Mart 1986 · s. 52 · 2 dakikalık okuma
Sigara İçenlerin İçmeyenler Üzerine Tesiri
Dr. Polat Has
Şehirlerarası yolculukta, kapalı yerlerde, sinemalarda sigara içenlerle içme yenler arasında sık sık münakaşalara şahit oluruz. Kim isi anlayış gösterilmesini isterken, kim isi de daha fazla rahatsız olmak istemediğini söylemektedir. Anladığımız kadarıyla bu münakaşalar daha uzun süre sürüp gidecektir. Yalnız, ilmi araştırmalar bu münakaşaları alevlendireceğe benziyor. Sigaranın zararını burada tartışacak değiliz Bunun zararın, içenler de bilmektedir. İsteyen kendisine istediği kadar zarar verebilir. Fakat başkasının sağlığını tehlikeye atmaya kimsenin hakkı yoktur. Şimdi, sırasıyla sigara içenlerin, içme yenler üzerine ne şekilde menfi tesiri olduğunu hayatın çeşitli dönemlerine göre değerlendirelim. Sigara içen hamileler bebeklerine kötülük yapmaktadır. Sexton’ un 935 sigara içen hamile üzerinde yaptığı araştırmaya göre, sigara içilmesi bebeğin ufak boyda ve düşük kiloda doğmasına sebeb olmaktadır. Meyer ve Comatock hamilenin sigara içmesinin bebek ölümlerini arttırıcı tesiri olduğunu raporlarında belirtmişlerdir.
Büyüklerin, çocukların yanında sigara içmesi, çocuk üzerinde kötü bir örnek oluyor. Dolayısıyla çocuk, sigara içmenin büyüme alameti olduğunu zannederek sigaraya başlıyor. Böylece herkesce bilinen sigaranın zararlı tesirleri çocukluk çağından itibaren kendisini göstermiş oluyor.
Sigara tartışmasını alevlendirecek bir araştırma da Matsukura ve arkadaşlarından gelmektedir. Bilindiği üzere sigaranın ana zararlı maddesi nikotindir. Cotinine isimli madde ise nikotinin idrarda çıkan yan ürünüdür. Bir diğer ifadeyle idrarda cotininenin fazla çıkması, çıkaran kişinin nikotinin çok fazla tesiri altında kaldığını gösterir. Yani bu kimsede sigaraya ait ne kadar zararlı tesir biliyorsak hepsini beklemeliyiz. Matsukura ve ekibi, çevresinde sigara içenlerin bulunduğu ve kendilerinin sigara içmediği 472 kişinin idrarlarının analizini yapıyor ve idrarda oldukça fazla cotinine buluyor. Bu durumda sigara içenlerin, içmeyenlerin de sağlığını tehlikeye attığı ilmen açıkça göz önüne serilmektedir.
Bonham ve arkadaşları ise yaptıkları bir araştırmada sigara içen ailelerde çocukların solunum yolu hastalıklarına daha fazla yakalandıkların, tespit etmiştir. Sigara içenlerin akciğer kanserine içmeyenlere nazaran daha çok yakalandığı ötedenberi bilinmektedir. Hirayama ve Correa’ nın araştırmalarına göre kendileri sigara içmediği halde sigara içilen bir yerde bulunan kimseler de aynı risk altındadır. Mesela, Türkiye’de sigara içmeyen bir kişinin sigara kokan bir kahvehanede oturmasının bu risk kategorisi içine gireceğini söyleyebiliriz. Yine sigara içen bir çevrede ve evde çocukların akciğer fonksiyonlarının bozulduğu acaba biliniyor muydu? Buna ilaveten sigara içmedikleri halde sigara içilen yerde bulunanların pıhtılaşma hücrelerinin etkilenmesiyle damar sertliğinin artacağı, angina pactoris isimli kalp hastalığının şiddetlenebileceği, Raynaud fenomeni denen parmak uçlarında morarmanın ortaya çıkabileceğini, sigara içmeyenler duysa, acaba çevrelerinde sigara içilmesine eskisi kadar toleranslı olabilecek midir? İçenler de bu gerçekleri bilseler, içmeyenlerin yanında gönül rahatlığı ile sigaralarını yakabilecekler mi?