyleyişlerden uzak kelime seçimi ve terkip kurma hususunda orijinali yakalayıcı hamle izleri taşıyan şiirler bekliyoruz. Selam ve sevgiler.

ŞUBAT AKŞAMI

Bir şubat akşamı,

Havada bulut ve nem,

Sağanaklar beni buluyor.

Nedendir bilmem,

İçimde kopan fırtına,

Gökyüzündekine denk,

Damla damla yaş gözlerimde,

Yürüyorum yolun sonuna dek,

Yüreğimde ızdırap,

Beynimde fırtınalar,

Damlalar dövüyorken bile,

Çelikten minemi,

Söndürmeye gücü yetmiyor,

Parlayan alevleri.

Vedat Korkmaz

Şiiriniz hüzünlü bir yüreğin mısralarıyla Örülmüş. Fakat yeis damlatan parlayan ümit alevlerini söndürmeye yetmiyor bu yürekte.

“Çelikten mine” tabiri yeni ve orijinal. Keşke her mısrada bu ve buna benzer orijinali te taşıyan kelime ve terkipler olsaydı. Sizden üzerinde uzun müddet çalışılmış şiirler bekliyoruz. Selam ve sev­giler.

DOĞUM GÜNÜM

Bugün benim doğum günüm.

Benimle birlikte,

Yüreğimdeki acı da büyüyor gün geçtikçe,

Gün gelir gülersin diyor gönlüm.

Ben böyle avunuyorum kendimce.

Fotoğrafları karıştırıyordum geçti elime,

Ne kadar mahzun neşe dolu bir kız,

Şimdi ise ondan eser kalmamış.

Bugün benim doğum günüm.

Aynı zamanda öldüğüm gün bugün,

İşte güneş doğuyor ve ben, Ölüyorum sessizce...

Ferah Opan/Ankara

Yeis yüklü mısralar. Söyleyiş akıcı berrak fakat muhteva sisli ve dumanlı... Genç yaşta nedir bu ümitsizlik ve bezginlik hayattan?.. Nedir bu doğum gününde ölüm çığlığı atmak? Aşk, heye­can, sevgi ve ümit temalı güzide şiirler bekliyoruz sizden. Selamlar, sevgiler.

Bize yazı ve şiir çalışmalarını gönderme zahmetinde bulunan; fakat sayfa sayımızın sınırlı olması sebebiyle yayınlayamadığımız, aşağıda isimleri yazılı okuyucularımıza “Sızıntı”ya olan sevgilerinden dolayı teşekkür ediyoruz.