Ağustos 2001 · s. 350 · 5 dakikalık okuma
Şifalı Bitkiler: Itır Çiçeği
ITIR ÇİÇEĞİ
Bitkisinden hayvanına, toprağından suyuna her mevcuduyla Kudreti Sonsuz Yaratıcıya tercüman en şerefli mahluk olan insanoğlunun, zaman zaman bozulan sıhhatini iyileştirecek ilaçlar da tabiatın bağrında gizlenmiştir.
Bu düşüncelerle yazın sonlarına doğru bir pazar günü öğleden sonra evde canım sıkılmış, pencereden dışarı bakıyordum. Güneşin sıcaklığı insanları çayır ve yeşilliklere cezbediyordu. Sımsıcak ışınlara karşı koyamadım, dağ-bayır demeden yola koyuldum. Yolum beni ormanın derinliklerine götürdü; benim gibi pek çok kimse vardı yolda. Birbirleriyle konuşup tartışıyorlardı. Kulak misafiri oldum. Onlardan birisi egzamadan şikayetçiydi. Bu dert yanmalar neredeyse yol boyunca sürdü. Sonunda dayanamayarak muhabbete iştirak ettim.
Yol boyunca yüzlerce şifalı bitkinin yanından geçtik; belki de bunlardan biri bu dertlere deva olabilirdi. Bu konuda mektuplaşmaya karar verdik. Birbirimizin adreslerini aldık. Bir mektubumda ıtır çiçeğinin şifalı tesirinden bahsettim. Üç hafta sonra bu hastadan bir hediye paketi aldım; egzamalarının kaybolduğunu yazıyordu. Tabiatta dolaşırken düşüncelerimizin ne kadar sığ ve gözlerimizin ne kadar kapalı olduğunu bir kere daha müşahede ettim. Ne yazık ki yolumuz üzerinde, sağlığımız için faydalı bitkilerin bulunduğunun farkında bile değiliz. İşte bunlardan biri: Itır çiçeği...
Tabiatta Bulunuşu
Itır çiçeği hemen hemen dünyanın her yerinde 1800 metre rakıma kadar kayalık, orman, tarla ve çalılıklarda bulunur. Çoğu zaman, taşların arasında böyle aromatik tada sahip şifalı bir bitkinin nasıl yaratıldığına hayret etmişimdir.
Bahçede Yetiştirilmesi
Tabiattan topladığımız ıtır tohumlarını, sonbaharda gölgede bulunan nemli, humus bakımından zengin bir toprağa ekebiliriz. Bitkinin hususi bir bakıma ihtiyacı yoktur ve çabuk büyür ve çoğalır.
Botanik Özellikleri
Bir yaşındaki ıtır çiçeği, yaklaşık 15-50 cm büyüklüğünde olup, balkonlarımızı süsleyen aynı aileden olan ceran çiçeklerine (Geranium sp.) benzemektedir. Yaprakları tüylü, derin, ayrık, sapı kırmızımsı ve çiçekleri çanak biçiminde, kırmızı beyaz çizgilidir.
Itır çiçeğinin çoğalması da mükemmel bir şekilde çevre şartlarına uygun olarak ayarlanmıştır. Yaz sonunda olgunlaşan tohumlarını mükemmel bir mekanizmayla havaya püskürtür. Yere düşen tohumlar gelecek baharda filiz verecek ve bizlere gülümseyecektir. Gerçek ıtır çiçeği; diğer çeşitlerinden, çiçeğinin renk ve şekliyle ayırt edilir.
Kan kırmızısı ıtır çiçeği (Geranium sanguineum) çapı 3 cm'ye varan parlak, kırmızı, büyük çiçeklere sahiptir.
Çayır ıtır çiçeği (Geranium pratense) gök mavisi çiçeğe, orman ıtır çiçeği (Geranium sylvaticum) ise kırmızımsı menekşe renginde çiçeğe sahiptir. Türkçe'de turnagagası, dönbaba; saatotu ve leylek burnu diye adlandırılan türünün ise (Erodium cicutarium) bileşik, salkımsı çiçeği vardır. Gaga biçimindeki tohumlukları büyüktür. Birçok çeşidi arasından şifa için kullanılan sadece gerçek ıtır çiçeği (Greranium Robertianum)'dir.
Itır Çiçeğinin Toplanması
Mayıs'tan Ağustos'a kadar toprağın üzerine yaklaşık 5 cm çıkmış bitkinin dallı ve yapraklı kısmı kesilerek kuruması için gölge bir yere demet halinde asılır. Bunlar kurur kurumaz, küçük küçük parçalanır ve kavanoza doldurulur. Bitki özü (ruhu) hazırlamak için ıtır çiçeğinin tazesi kullanılır.
Itır Çiçeğinin Şifalı Yönü
Itır çiçeği özünün bulanık bir görünümü vardır. Tanen, uçucu eterik yağlar, ceranin olarak acı maddeler ihtiva eden ıtır çiçeği; kanı temizler, dindirir, ishali durdurur, yaraları iyileştirir; nisbeten idrar söker ve iltihabı giderir.
Itır Çiçeğinin Kullanımı
Kurutulmuş bitkiden yapılan çay, ishal ve bağırsak iltihabında tavsiye edilmektedir.
Itır< çiçeği banyosu ise; egzama gibi döküntülü deri hastalıkları, ağır iyileşen yaralar, fistül, ülser ve uçuk tedavisine uygulanmaktadır.
Itır çiçeğini ovalayarak sürme işi, sinir iltihabı ve mayasıl (döküntü) durumlarında tatbik edilebilir. Bunun için büyük bir fincan dolusu ılık suya, bir yemek kaşığı ıtır çiçeği özü karıştırılarak inceltilir.
