Sızıntı Arşivi

Ağustos 2001 · s. 349 · 2 dakikalık okuma

Dini Bilimler Alanında Nobel

· Sosyoloji



Batı dünyası son ikiyüz yıldır, dünyayı küresel çapta değişime uğratan bilim ve teknolojik alandaki gelişmelerin öncüsü ve motoru konumunda bulunmaktadır. Batıda modern bilimlerdeki gelişmeler, tarihi seyir içinde aynı zamanda bilimle dinin arasının açılmasına yol açmış ve Batı dünyası dinin etki alanını sınırlandırarak daha çok hümanist ve bilim eksenli bir hayat tarzını seçmiş, din eksenli referansların yerini bilim ve aklın referansları almıştır.
Bilimin gelişmesi için çeşitli ödüller ve teşvikler dağıtan yüzlerce vakıf ve kurum tesis edilmiştir. Bu ödüller içerisinde en meşhuru, bilim ve edebiyat alanında verilen Nobel Ödülü'dür. Ancak Nobel ödülleri dağıtımında din ve ilahiyat bilimleri, devre dışı bırakılmıştır. Dini bilimlerin bu mağduriyetini telafi etmek için Amerikalı bir iş adamı ve yatırımcı olan Sir John Templeton, 1972 yılında din ve ilahiyat alanında yapılan katkı ve gelişmeleri ödüllendirmek için "Templeton Prize Ödülü" dağıtmaya karar vermiştir. Bilim ve din arasındaki diyalogu geliştirmek için kurduğu Templeton Vakfı bünyesinde organize edilen bu ödülün önemli bir özelliği, bilim alanında dünyanın en büyük para ödüllerinden biri olması ve her yıl dağıtılan Nobel ödüllerinin değerinden daha fazla olmasıdır.

Templeton Prize Ödülü, dini bilimler alanında verilen Nobel Ödülü olarak da tanımlanmaktadır. 2000 yılı dini bilimler alanındaki Nobel Ödülü, yaklaşık 948.000 Amerikan Doları'dır. Ödülün verilme şartı; Yaratıcı ve/veya ruhi hayatın daha iyi anlaşılmasında katkıda bulunan bilim adamı, filozof ve ilahiyatçılara verilmesidir. 1999 yılının ödülü, hem fizikçi hem de ilahiyatçı olan Ian Barbour'a bilim ve din arasındaki diyalog konusunda öncülük ettiği yeni yaklaşımları ve teknolojide etiğin gerekliliği konusunda yaptığı çalışmalarından dolayı verilmişti. 2000 yılı ödülü fizikçi Freeman Dyson'a verilmiştir. Freeman Dyson Princeton Üniversitesi'nde İleri Araştırmalar Enstitüsü'nde Fizik profesörü olarak görev yapmaktadır. Mesleki ilgi alanı fizik ve astronomi olup, hayatında bilimle dini birlikte yürütebilen insanlardan biridir. Kendisi, bilimin anlamı ve bilimin dinle ve etikle olan ilişkisini ortaya koyan onlarca makale ve kitap yazmıştır. 21. Yüzyıl Batı dünyasında doğmakta olan bilim, din ve teknoloji arasındaki diyaloğun entelektüel temellerini oluşturma konusunda orijinal çalışmalar yaptığından dolayı bu ödüle layık görülmüştür. Ayrıca Dyson sekiz milyar dolarlık süper hızlandırıcı atom parçalama reaktörü projesine ve Uluslararası Uzay İstasyonu Projesi'ne de karşı çıkmasıyla bilinir. Dyson bilimin, değişimin en güçlü aracı olduğuna inanmakla beraber, ruhi bir rehberlikten ve etikten mahrum bir bilimin de felaketlerin kaynağı olabileceğine inanır. Yazdığı eserlerde, hayatın anlamını kainatın amacını ve Yaratıcı'nın mahiyetini ve işlerini çözümlemeye ve anlamaya çalışır. Kendisine bu ödül 16 mayıs 2000 tarihinde Washington Milli Katedrali'nde yapılan bir törenle takdim edilmiştir. Ödül dağıtım töreninde kısa ve önemli bir konuşma yapmıştır.

Aşağıdaki satırlarda Freeman Dyson'un konuşmasının bir özetini bulacaksınız. Umarız ki bizim dünyamızda da gönüllü iş adamları çıkar ve İslam'ın evrenselliğini ön plana çıkaran ve Kur'an'ın günümüze uygun orijinal yönlerini ortaya çıkaran çalışmalara da bu şekilde teşvik edici ödüller verirler. "Bana göre kaliteli ve insanlığa faydalı işler yapmak, salt ilahiyatla uğraşmaktan daha önemlidir. Tarihi olarak biliyoruz ki, din; insanlar tarafından, iyi yönde kullanılabileceği gibi, kötü yönde de kullanılabilir. Siz dini terimleri ve dini duyguları kullanarak insanlık üzerinde baskı ve zulüm rejimleri de.

Kaynak
- John Brockman (2000), Progress in Religion, A talk by Freeman Dyson, Edge issue 68, Publıshed by Edge Foundation.