Sızıntı Arşivi

Nisan 2002 · s. 108 · 6 dakikalık okuma

Sağlıklı Şehirden Sağlıklı Topluma

Selim Aydın · Dr. · Sosyoloji


Kültür farklılığı, meslek çeşitliliği, değer zenginliği, özel ve kamu kurumu bolluğuyla büyük bir insani potansiyele; çarşısı, pazarı, işyerleri, mabedi, evleri, kültür ve eğlence mekanlarıyla da aynı ölçüde bir fiziki varlığa sahiptir şehirler. Ancak oraları severek yaşanılan mekanlar haline getirmek ve insanları da bedenen, zihnen ve ruhen daima sağlıklı kılmak için; önce insanın kendini tanıması, sonra da bütün bu zenginlikleri bir bütünlük içinde görüp ortak bir vizyon çizme vasfını kazanması gerekiyor.
"Halk sağlığı" kavramı, hastalıklardan korunma, hastalığa yol açan faktörlerin önceden tesbiti ve umumi yerlerin temizliği üzerinde şekillenmişti. Önümüzdeki yüzyılda ise, halk sağlığı kavramının yerini, "sürdürülebilir sağlık ve sürdürülebilir yerleşim yerleri" kavramına bırakacağı öngörülmektedir. Çünkü, araştırmacılar artık hayata, indirgemeci mantıkla değil bütünleyici ve sentezleyici bir bakış açısıyla bakmakta ve kainatta her şeyin birbiriyle bağlantılı olduğuna inanmaktadırlar. Sağlık kavramının da toplumun bütün kesimleriyle ve boyutlarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu fark eden araştırmacılar, bir toplumun bütünüyle ele alınmadan, toplum sağlığını korumanın ve sürdürmenin mümkün olmadığına inanmaktadırlar. Eskiden herkesin kendi evinin içini ve önünü temiz tutmasıyla, halk sağlığının korunabileceği düşünülüyordu. Günümüzde yerleşim birimlerinin kalabalık olması ve sosyal hayattaki ihtiyaçların fazlalığı, bütüncü bir planlamayı ve toplumun her seviyesinden aktif katılımı mecburi hale getirmiştir. Son yıllarda yapılan saha çalışmaları ve istatistikler, sağlık ve hastalık durumlarının tıbbi bakım ve tedaviden çok; sosyal, ekonomik ve kültürel faktörlerle bağlantılı olduğunu ortaya koymuştur. Herkesin bildiği gibi modern tıp, daha çok biyokimya analizlerine, teşhis ve tedavi teknolojilerinin kullanımına ve ilaçla tedaviye önem vermektedir. Halbuki sağlıklı bir toplumun inşası, öncelikle "fertlerin, ailelerin, toplulukların ve kamuya ait alanları kullanım biçimlerinin birbiriyle bağlantılı ve karşılıklı münasebet içinde olduğu" gerçeğini idrak etmekten geçmektedir. Günümüzde şehirler, birbiriyle çok sıkı bağlantılı, kompleks ekolojik canlı sistemler olarak ele alınmaktadır. Şehir hayatında evlerin yerleşim planı, iç ve dış tasarımı, ulaşım biçimleri, şehir planlaması, ekonomik gelişme ve şehirdeki sosyo-kültürel faaliyetlerin çeşitliliği gibi faktörler insanların sağlıklarına tesir etmektedir. Bu noktadan ülkemizde, insan hakları içerisinde, "sağlığı koruyucu ve iyileştirici bir yerleşim planına sahip şehirde, sağlıklı sosyal münasebetler içerisinde hayatını sürdürebilme hakkı"nın da yer alması ve bu insani hakkın ev ve iş yerlerinde uygulanabilirliğini sağlayan yönetmeliklerin çıkartılması gerekmektedir.


İkinci olarak, sağlıklı bir toplumun inşası ve sürdürülebilirliği, (a)toplum fertlerinin toplumdaki alt kültürlere ulaşabilme; (b)ihtilafa düşülen noktalarda birbirlerini empatik tarzda dinleyebilme, (c)birbirlerinin farklılıklarına saygı gösterebilme derecesiyle, (d)toplumdaki farklı kesimlerin diyaloglarından kazanılan anlamların sağlıklı bir toplum hayatını mümkün kılacak aksiyonlara dönüştürülebilme imkanıyla alakalıdır. İçinde yaşadığımız mekanlar, şehirler ve sosyal çevre arasındaki kompleks münasebetlerin, insanların biyolojik, psikolojik, zihin ve akıl sağlıklarına doğrudan veya dolaylı olarak tesir ettiği bugün şüphe götürmez bir gerçek haline gelmiştir.

