Sızıntı Arşivi

Ekim 1989 · s. 36 · 4 dakikalık okuma

Sizden Gelenler

Sızıntı · Edebiyat

ek89

Ali Tokul/ZONGULDAK

Şiriniz ve isminiz beni, yıllar Öncesine, sizin minnacık olduğunuz o çocukluk günlerinize, güzel memleketinize ve o güzel diyarın güzel insanlarına götürdü. O güzel günleri hayalen tekrar yaşadım; o güzel dostları bir bir hatırladım. Zaten tam olarak hiç bir zaman unutmadım, unutamadım ki... Onlar "zamanı zorlayan isimsiz kahramanlara" kucak açtılar, nice güller yetiştirip, gül yetiştiren kimselerden oldular. Onlar ve onlar gibilerin bağrında"çınar sürgün verdi". Onlar, "hak erlerine duâ eden", omuz veren "garipler" oldular. Bütün bunları bana hatırlatan şiir ve şâir için ne diyebilirim ki... "Hasret çağının" ümit tomurcuğu olan genç şâir, senden şiir tekniği açısından biraz daha işlenmiş yeni inanç parıltıları bekliyorum. Size ve vefasız dostlara kucak dolusu selâmlar.

ZAMANI ZORLAYANLAR

İsimsiz kahramanlar kuruldu kavşaklara

Zamanın gırtlağına vuruldu boyunduruk

Gül kokusu atmosfer gelecek kuşaklara

Buldu havârisini "Sahipsiz Boyunduruk".

Sürgün veren çınarda ümidin sevinç raksı

Karanlığın kökünde inancın şuaları

Ruhda, suda, toprakta hasret çağının aksi

Hak erlerine zırh, gariplerin duâları...

Medeniyet kervanı, son kertede tekerlek

Ferhatlar'ın kazması kertenin göbeğinde

İnsanlardan ürküp de savuştu denen ahenk

İhtiyar dünyamızın şimdi gözbebeğinde...

ACARTÜRK

Şiirinizde yıllar yılı bu milletin alevli bir kor gibi yüreğinde duyduğu bir hasreti akıcı bir üslupla dile getirmişsiniz. "Süvarim—atım" tabiri hitap için pek iyi düşmediğinden onu "Şanlı Süvarim" diye değiştirdik. Bu fetih ruhunu taşıdığınız İçin sizi ayrıca tebrik etmek gerekir. O beklenen yiğit, şanlı süvari ufkumuzda görünmüş ve bakışları, zırhı, kılıcının ışıltısı göz ve gönüllerimizi büyülemiştir. O kalblerin Fatihi, gönül sarayımızın yegane sultanıdır. Hece denemelerinin yanında, serbest şiir tarzında da kendinizi denemenizi ve klasik konulardan ziyade orjinal ve ele alınmamış konuları işlemenizi tavsiye ederiz. Yeni şiirlerinizi bekliyoruz. Selâmlar, sevgiler.

ŞANLI SÜVARİM

Yetmez mi beklemek bunca zamandır,

Hadi ne olur davran şanlı süvarim,

Gün doğuyor artık vakit tamamdır,

Göster eski gücünü şanlı süvarim.

Ortalığı baykuş sesleri aldı,

Lokmalar gırtlakta düğümlü kaldı,

Anan, baban, bacın haberler saldı,

Cevabın gelmedi şanlı süvarim.

Yıllar var ki buruk gönül yaslıdır,

Dayanılmaz buna, ölüm faslıdır.

Sineye saplanan hançer paslıdır,

Yarama merhem ol şanlı süvarim.

Cehennemdir sensiz günler geceler,

Diller fasılasız ismin heceler,

Senin için Rabbe bütün secdeler,

Duâma "amin"de, şanlı süvarim.

Ahmet Akkoyun / İSTANBUL

Şiiriniz bize Yunus'un şiirlerini hatırlattı. Denemelerinizi ümit verici buluyoruz. Şiirde üzerinde önemle durulacak hususlardan biri de yoğunluktur. Geniş çağrışımlara müsait kelimeler arayıp bulun. Basit ifadelerden kaçının, o zaman çok daha başarılı olursunuz. Çalışmalarınızda faydalandığınız Yunus, bunu mükemmel bir şekilde başaran şâirlerimizden biridir. Yeni şiirlerinizi bekliyor, başarılar diliyoruz. Selâmlar.

MAHBUB İLE BULUŞMALI

Toz dumana karışarak

Bülbüllerle yarışarak

Derdi ile tutuşarak

Zamanı hızla aşmalı

Mahbub ile buluşmalı.

Rüyalarla, hülyalarla

Esen yelle, yağan karla

Yağmur yüklü bulutlarla

Zamanı hızla aşmalı

Mahbub ile buluşmalı.

