Sızıntı Arşivi

Haziran 1995 · s. 237 · 2 dakikalık okuma

Sizlerle Yüzyüze

Sızıntı · Edebiyat

Sızıntı Dergisi Yazı İşleri Müdürlüğüne

Ben, Doğu Türkistan Uygur Türklerindenim, 1987 yılından beri, Almanya’nın Münih şehrinde yaşamaktayım. Son sayınızı okudum ve çok beğendim. Bu tip yayınların daha da artmasının faydalı olacağı kanaatindeyim. Bu yüzden derginize abone olmaya karar verdim. Bu düşüncemi çevremdeki diğer Türk kardeşlerime açtığımda, hemen her sayı­nızın aynı derecede güzel olduğunu, özellikle de ilk üç sayınızın son derece enteresan olduğunu, mutlaka okumam gerektiği tavsiyesinde bulunuldu.

Meraklı bir okuyucunuz olarak, derginizin aynı şekilde güzel, faydalı ve eğitici yayınlarının devamını ve okuyucu kitlesinin daha da artmasını temenni ediyorum.

Saygılarımla

Abdülcelil/Münih

Sayın Sızıntı Dergisi Yetkilileri

Uzun zamandır derginizi okuyorum. Bana “çağdaş” dedikleri günlerde de okuyor­dum “çağdışı” dedikleri şu günlerde de okumaya devam ediyorum.

Bazı insanlar bilgi sahibi olmakla bilme noktasında olmak arasındaki farkı, sanırım açılmaz mühürleri nedeniyle göremiyorlar, duyamıyorlar ve bilemiyorlar... Çok şükür, ben sizin kıymetinizi bilenlerden olmaya çalışıyorum.

Sizi tebrik etmek haddime düşmese de değerli çabalarınız için çok teşekkür ediyo­rum.

Semra Özkütük/Eskişehir

Kutup Yıldızım Sızıntı’ya

Bundan kısa bir zaman önce çok sevdiğim bir arkadaşım bana. Sızıntı dergisini he­diye etmişti. Böylece ilk kez Sızıntı’ya sahip oluyordum.

“Madem arkadaşım hediye etti, okumam gerekir” diye düşünerek ilk kez okuma­ya karar verdim. Oysa daha önce Sızıntı hakkında birçok önyargılı şeyler duymuştum, bazıları da kafamda yer etmişti diyebilirim. Lâkin ne zaman Sızıntı’yı elime aldım ve ilk sayfasından okumaya başladım, kendimi bambaşka bir atmosferde hissetmeye başla­dım. Âdeta kendimle başbaşa kaldım. Okumaya başladığım andan itibaren de şimdiye kadar neleri kaybettiğimi yavaş yavaş anlamaya başladım.

Okudum; her satır sanki benim için yazılmıştı, bana hitap ediyordu. Böylesini daha önce hiç ama hiç hissetmemiştim. Bazen içimden ağlamak, bazen de tebessüm etmek geliyordu. Çünkü Sızıntı’nın sevgisi kalbime de sızabilmişti. Nasıl ki, insan çölden kurtul­mak için “Kutup Yıldızını arıyorsa, Sızıntı da benim için aynı görevi üstlenmişti. Sızın­tı’ya benim çölden kurtulmama vesile olduğu için teşekkür ediyor, sizlerin ekip olarak başarılarınızın devamını diliyorum.

Allah’a emanet olun.

Fethi Nas/İzmir

Çok muhterem Sızıntı yetkilileri, sizler hazırladığınız bu dergiyle, çölde susamışlara su, yaralı gönüllere derman veriyorsunuz. Allah’ın izniyle 95 yılında da Sızıntı her za­manki önderliğini yapacak, yolda kalmışları, hizmet bekleyenleri vuslatına kavuştura­caktır. Sızıntı’nın her sayısında daha da mükemmel I eşmesin i takdir ediyor, duanızı bekliyorum...

Mustafa Başak/Trabzon