Haziran 1989 · s. 36 · 4 dakikalık okuma
Sizden Gelenler

Zeyyad Emre / K. MARAŞ
Şiirinizi hem muhteva hem de teknik açıdan güzel bulduk. Sizi kutluyoruz. Orjinal bir üslubunuz var; Duygularınızı yeni bir üslupla verebilmişsiniz. Sanatta bu çok önemlidir. Yeni bir üsluba sahip olmayan, hemen her şâir unutulur gider. Okuyanlarda bir bıkkınlık uyandırır. Usandırmamak, bıkkınlık vermemek isteyen her şâir yeni olmak, orjinal olmak diğer şâirlerden ayrılmak zorundadır.
Yunus yüzyıllar öncesinden bu gerçeği çok iyi kavramıştır. Bir şiirinde; "Her dem yeni doğarız bizden kim usanası" der. Evet usandırmamanın şartı her dem yeni olmaktır. Yeni şiirlerinizi bekler, başarılar dileriz. Selâmlar.
ANADOLU GÖREVİ
İçimde bir ümit var;
Ele avuca sığmayan,
Kanımı kaynatan...
İçimde bir ümit var;
Mekke'den Kudüs'e kadar...
Sen yaşaya dur korkuyu iliklerinde
Kudüs çoktan göz kırptı Mekke'ye
Buluşmak için Kâbe'yle
Mescid-i Aksa yola çıktı bile,
Birgün Kırımlı dönecek yurduna
Ve bitecek Karadeniz'in dövünerek ağlayışı
Ve dinecek,
Kırımlı'nın yurdundan gideli beri
Karadeniz'in hırçınlığı...
Resulullah'ın huzurundayım
Taşınmaz bir görev alacakmış gibi
Ağırlık altındayım
"Sana" dedi Resulullâh
'Anadolu'yu emanet ediyorum"
Ve sırtımı sıvazladı.
Değince sırtıma Resullah'ın hayat veren eli
Basıverdim ilk hayat çığlığımı;
Yeni doğan çocuğun anne kucağında
Hayata ermenin zafer narasını atması gibi.
Artık içimde
Çocuksu çığlıkların önüne geçilmez
Heyecanı var.
Çünkü Resulullâh
"Yürü" dedi, "Arkanda ben varım".
Sen dehşetli korkuları içinde yaşaya dur
Benim ümidim Kudüs'ten kalkar Mekke'yi bulur.
A. Kerim Demirci/BURSA
Muhteva olarak çok yüklü olan şiirinizin halk edebiyatının basit kalıpları içinde ve halk şâirlerinin klâsik üslubuyla yazılmış olması önemli bir eksiklik.
Bu sebepte şiirlerinizi yazarken bu güzel muhtevanıza uygun şekiller, kalıplar ve yine o muhtevaya uygun bir dil ve üslup kullanmanızı tavsiye ederiz. Şiirde konuya, muhtevaya uygun bir şekil ve kalıp kullanma ve konuyla, dil ve üslup arasında paralellik kurma çok önemlidir. Şiirde teknik üzerinde çalışmanız faydalı olacaktır. Çalışmalarınızda başarılar diliyor yeni şiirlerinizi bekliyoruz. Selâmlar.
GÖZYAŞI
Dertli sinelerin gözünden damlar,
Çağlayıp sel olur, akar gözyaşı..
İçinde saklıdır hüzünler, gamlar,
Aşığı maşuğa yakar gözyaşı..
Dikenli yollan gülistan eder,
İnciler mercanlar saçar gözyaşı..
Geçtiği iklimi nevbahar eder,
Öteler alemine uçar gözyaşı...
Dilâver Çetin / İSTANBUL
Serbest vezinle yazılan şiirlerde şiirin en önemli vasfı olan ahengi, insanı büyüleyen musikiyi sağlamak kolay değildir. Bu uzun bir çalışmayı gerektirir. Düşüncelerinizde ve onları ifade etmede bir karmaşıklık var. Şiir bütünlüğünü kaybetmiş. Unutmayın ki, bütünlük de güzelliğin ölçülerinden biridir. Bütünlüğünü kaybeden herşey, karışır ve güzelliğini kaybeder. Fakat biraz çalışırsanız bütün eksiklerinizi yavaş yavaş tamamlayabilirsiniz. Herşeyde olduğu gibi güzele ve mükemmele ulaşmak şiirde de uzun bir çalışmayı gerektirir. Başarılar diliyor, yeni çalışmalarınızı bekliyoruz. Selâmlar.
ÜŞÜYORUM
Üşüyorum temmuzun
bu sıcağında
Kafaların sıcaktan
çatladığı anda
Fikir gemilerinin
çarpıştığı kafamda
Sahile yanaşmak isterken
birden çıkan fırtına
Götürüyor beni
meçhuller diyarına
Üşüyorum bana fısıldanan
gerçeği bulamadığımda
Tüylerim diken gibi olmuş
koruyor beni saldırılardan
Kalbim binbir yara almış
atılan zehirli oklardan
Kalbime saplanan
fikir oklarını
çıkarın atın oralardan
açın önümü açın
Rabbime gitmek istiyorum
bu yoldan.
