Mayıs 1995 · s. 183 · 1 dakikalık okuma
Sırların Perde Önü

Beyindeki serebral korteksin (beyin kabuğu) üçte biri görme işlemine ayrılmıştır. Gözlerimiz, görme sinirlerine 2 milyon lifle bağlanmışken duyma sinirlerimizde sadece 30 bin lif mevcuttur.
Gözdeki retina, ışığa hassas milyonlarca reseptör (alıcı) ihtiva eder. Bu ışık alıcıları iki çeşittir: Çubuk ve koniler. Çubuklar siyah-beyaz görüntüler, koniler ise renkli görüntülerle alakalıdır
Retina
tabakasında yaklaşık 130 milyon çubuk ve 7 milyon koni bulunur. Bunlar
bilgileri, 800 bin sinir lifi ihtiva eden optik sinir vasıtasıyla beyne
iletirler.
İnsanların en azından dörtte biri miyoptur Bugün 100 milyon Amerikalı gözlük veya lens kullanmaktadır Her yıl yaklaşık 100 bin Amerikalı ise kör olmaktadır.
Renk körlüğü, muhtemelen retinadaki koni hücrelerinin fonksiyon bozukluklarından kaynaklanmaktadır. Genel olarak erkeklerin yaklaşık % 81 renk körüdür. Kadınlarda ise bu hastalığa daha seyrek rastlanır.
Erkeklerin gözleri kadınlarınkinden biraz daha büyüktür. Kadınların gözlerindeki beyazlık ise erkeklerinkinden daha fazladır.
Gözyaşı, bakterileri öldürüp gözü enfeksiyondan koruyan “lizozim” adlı bir enzim ihtiva eder.
Sjogren Sendromu diye bilinen nadir bir hastalık sonucu gözyaşı bezleri fonksiyonlarını yapamaz hale gelen hastalar ağlayamazlar.
1986 yılında ABD’nin Dallas şehrinde gözyaşı hakkında düzenlenen ilk konferansta, soğan doğramaktan ve kederden kaynaklanan gözyaşlarının tamamen farklı kimyevi maddeler ihtiva ettikleri belirtilmiştir.