Mecnun gibi sevdâ, sevda

Yunus gibi derya, derya

Sussa ol bülbül-ü şeyda

Zamanı hızla aşmalı

Mahbub ile buluşmalı.

A. Faruk Yalçınbaş

Hayal gücünüz çok kuvvetli. Fakat daha dikkatli çalışmalısınız şiir üstünde. Bir şiiri mükemmele ulaştırmak apayrı bir kelime ve mânâ mimarisi gerektirir. Özenle tek tek çalışmalısınız mısralar üstünde. Çok yazmak değil az fakat öz yazmak önemli. Her yazdığınız şiiri tekrar ele alıp düzeltmeler yapmalısınız. Hatta bu, Yahya Kemal ve Necip Fazıl gibi ömür boyu sürse de. Sizde ümit var. Yeni ve üzerinde bir kuyumcu hassasiyetiyle çalışmış olduğunuz şiir pırlantalarınızı bekliyoruz. Selâmlar sevgiler.

AYDINLIK ORDUSU

Güneş gecelerde bir bir toplarken mesafeleri,

Fecrin kapıları önünde misafir şimdi.

Işığın yanında

Özlem tüten sineler

Ve tarih içre esen sevda yelleri..

Ardında aydınlık ordusu,

Sessizce doğarken karanlıklar üstüne,

Sessizce büyüyen çiçekler üstüne,

Sevgi ışığını serper, ebedi...

Erdem EREN

Şiiriniz bize Necip Fazıl'ın şiirlerini hatırlattı. Büyük ölçüde onun esintilerini taşıyor. Başarılı şiirler yazabilmek için gelenekten mutlaka faydalanmak gerekir;. fakat gelenekten faydalanmak onu aynen taklit etmek demek değildir. Aynen taklit şiirde aranan en önemli vasıflardan biri olan orijinaliteyi ortadan kaldırır. Şâirin şahsiyetini bulmasına mani olur. Şâiri şâir yapan, onun, duygu ve düşüncelerini diğer insanlardan ve diğer şâirlerden farklı bir şekilde anlatması, anlatabilmesidir. Bu sebeple sizden güzel olan şiirinizin, daha güzel bir hale gelmesi için kendiniz olmaya gayret etmenizi istiyoruz. O zaman çok daha başarılı olabilirsiniz. Sizden kendi esintilerinizle dolu yeni şiirler bekliyor, çalışmalarınızda başarılar diliyoruz. Selâmlar.

OLMAK

Zamanı kırparken ben

Makas düştü elimden,

Son anımı yaşarken

Doğdum yine yeniden.

Doğmak ölmek demektir,

Ölmek yeniden doğmak;

Bunlar kolay şeylerdir,

Müşkili insan olmak.

Hatice Zorlu / G. ANTEP

Şiirde dil çok önemlidir. Kalıcı olacak kelimeler seçmelisiniz. Ve şiiri bir fikrin etrafında, vermek istediğiniz duygunun çevresinde örmelisiniz. Adeta kelimelerin gözleri ayni cihete bakan askerler gibi olmalı. Yoksa kelimeleri istediğiniz gibi mısralara nasıl dizersiniz. Şiirinizde "yaşam" kelimesi yerine hayat kelimesini koyduk. Ve son mısrayı bir fikir kıvılcımıyla okuyucuya ışık tutmak için yerleştirdik. Daha itinalı çalışmalarınızı bekliyoruz. Selâmlar..

HAYAT

Gecenin sessizliğidir hayat,

Gündüzün aydınlığıdır,

Rengarenk kelebektir,

Minicik bir böcektir.

Bir damla sudur hayat,

Bir üzüm tanesidir,

Düşünmek ve

İnanmaktır.

Sevmektir hayat

Sevilmektir.

Yağmuruyla ıslanmaktır,

Baharıyla sevinmektir.

Kışıyla üşümektir hayat,

Yazıyla ısınmaktır.

Doğmaktır büyümektir,

Ve huzurla,

Ötelere yürümektir..

Bize yazı ve şiir çalışmalarını gönderme zahmetinde bulunan, fakat sayfa sayımızın sınırlı olması sebebiyle yayınlıyamadığımız, aşağıda isimleri yazılı okuyucularımıza "Sızıntı"ya olan sevgilerinden dolayı teşekkür ediyoruz.

Yusuf Kutlu/Ankara, Hüseyin Muslu/Erzurum, Mustafa Akıntaş/Malatya, Talat Et/Aksaray, Eser Özlü/Besni, Murat Günyel/İstanbul, Ümit Küçükbostancı/Edime, N. Ulaş/İstanbul, Muaz Şahin/Ankara, Süleyman Pekin/İzmit, Güngör Üçer/Bursa, Ahmet Aslan/Kilis, Şehit Ural/İzmir, Ali Altınışık/İstanbul, Ahmet Nasıroğlu/Batman, Mehtap M. Gül/İzmir, Yusuf Baydal