Temmuz 1982 · s. 18 · 2 dakikalık okuma
Sibernetik
Sedat Akalın · Prof. Dr. · Biyomühendislik

Sibernetik kelimesinin aslı eski Yunanca "Kubernetes" (dümenci) olup Plato (Eflatun) tarafından bu kelime "idare etme sanatı" manasında ilk defa kullanılmıştır. Sibernetik İlminin kurucusu N. Wiener de yaptığı tarifte kontrol kelimesi üzerinde durmuştur. Kontrol ameliyesi İse deneme ve hata yoluyla öğrenmenin temelini oluşturmaktadır ki hayvanlarda ve bilhassa insanlarda bu biyolojik bir "feedback" ile sağlanmaktadır, öğrenme ameliyesinde az veya çok tesadüfî reaksiyonlar başlangıçta dış bir uyarıcı (stimulus) ile hâsıl olmaktadır. Organizmanın istenilen bir duruma doğru gitmesine vesile olan reaksiyonlar güç kazanırlar. Yâni bu çeşit reaksiyonlar ileride aynı ve benzer bir uyarıcı ortaya çıktığında çoğu kere tekerrür etme temayülündedirler. Organizmayı istenilen durumdan uzaklaştıran reaksiyonlar ise kaybolma ve azalma meylindedirler.
Canlı organizmaların herbirindeki bu öğrenme ameliyelerinin mevcudiyeti ve bunları başarma tarzı mekanik zekâ araştırmalarında kullanılacak birçok elektronik işlem modellerinin ortaya çıkmasını hızlandırmıştır. Bu cihazlara çeşitli isimler verilmektedir. Artron (1), İhtimalî durum değişken şebekesi, kendini organize eden ikili mantıkî şebeke, eğitilebilir mantıkî şebeke, v.b. Genelde, bu cihazlar tuşlu (çoğunlukla İki rakamlı: 0 ve 1'den ibaret) input'lardan tuşlu output'lara mantıkî değişmeler teşkil etme kâbiliyetiyle techiz edilmişlerdir ki cihaz organizesiz bir durumda iken alâkalar tesadüfî olarak teşekkül etmektedir. Bir hedef (amaç) devresi çıkan neticeleri sistemin durumuna göre değerlendirir. Aynı zamanda sistemin muhtemel durumunu sistemin amacına doğru hareketine vesile olabilecek ilgilere yöneltir. Bu suretle bahsedilen cihazların herbirinde iptidaî öğrenmeye benzer bir tarzda araştırma, güçlendirme ve azaltma veya yok etme durumları aynen taklit edilmeye çalışılır.
Deneme ve hatâ ameliyesinden faydalanan bir başka biyolojik öğrenme sistemi de tabiî seçme suretiyle organik inkişafdır. Organik İnkişaf ameliyesi ferdin deneme ve yanılma yoluyla öğrenmesine ait yukarıda temas edilen temel unsurlar ve fonksiyonları ortaya çıkarır. İrsî değişme ve tekrar terkip; yaşaması istenilen ve arzulanan genotiplerin (irsiyet faktörleri olarak bir organizmanın aslî tabiatı) üremesi ve istenmiyen genotipleri üretememesi ve bunların ölmesidir.
Yukarıda açıklanmağa çalışılan hususları netice olarak (deneme ve hatâ yoluyla öğrenme sistemleri) üçe ayırabiliriz.
1- Psikogenetik: Herbir organizmadaki iptidaî öğrenme gibi ruhî tesirlerden hâsıl olanlar.
2- Biyonik: Sun'î sinir hücresi (Artron) ve eğitilebilen mantık şebekesi (TLN)'ne ait neticelerin İnkişafıyla temsil olunurlar.
3- Tekâmülî olanlar: Uzvî tekâmül (gelişme) nazariyesinde olduğu gibi biyonik ilmi mühendislik temayüllü performans (İcraat) hususiyetlerinin ve prensiplerinin
tahakkuku, araştırılması ve modellerin yapılması mevzularıyla meşgul olduğundan, bu araştırmalar ferdî Öğrenme kâbiliyetlerinin keşfinde bilhassa uygun görülmektedir. Zira bu öğrenme kâbiliyetleri gelişen genetik sistemin çok daha geniş İntibak İmkânlarından elde edilmekte ve mekanik zekâ teknolojisinin geliştirilmesinde istifade edilmektedir. 1965 yılında simulasyon (taklit) yoluyla başlıyan bu tip çalışmaya "klasik biyonik yaklaşım" adı verilebilir. Bu yaklaşım aşağıda belirtilen sahalarda muvaffak olmuştur.
a— Biyolojik prototipin tarifi ve tavsifi
b— Mantıkî veya matematik modelin istihsâli
c— Modelin ikmali
d— Modelin tecrübe edilmesi ve modelin analizi
e— Mühendislik önemi olan prensiplerin elde edilmesi
Prof. Dr. Sedat AKALIN
(1) Sinir hücresi, sinir sisteminin tahrik edilerek bilgi nakledilebilen bir parçasıdır.