Ekim 1990 · s. 426 · 5 dakikalık okuma
Sizden Gelenler
GERÇEKLEŞEN HÜLYALAR
Seninle dolaştım o eski bahçeleri,
Bir devir şen ve şakrak yaşanan yerleri
Rüya değil, mahza hakikatti görünen
Nal ve kısrak sesleri gelen tepelerden.
Bulutlar gibi yığın yığın, küme küme
Ufku saran, drahşan çehreli gencime,
Kışda gelmiş bahar müjdeleyen Allâme...
Cennetti görünen, yere inmiş göklerden.
Bu yol ki, az ötede parıldayan gümüşden
llhâmlanır mefkuresi, şanlı geçmişden
Hayâller, düşler, mesajlar öze dönüşden
Hakikatti görünen karşı tepelerden.
Gençlik çağındanberi hülyâmdaki gerçek
Bugün karşında artık, dimdik ve gözüpek
Ebede kucak açmış, ölümsüzlüğe dek
Bir nesildin huzurunda, dünden-bugünden
Mehmet NAM/ÎST.
Şiirinizin hem estetik, hem de semantik açıdan çok güzel olduğunu söyleyebiliriz. Duygu ve düşüncelerinizi anlatacak kelimeleri çok iyi seçmişsiniz. Ahengi sağlamayı başarabilmişsiniz. Şiiri şiir yapan sesi yakalamanın rahatlığı ve güzelliği var manzumenizde. Yalnız son dörtlüğünüz diğer dörtlükler kadar başarılı değil. Sanki sanat gücünüz son dörtlüğe gelince bitmiş. Onu zoraki yazmışsınız. Şiire devam edin diyor, çalışmalarınızda başarılar diliyor, yeni şiirlerinizi bekliyor, Sızıntı’dan kucak dolusu selâmlar, sevgiler sunuyoruz.
AŞK
Bir yol ki, dönümsüzdür,
Bir sır ki, çözümsüzdür,
Yaşanmadan bilinmez,
Bilenler ölümsüzdür.
D.DELİCAN/İZMİR
Bize göndermiş olduğunuz şiirlerinizi inceledik. Şiir konusunda daha başlangıçta olduğunuz anlaşılıyor. Sizden çok çalışmanızı; Türk şiirini, ustalarını çok iyi okumanızı, incelemenizi istiyoruz. Bilhassa aheng konusu üzerinde ısrarla durun. Aheng konusunda başarılı olmadan, şiirde başarılı olmak imkânsızdır. Duygu ve düşüncelerinizi ahenkli ve yeni, orijinal bir şekilde ifade edecek mısralar kurmaya çalışın. Okuyanda bilmece intibahını veren mısralardan kaçının. Çalışmalarınızda başarılar diliyor, Sızıntı’dan kucak dolusu selâmlar, sevgiler sunuyoruz.
ARIYORUM...
O iklimi arıyorum;
Orada kutsiler yaşarmış,
Atmosferinin her zerresinde;
Öteler kokarmış...
Bir iz diye,
Soruyorum herkese.
Fakat bulamıyorum,
Yine de arıyorum o iklimi...
Sevgi eken, sevgi biçen,
Kin, nefret yetişmeyen,
Muhabbetin kol gezdiği
O iklimi arıyorum...
Ah.! Çok yoruldum,
Ama mutlaka bulmalıyım,
Tâ ki, sonsuzluğa ereyim...
Burhan Yılmaz / BALIKESİR
Şiirinizin, ilk denemelerinizden biri olduğu anlaşılıyor. Fakat başlangıç olarak iyi diyebiliriz. Ayrıca şiirinizden ümitli olduğumuzu söylememiz gerek. Şiirinizin yedinci mısraını tamamen değiştirdik. Bunun sebepleri üzerinde düşünün. “Tekme” “çifte” şiirde ne arıyor? Unutmayın ki o tür kelimelerle şiir yazılmaz. Edebiyat, şiir, güzel yazma sanatıdır. Çalışmalarınızda başarılar diliyor, Sızıntı’dan kucak dolusu selâmlar, sevgiler sunuyoruz.
“GECENİN ARKASINDAN”
Karanlıklar kaçıyor
Arş müjdeler saçıyor
Ruh bir ümit arıyor
Bir anlayış, bir duyuş.
Hayat, insan ve nizam
Olmuş garip bir dram
Kabuk bağlıyor yaram
Bir çâre, bir kurtuluş.
Gecenin arkasından
Ümitlerin sonundan
Dehşetli yarınlardan
Bir aydınlık, bir ışık.
M. Şah İrinal / BATMAN
Şiiriniz ümit verici. Herhalde Necip Fazıl’ı çok okuyorsunuz. Mısralarınız, kelimeleriniz, kafiyeleriniz onun esintileriyle dolu. Şâir hiç kimseye benzemeyen, sadece kendine benzeyen insandır. Orjinalite şiirde çok önemlidir. Ayrıca şunu da söyliyelim ki, yarınlar dehşetli değil, aydınlık, pırıl pırıl ışıklarla doludur. Ümitsiz olmak için hiçbir sebep yok, aksine ümitli olmak için birçok sebep var. Sızıntı’ dan kucak dolusu selâmlar, sevgiler.
