Aralık 1987 · s. 22 · 3 dakikalık okuma
Sanat ve Kuşlar

Atlas köşkkuşu Avustralya'nın doğusundaki bol yağış alan ormanlarda yaşamaktadır. Bir güvercin büyüklüğünde olan bu kuşların erkeği, çiftleşme zamanından çok önce eş seçme yuvasını (x) yapar. Ormanlık sahada çok fazla gölgelik olmayan yerleri seçer. İlk olarak bir metrekarelik sahadaki bütün pislik ve döküntüleri temizlemekle işe başlar. Daha sonra iki paralel sıra halinde ince uzun dik dal ve çubukları dizerek üst tarafı açık ve yanlardan görülmeyecek şekilde bir geçit inşaa eder.
Günün akışı içinde ormanda ışığın en çok sızabileceği yuvanın güneye bakan girişinin ön tarafında zemine ince dal ve otlardan müteşekkil bir halı sererek bir dans pisti hazırlar. Daha sonra dekorasyon için parlak ve güzel aksesuarları toplamaya başlar.
Aksesuarların seçiminde umumiyetle koyu mavi ile sarı—yeşil renkler tercih edilir. Birincisini seçmesinin sebebi kendi tüylü elbisesiyle sağlanabilen uyum; ikinci rengi tercihinin sebebi ise, dişi kuşun tüylerinde ve aynı zamanda kendi gagasında da sarımsı yeşil rengin hakim olmasıdır.

Bu kuş aynı zamanda mavi ve yeşil çiçekler ile, mavi renkli çiçek tohumları ve papağan tüylerini de dekorasyonunda kullanır. Yaptığı yuva şehirlere yakın ise, süsleme işlerinde kullanmak üzere cam boncuklar ve çeşitli renkte iplikler ile cicili bicili kumaş parçalarını kullandığı da görülmüştür. Fakat dahası da var. Gagasında ezdiği mavi çiçek tohumlarından yaptığı boyayla yuvasının iç kısımlarını boyar. Lifli bir ağaç kabuğunu, ezdiği boya maddesinin içine batırır, sünger gibi sıvıyı emen bu aleti, boyamak için fırça gibi kullanır.
Gerçi kaba inşaat ve dekorasyon birkaç günde biter. Fakat kuşun işi bitmemiştir. Hiç durmaksızın her gün solan çiçeklerin yenilerini getirir, yerleştirir. Kuruyan tohumları değiştirir. Ve bu değişiklikleri yaparken civardaki yuvalardan da çeşitli süs eşyaları kapabilir.
İç dekorasyonun canlılık ve tazeliğinin dolayısıyla güzelliğinin devam ettirilmesi oldukça yorucu olmaktadır. Yoğun tropik yağışlar bu kuşların binalarını harap edebilir, boyalan silinebilir ve büyük tamirat gerekebilir. Dolayısıyla herşeyi yeni baştan düzenlemek bir kuşun haftalarını alabilir.
Çiftleşme zamanı yaklaşınca erkek kuş bir dişiyi yanına çekebilmek için, yuvayı süsleme hususundaki gayretlerini daha da artırır ve yakından bir dişi geçtiğinde monoton makamlarda velveleli davet şarkılarıyla karşı cinsin alâkasını çekmeye çalışır. Gerçi bu kuşlar umumiyetle pek güzel seslere sahip değildirler. Bununla birlikte içlerinden bazıları diğer bazı güzel sesli olan kuşları taklid ederek kendilerine has bir nağme çıkarmaya da muvaffak olurlar, öyle ki bazen ikisinin arasını ayırdetmek oldukça güçtür.

Bir dişi kuş, erkeğin mekânına yaklaşınca erkek kuş onu kazanabilme ümidi ile hareketlenir. Yuvanın etrafında hoplayıp zıplamaya başlar, ön taraftaki piste geçip raks eder ve ziyaretçisine takdim etmek üzere güzel çiçeklerden bazılarını gagasıyla tutup kaldırır. Erkek kuşun heyecandan göz bebeğinin etrafındaki soluk mavi renkli kısım, menekşemsi koyu mavi bir renk alır ki, bu renk, iç ve dış dekorasyonda sıkça kullanıldığından ahengin son halkasını teşkil eder.
Bu nev'e ait bir başka kuş ise Amyblyornis Busalaris kuşudur kî bir sığırcık kadardır. Bunların kur evlerinin üstü kapalı olduğundan yağmura karşı muhafazalıdır. Bu kuşun diğer akrabalalarından farklı tarafı süs eşyalarını evinin çevresindeki bahçede yerleştirirken, bunları koyu yeşil renkli yosun zeminin üzerine muntazam aralıklarla dizmesidir Bu tıpkı bir kuyumcunun mücevherlerini daha cazib göstermek için parlak şeyleri koyu fon ve zeminin üzerine yerleştirerek daha iyi farkedilmesini sağlamasına benzer. Bu kuşun yaptığı tezyinattaki sanat ve estetik görünüme, başka hiçbir kuşta müşahede edilmemiştir.

Bu kuşun, dekorasyonu nasıl hazırladığını ilk defa gözleyen araştırmacı Sielman, gördüklerini şöyle anlatıyor:
"Her defasında kuş aksesuar materyallerinden birine dikkatle bakıyor ve onun diğer aksesuarlarla olan irtibat ve uyumunu gözden geçirip gerekli ise bazı değişiklikler yapıyor. Daha sonra bir başkasına geçiyor ve onu merkez noktası alarak yeni baştan incelemeye tabi tutuyor. Bir ressamın çok hassas düşünerek bir tabloyu oluşturmasına benzer şekilde —ifade edebildiğim kadarıyla- bu kuş yaptığı tabloyu sanki çiçeklerle boyuyor. Mesela sarı bir orkide çiçeğinin yerini beğenmiyor, hemen onu alıp hafifçe sola, birkaç mavi çiçeğin arasına yerleştiriyor. Bu faaliyet, çiçekler arasındaki umumi ahenk sağlanıncaya kadar devam edip gidiyor.
Bu kuş, bahçesini böyle çiçeklerle bezediği gibi, bahçenin etrafına da meyvelerden bir çit kuruyor ve aynı hassasiyeti onların dizaynında da gösteriyor."
Müşahede edilen bu tablolar, düşünen insanlara çok şey anlatmaz mı ?
Derleyen Yıldırım Yalçıneli
(x) Gerçi "yuva" tabiri yumurtlama ve yavru yetiştirme mânâlarını havi olmakla birlikte bu kuşlar bu yapıları sadece kur yapmak için inşa ederler. Asıl vazifeyi gören yuva, dişi tarafından kur hadisesini müteakip ayrı bir yerde basitçe inşa edilir ve yavrular orada bakılıp büyütülür.