Aralık 1988 · s. 452 · 3 dakikalık okuma
Sizden Gelenler

YİĞİDE ÇAĞRI
Ufukta ağaran tan yerinin
Işığı sensin güneşi sen
Fütüvvet ruhlu mana erinin
Duruşu sensin bakışı sen
Gel ey doğuma sebep sancının
Gel ey zamana inat yolcunun
Gel ey nefse ok atan avcının
Atışı sensin yakışı sen.
Gel sinelerde duyulsun sesin
Gelişin ruha bir şekil versin
Gel ey gırtlaktaki son nefesin
Havası sensin çıkışı sen.
Ge4 gel ruhlara yer etsin huyun
Gel ve maddeden manayı soyun
Gel ey gözden akan kanlı suyun
Kaynağı sensin akışı sen...
Ataullah Şahin
TOPRAĞA ŞİİR
Sırrımızı gizleyerek
İçin için sızlayarak
Ana gibi özleyerek
Koklar bizi kara toprak.
Selami Atlı / Ordu
GÜNEŞİN BATMADIĞI DÜNYA
Sen kardeşim, bu zahmeti çekerek
Bir gün mutlaka güleceksin
Gözlerinden yaşlar akacak
Aldırmayıp sileceksin.
Bu yol seni götürecek
Güneşin batmadığı dünyaya
Pırıl pırıl ırmakların içinde köşk
Ve yanından ruhanilerle geleceksin.
O zaman açarak ellerini
Allaha şükürler edeceksin
Bin kere çekeyim zahmetini
Aşkına öteyim diyeceksin.
Ertuğrul Kalafat / IZMİR
AÇILMIŞ ELLERE SUSAMAK
Ümit kalbimde bir ipsiz kuyu
İnmek değil, dibine konmak bakarak
Ruhun gölgesini çıkarıp oradan
Ümit, kalbimde ruhun özünü bulmak.
Ümit, Mısır kuyularında nur, Yusufvari
Hürmetinden şak şak olmuş bir denizi
Sefinesi yepyeni diriliş neslinin
Ümit, yakmayan ateşlerin iklimi.
M. Abdullah — Ordu
ONLARLA BERABER
Serin sular akıyordu hayalimde
Ben de akıyordum onlarla beraber
Canlanıyordu ati şanlı mazimde
Ben de yaşıyordum onlarla beraber.
Issızlık çökerken vaveyla bir yanda
Ay yıldız nakşedilmiş al kanda
Menzile az kaldı, görünüyor ufukta
Ben de yürüyorum onlarla beraber.
Hikmet Şen/BURSA
BİR ANAYIM BEN!
Bir anayım ben! Yüreği sevgi, ümit ve sabırla dolu, bütün benliğini, geleceğini yavrusuna adayan, yavrusunu da şehitliğe aday gösteren bir ana...
Bir anayım ben! Benim ninnilerimde bostanlarla bostancılar yok artık. Ben sancıyla, dava aşkıyla büyütürüm yavrumu. Kaf dağlarında değil. Afgan dağlarındadır masalımın kahramanları…
Bir anayım ben! Yavrumla anılır adım. O’nun ızdırabı büyüdükçe ümit çiçekleri yeşerir, boy atar içimde. 0 çile çektikçe artar mutluluğum. O’dur bütün varlığım, ümidim.
Bir anayım ben! Güneşten daha sıcak, topraktan daha cömerttir yüreğim. Karşılık beklemeden vermesini, gönülden bağlanmasını, tereddütsüz teslimiyeti bilir, bildiklerimle nakış nakış işlerim yavrumu.
Bir anayım ben! Ekin tarlalarındaki başaklar gibiyim. Hiçbir şey özümden, gayemden koparamaz beni. Zaman zaman görülse de eğildiğim, içimdeki ilahi aşkla doğrulmasını bilirim.
Bir anayım ben! Habis ruhlular, şakiler yolumdan alıkoyamaz beni. Ümitlerimi yok edemez, yese sürükleyemezler. Çünkü bana can dostudur Musablar. Übadeler, Sümeyyeler, Nesibeler.
Bir anayım ben! Özlediğim Asr-ı Saadet. Rehberim Peygamber, dileğim Rıza-ı ilahidir.
Cahide Sözata
NA’T
Şükür olsun Yaratana
Sevgiden miras her bir can
On dört asırdan bu yana
Ruba esensin efendim.
Bahşettin bize şenliği
Verdin gönül esenliği
İçimizdeki benliği
Kıran sensin efendim.
.
Her sözünde bin hikmet var
Nur un rahmet olup yağar
Kalmadı ki karanlıklar
Mümkün mü densin efendim.
İbrahim Berber/ANKARA
IŞIK TUT
Canımı binbir tereddütle
Uzatır çekerim, veremem
Gel bana aşkı öğütle
Yanmamış kalbim, göremem.
Tebessüm et, gözlerindeki
Işıkla çekip çağır beni
Yavaşça deki kulağıma
Bu ışıkla erit gölgeni
Önümden çekme ellerini
Aradım daldı ellerin
Sevemedim güzellerini
Atıverdiğin yâd ellerin.
Cılız sesime sesini kat
Korksun ruhum kendi sesinden
Kanat açsın göklere kat kat
Şifalar bulsun nefesinden.
Y. İbrahim Akça / TOSYA
OSMANOĞLU
—Bir güzel doğumun 50. yılına—
Ben daha aşiret bile değilim
Sendeki sevgilerin küçülmüş şekliyim
O rüyayı gördüğüm günden beri:
Sidreye kadar kök satıyor
Göğsümde bir ağaç
Afrika’nın çöllerine gölge olacak
Ciğerimde temizlenen nefes
Toplanıyor dudağımda
Hayat vereceğim insanlara
Dokunacak dudağım
Nefessiz kalan dudaklara.
Firavun’un ocağında büyüdü Musa
Öldürülürken bütün çocuklar
İsa büyüdü sessiz sessiz
Macellan’dan habersiz
Bin yılın müjdecisi bir çocuk doğdu
Odamın kuytu köşesinde.
Sendeki sevgilerin küçülmüş şekliyim
Ben daha aşiret değilim.
Zeyyad Emre / K. MARAŞ
ÇOCUK
Gül çocuk gül biraz
Umutlarımı sana yüklemişim ben
Sen gül ki
Güller açsın bahçesinde umutların
Vakit çok geçmeden.
Uzat ellerini çocuk, uzat bana
Yumur yumur ellerinde tadayım sıcaklığı
Ve sen pervasızca gül hayata.
Engin Akkuş — İzmir