Egzamaya Karşı Itır Çiçeği
Egzamanın görüntü şekilleri oldukça çeşitlidir. Her yaşta, bebek veya yetişkinde görülebilir. Egzama, dış tesirlerle veya iç (endojen) hastalıkların neticesinde ortaya çıkan zehirli metabolik artıklar sebebiyle cildin yüzeyinde iltihaplı yaraların oluşmasıdır. Ekseriyetle metabolizma ve sindirim bozuklukları, hastalığın meydana çıkmasında tesirlidir. Bundan başka mide-bağırsak kısmı, böbrek, karaciğer ve pankreas yetmezliği, diabet, kanda ürik asit yükselmesi, beslenme hataları, ilaçların kötüye kullanılması veya un, çimento, toz, odun veya sentetik elbiselere karşı duyulan alerji de, egzamanın ortaya çıkmasında tesirlidirler. Duruma göre yanıcı veya kaşıntı verici, kuru veya yaş, pul pul veya kırmızımsı kabarcık, yarık, çıban, boğumcuk veya kabuklu kabarcıklar olarak ortaya çıkar.
Şunu hatırdan çıkarmamamız gerekir: Bu cilt rahatsızlıkları aslında, böbrek, bağırsak ve karaciğerin yetmezliği sebebiyle, vücudun dahili zehir ve cüruf maddelerinden kurtulmak istemesidir. Çoğu kere bu durumda cilt, içten dışa doğru (cilt teneffüsü) değişimiyle, fazla maddeler salgılanmak suretiyle arındırma işlemini yerine getirir. Cilt için bu ek bir yük demek ve ekseriyetle cilt iltihaplanır, kaşınır ve ciltte kabuk ve kabarcıklar oluşur.
Egzamanın ortaya çıktığı yerler kişiye göre farklı olabilir: Bütün vücutta veya başta, kulak içinde, makatta, avret mahallinde, dirsekte, dizde, koltuk altında, ellerde, yüzde veya boğazda bulunan kızartılı yaralar, nüksetmeye eğilim göstermektedir.
Egzamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Egzamanın derideki yaraları tedavi edilirken, bir taraftan da bunlara yol açan asıl sebep ve yetmezlikler araştırılmalı, teşhis kesinlik kazanmalıdır. Bilhassa nebati beslenmeye riayet etmeli. Ağır gıdalardan kaçınmalı. Alkol, nikotin (sigara), kahve ve çay almamalı. İnatçı vakalarda işlenmemiş tabii gıdalar ve diyet tavsiye edilmektedir.
İltihabi ve yaş egzamaya, kesilmiş sütün peynir kısmı (tuzsuz beyaz peynir) iyi gelmektedir. Kuru egzamaya ise, soğuk preslenmiş zeytinyağı sürülebilir.
Itır Çiçeği Banyosu
Cildin hastalıklı bölgelerine günde bir defa 20 dakika ıtır çiçeği banyosu yapılır.
Hazırlanışı ve Kullanımı
Yaklaşık bir avuç dolusu bitki bir litre suyun içinde kaynatılır, beş dakika bekletilir, süzülür; yarım veya dolu küvete katılır.
Bu banyo ile birlikte aynı zamanda egzama; dahili olarak da bitki çayı ve taze bitki damlalarıyla da tedavi edilebilir.
Egzamaya Karşı Bitki Çayı Reçetesi
Itır çiçeği 29 gram, temizleyici olarak.
Ceviz yaprağı 20 gram, zehirden arındırıcı olarak.
Hercai menekşe 20 gram, kanı temizleyici olarak.
Kara hindiba kökü 20 gram, metabolizmayı canlandırıcı olarak.
Altın başak 20 gram, böbreği harekete geçirirci olarak.
Günde üç defa bir çay kaşığı karşımı, kaynatılmış bir bardak suyla karıştırıp 6 dakika bekletiniz. Süzerek, her öğünden yarım saat sonra içiniz.
Bitki çayına ilaveten taze bitki damlası şu tarif üzere alınmalı:
Itır çiçeği özü; 10 ml temizleyici olarak.
Kara hindiba özü; 15 ml metabolizmayı canlandırıcı olarak
Heraci menekşe özü; 15 ml kanı temizleyici olarak
Günde üç kere yemekten önce az suyun içine 15-20 damla damlatarak almalı.
Kaşıntı Verici Egzamaya Karşı Bitki Sıvısı
Itır çiçeği özü; 10 ml iltihap giderici olarak.
Papatya özü; 10 ml teskin edici olarak.
Lavanta özü; 10 ml serinletici olarak.
Güvercin ağacı özü; 10 ml kaşıntı giderici olarak.
Bir yemek kaşığı bu karışımı, bir bardak suda inceltiniz ve ihtiyaca göre kaşınan iltihaplı yerlere damlatınız.
Havadaki gazlardan, topraktaki elementlerden ve sudan ibaret olan hammaddeyi, güneşin ışığı ile pişirerek hem bir gıda, hem de şifa kaynağı olarak bütün hayvanların ve insanın hizmetine veren Kudreti Sonsuz Rabbimiz, mahlukatını atomaltı taneciklerine kadar bilmektedir. Bunları bazısına çok hususi olarak verdiği bir kısım moleküller, bir çok hastalıkta şifa verici veya metabolik reaksiyonlarda anahtar konumunda olan şifreler mesabesindedir. İnsana düşen, bu rahmet hazinelerini bulup ortaya çıkarmak ve doğrudan hedefe kilitlenmiş şekilde araştırmalar yapmak ve bu sırları çözmektir. Tabii ki, bulduğu sırlı güzellikleri tabiata, sebeplere ve tesadüflere vermeden, kainatın Sahibini göstererek...