İbrahim Berber / ANKARA
Şiirinizin seviyesi bizi sevindirdi. Sağlam bir diliniz var. Kelimeleri çok güzel seçmişsiniz. Üzerinde ciddi bir şekilde çalıştığınız anlaşılıyor. Şiiriniz bizi Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu'nun şiirlerine götürdü. Onun esintilerini taşıyor gibi geldiniz. Yalnız şiirde yoğunluk üzerinde biraz daha durmanızı tavsiye ediyoruz. Bu konuda ciddi çalışırsanız daha başarılı olacağınıza inanıyoruz. Bize başka çalışmalarınızı göndermenizi bekliyoruz. Selamlar.
ALP - ERENLER
Fırtınalı denizleri,
Yüce dağları aşmışlar,
Hemhâl olup Fetihlerle,
Nice çağları aşmışlar...
Gittikleri her bir yerde,
Anlatmışlar yalnız HAKK'ı,
Dönüşü yok seferlerde,
Unutmuşlar evi, bark'ı...
Ne başlangıç, ne de son'muş,
Düşman üzre akınları,
Ana, baba, evdeş değil,
Şehâdetmiş yakınları...
Mesut ölmüşler hepsi de,
Savaş denen toy'larında,
Görenler var ruhlarını,
Kanlı sınır boylarında...
Dr. Mehmet Şahin / ANKARA
Şiir yüzyıllar boyunca vezinli ve kafiyeli söz olarak tarif edilmiştir. Fakat her şiirin vezinli ve kafiyeli olması şart olmadığı gibi, her vezinli ve kafiyeli söz de şiir değildir. Şiirde diğer alelâde sözlerden farklı birşey vardır. Bu "Şeyi" yakalayamadan şiir yazılamaz. Onun için size denemenizdaki güzel duygularınızı daha da güzelleştirecek, onu gerçekten şiir haline getirecek çalışmalar yapmanızı tavsiye ediyoruz. Şiir sanatı üzerinde çalışmanız, bu konuda belli başlı kaynakları ve başarılı örnekleri incelemeniz faydalı olacaktır. Başarılar diliyoruz. Selâmlar.
İLİ M TALEBİ
Cehâlet sırrını geçemedim
İlim ekip marifet biçemedim
Takva kanadı ile uçamadım
Ya Rabb merhamet et ilmimi artır.
Gönlüm çok daraldı bunalıyorum
Hakikat etrafında dolanıyorum
Marifet kapısın bulamıyorum
Ya Rabb merhamet et ilmimi artır.
Garibin adına demişler Mehmet
Cehâlet çok ağır, veriyor zahmet
Kapına gelmiş dileniyor rahmet
Ya Rabb merhamet et ilmimi artır.
Osman Yıldırım
Şiiriniz ve Sızıntı hakkındaki duygularınız bizi çok memnun etti. Onbinlerce Sızıntı okuyucusunun duygularını çok tatlı bir şekilde anlatmışsınız. Kelimeleriniz ve çağrışımları güzel, muhayyileniz zengin, Sizi tebrik ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyoruz. Selamlar.
SIZINTI
İmbikten damla damla, billur süzen pırıltı
Şelâlenin dilinden dökülen hoş fısıltı,
Çağla, doldur kabımı, kana kana içeyim,
Fazilet sebilisin, feyiz akan "Sızıntı".
Bize yazı ve şiir çalışmalarını gönderme zahmetinde bulunan, fakat sayfa sayımızın sınırlı olması sebebiyle yayınlıyamadığımız, aşağıda isimleri yazılı okuyucularımıza "Sızıntı"ya olan sevgilerinden dolayı teşekkür ediyoruz.
Hüseyin Çakır/Ankara, Altınay Özyurt/Bursa, Suad Arslan/Kepçeli, Ali Demir/Dursunbey, Günay Dulkar/İskenderun, Abdülkerim Erbakış./İzmir, Abdullah Yaman/Dikili, Y. Güleç/Bornova, Ünal Bilir/İzmir, Necip Elçi/İstanbul, Şener İzci/Merzifon, Muaz Gündüzalp/Ankara, Ertuğrul Kalafat/Kula, Veysel Şener/Demirci, Hakkı Şanlı/Aydın, Ali İmran Yıldız/Erzincan, İsmail Çaylı/Zonguldak, Ali Çüngürlü/Denizli, Necmeddin Yıldız/Ereğli/Konya, Ömer Kalafat/Afyon, Mustafa Aksoy/Osmaniye, Harun Uğuralp/Elazığ, Aziz Mızrak/Gölcük, Birol Mercan/Bolu, Nazlı Kaya/Ankara