Kasım 1995 · s. 472 · 2 dakikalık okuma
Sırların Perde Önü

KATİL, ARILAR MI?
1957 yılında, Sao Paulo Üniversitesi’nden arı genetikçisi Profesör Warwich E. Kerr, daha iyi bal üretebilmek için Afrika’dan 35 kraliçe arıyı Brezilyadaki Avrupa kökenli bal arılarıyla melezleştirmek için getirtti.
Afrika arılan sürü halinde göç etmekle meşhurdur. Bu yüzden Profesör Kerr, 35 ayrı kovana sadece işçi arıların girip çıkabilecekleri, kraliçenin ise çıkamayacağı bir düzenek yerleştirdi. Kraliçelerle yerli erkek arılar melezleştikten sonra melez yavrular çıktı. Ancak bir arıcı farkına varmadan bu engeli kaldırdı. Neticede 26 arı kraliçeleriyle birlikte sürüler halinde göç etmeye başladılar.
Daha sonra bu arıların kaliteli bal yapmaktan ziyade kovanlarını fedakârca korudukları ve genetik olarak ülkedeki diğer arılardan daha avantajlı oldukları tesbit edildi. Bu melez koloniler bütün ülkeye yayıldı ve trajik hadiseler görülmeye başlandı. İlk ataklarında 300 Brezilyalıyı öldürünce “Katil Arılar” ismini aldılar. 1975-1988 yılları arasında yaklaşık 350 Venezuelalı bu arılar tarafından öldürüldüler.
Ağustos 1973’te, binlerce arı, Goiana kasabasında saatlerce terör havası estirdi. Arılar iki okula ve pazara saldırınca kasabadaki 13.000 kişi evlerine kapanıp sürüler halinde gezen arılardan kendilerini korumak zorunda kaldılar. Özel giysiler giyen itfaiyeciler, alev makineleriyle arıları öldürmeye çalıştılar.
Bu arıların iğneleri daha ehil olan Avrupa menşeli arıların iğnelerinden pek farklı değildir. Ancak kovanlarını çok daha iyi korurlar ve sürüler halinde saldırırlar. Bir çim biçme makinesinin sesi veya üst üste birkaç kez bağırmak bile onları harekete geçirmek için yeterlidir. Bir kere rahatsız edildiklerinde saatlerce, hatta günlerce hareket halinde olabilirler.
Bu Afrika menşeli arılar, her yıl 322 km kuzeye doğru yayılmaktadır. İlk defa 1985 yılında ABD’de keşfedilen bu arılar yüzünden 1196 km2’lik bir saha karantina altına alınmış, ülke çapındaki 600.000 kovan ise özel olarak muhafaza edilmiştir. Bu arılara ait 12 kovan bulunup tahrip edilinceye kadar da karantinaya devam edilmiştir.
Böyle bir arı kolonisini rahatsız ederseniz, arıların kokunuzu almasını önlemek için rüzgarın ters istikametinde koşarak bir araca veya binaya saklanmanız tavsiye edilmektedir.
Bu kötü tecrübeden sonra biyologlar ıslah çalışmalarında çok dikkatli olmaları gerektiğini bir daha idrak ettiler. Yeryüzünde ekolojik dengenin sağlanması ve canlıların neslinin devamı için her türe farklı özellikler verilmiştir. Bu özellikler tanınmadan yapılacak ıslah ve genetik mühendisliği çalışmaları sonucunda tabiat ve daha özelde insanlık için tehlike arz eden garip yaratıklarla karşılaşabiliriz.