GELECEK
Gözlerim ufuklarda bekliyorum,
Bizlere bugün bir Yar gelecek,
Perde-i gayb açılır duyulur ses;
Güzel soluklu bir er gelecek.
Sineler dertli, kalpler mahzun,
Yükümüz ağır, yollar çok uzun,
Ne ehemmiyeti var karın-buzun,
Bir an dur olmak âr gelecek
Alem kulak kesilsin, duysun dinlesin.
Kem talihliler bugünden inlesin,
Dört duvar zindanın kulağı çınlasın,
Bütün bir kâinata güzellik gelecek.
Muaz Özbek Ozanoğlu / MALATYA
Birinci ve ikinci dörtlüklerinizin, ilk iki mısralarının başarılı olduğunu söyliyebiliriz. Yalnız üçüncü dörtlüğünüz bir hayli zayıf. Bu son dörtlük birden basitleşivermiş. Unutmayın ki, şiir, alelade sözlerden basit sözlerden çok farklıdır. Onun kendine has bir tarafı, kendine has bir güzelliği vardır. Birinci dörtlüğünüzün ve üçüncü dörtlüğünüzün son mısralarında küçük değişiklikler yaptık. Bu değişiklikler üzerinde düşünün. Çalışmalarınızda başarılar diliyor, Sızıntı’dan kucak dolusu selâmlar, sevgiler sunuyoruz.
UYANACAĞIM
Uyuyorum, Altay dağlarının eteklerinde,
Uyuyorum, Hicaz’ın kızgın çöllerinde,
Uyuyorum, yeşil Hint ovalarında,
Uyuyorum, Afrika’nın kurumuş topraklarında,
Uyuyorum, Ağlayan Tuna’nın boylarında,
Uyuyorum, vefakâr Anadolu’nun bağrında.
Uyuyorum, ama birgün mutlaka uyanacağım
Ağlayan gözlere derman.
Kurumuş pınarlara çağlayan olarak,
Birgün mutlaka uyanacağım.
Yeniden at koşturacağım,
Altay dağlarının eteklerinden
Tuna’ya kadar...
Refik Sarıoğlu / İZMİR
Şiirinizin burada yayımladığımız ilk bölümünün başarılı olduğunu söyliyebiliriz. Yalnız son bölümü bize pek başarılı gelmedi. Bu yüzden yayımlamadık. Burada yayımladığımız şiirin son kısmında küçük bir değişiklik yaptık. Herhalde sebebini anlamışsınızdır. Şiir kabiliyetiniz olduğu, çalışırsanız çok güzel şiirler yazabileceğiniz, kanaatindeyiz. Sızıntı’dan kucak dolusu selâmlar, sevgiler.
HEP SENİ...!
Yıldızların göz kırpışında
Kuşların kanat çırpışında
Kudsilerin gözyaşında
Hep SENİ buldum Allah’ım...
Mahzun gönüllerin hariminde
Gecenin tel tel zülüflerinde
Sümbülünde, leylağında ve nilüferinde.
Hep SENİ gördüm Allah’ım...
Yalnızlığın derin hicranında
Kudsilerin manalı bakışlarında
Ve... ümidim olan şafaklarında
Hep SENİ taddım Allah’ım...
Uğradığım zamanları gadre
Bulunduğumuz yer olsa da dere
İnanç, ümid, irfan ve irade ile
Hep SENİ solukladım Allah’ım...
Ni’metlerinin binbir çehresinde
Baharın lime lime güzelliğinde,
Ve... Engin denizlerin derinliğinde
Hep SANA doydum Allah’ım....
M.Salâhattin Kaya/ANKARA
Şiiriniz çok güzel, çok başarılı. Mükemmel mısralarınız var. Meselâ birinci dörtlüğün ve ikinci dörtlüğün ikinci mısraları gibi. Genel olarak bize gönderilen şiirlerin çok üzerinde bu şiiriniz. Sizi kutluyor, başarılarınızın devamını diliyoruz. Yalnız bazı ufak-tefek kusurlarınızı da var. Meselâ dördüncü dörtlüğün ikinci mısraında “dere” kelimesi ne arıyor? Gadre kelimesiyle dere kelimesinin birbirine kafiye yapılması kulağı tırmalıyor. Oraya başka bir kelime bulmalıydınız. Unutmayın ki, şâir kelimeleri kuyumcu titizliği ile seçen insandır. Yeni şiirlerinizi bekliyor, Sızıntı’dan kucak dolusu selâmlar, sevgiler sunuyoruz.
MANZARA
Hiç girdiniz mi, şu manzaraya?
“Sultan Ahmet’in” üstünde güneş sizden nur çalıyor
Karanlık sis’in peşinde
Geceler dahi gündüze yıldızları satıyor.
Hiç girdiniz mi şu manzaraya?
Dalga sesi, ezan sesi, bulut sesi içice...
Soğuk teninizde O’na yol açmış,
... ve siz, her şeyinizle O’nun için secdede...
Rebii Burak
Şiire yeni başladığınızı söyliyebiliriz. Yer yer çok tatlı, çok güzel, yer yer tutuk mısralar, aradığınız kelimeleri tam bulamamanın verdiği sıkıntılarla dolu şiiriniz. Ama çok yeni, orjinal diyebileceğimiz mısralarınız da var. Meselâ ikinci mısranızın çok başarılı, hatta harikulade olduğunu söyliyebiliriz