Sağlıklı Toplum İnşa Etme Projesi
Gelişmiş ülkelerde yaşayan insanlar, gündelik hayatın problemlerini çözdükleri için yakın ve uzak geleceği planlama çalışmalarına ağırlık verebilmektedirler. Sağlıklı toplum inşa etme hareketinin öncülüğünü "Dünya Sağlık Teşkilatı" yapmaktadır. 1993 yılında San Fransisco'da Milletlerarası Sağlıklı Şehirler Konferansı'nın birincisi yapıldı. Bu konferans sonucunda "Milletlerarası Sağlıklı Şehirler Vakfı" (www.healthycities.org) ve "Sağlıklı Topluluklar Hareketi" (www.healthycommunities.org) kuruldu. Bu projenin vizyon ve misyonu aşağıda özetlenmektedir.

- Sağlıklı toplum inşa etme hareketi, toplumun problemlerini kendi içinde kendi kaynak ve potansiyellerini harekete geçirerek çözme girişimidir.

- Gelecek için ortak bir vizyon oluşturmaya ve o vizyonu gerçekleştirme yönünde kaynakları harekete geçirmeye çalışır.

- Sağlıklı topluluklar ve şehirler inşa etme hareketi, öncelikle zihniyet devrimine dikkat çekerek, sağlığın, topluluk ve toplumun tanımını genişletir ve daha mükemmel, zengin muhtevalı, bütüncül hale dönüştürür.

- Sağlıklı toplum hareketi, yaşadığımız ve inşa ettiğimiz sosyal yapıların ve şehirlerin tahmin edilenden daha kompleks bir münasebetler ağına sahip olduğuna inanır.

- Topluluğun tarihinden gelen dini, milli, kültürel değerler sisteminden yola çıkarak onlara ortak bir gelecek vizyonu aşılar.

- Herkes için kaliteli bir hayat sürmenin gerekliliğini vurgular; bunun için gerekli olan fırsat ve imkanları hazırlar.

Tıbbi bakım ve tedavi imkanları, modern ileri tıbbi teknolojiler, sağlıklı bir toplum inşa etmede gerekli faktörlerden sadece biridir. Sağlıklı davranışlar ve hayat tarzı tercihlerini destekleyen kültürel normlar(1), eğitim seviyesi(2), öğrenme arzusu(3), kabiliyetlerini geliştirme kültürü(4), güvenilir ve yaşanabilir meskenler(5), eğlence ve kültür aktivitelerinin zenginliği ve ulaşılabilirliği(6), kamu alanlarındaki emniyet(7), gençliği doğruya, iyiye ve güzel olana yönlendirici rehberlik merkezleri(8), gönüllü hizmet kuruluşlarının zenginliği(9), hayatı sürdürebilecek seviyede ödemenin yapıldığı işyerleri(10), sağlıklı aile yapısı ve kültürü(11), sağlığı iyileştirici ve koruyucu hizmetlerin sayısı ve çeşitliliği(12), dini cemaatlerin sosyal aktiviteleri(13), yazılı, sesli ve görüntülü medya(14), şehir hayatında toplu ve ferdi ulaşımın kalitesi ve çeşitliliği(15) sağlıklı toplumun inşasında önemli rol oynayan diğer unsurlardır. Bu açıdan sağlıklı toplum inşa etmede en önemli strateji, insanların ve yaşanan mekanların, ekonomik, sosyal ve fiziki durumunda bariz iyileştirmeler sağlamaya yönelik pratik projeler üretmektir.

Sağlıklı Toplumların Karakteristik Özellikleri
Ekolojik toplum, yerkürenin tabii kaynaklarını (hava, su, tarım ve yerleşim arazileri, yenilenebilir ve yenilenemez enerji kaynakları) yok etmez, onları mahalli ve küresel ekosistemler ile uyumlu bir işbirliği içinde tutacak şekilde kullanır. Sağlıklı toplumlar ve yerleşim alanları inşa etmek, tabii ve insan yapısı çevrelerin kalitesine bağlıdır. Bu noktadan sağlıklı toplum ile ekolojik toplum tanımları bir çok noktadan birbiriyle örtüşür:

-İnsanın kendini bilip tanımasına öncelik verir. Ferdi sağlığın beden-duygu-zihin ve ruh sağlığının karşılıklı münasebetleriyle ortaya çıktığını vurgular.

-Toplumun alt kültürleri ve grupları arasında, ortak temaslar kurabilmek için diyaloğu mümkün kılan aktiviteler düzenler.

-İnsanların, hayatın herhangi bir alanında lider olabileceğini vurgulayarak, liderliklerini ortaya çıkarmalarını ve topluma o alanda öncülük yapmalarını teşvik eder.

-Hayatın bütün üniteleri arasında diyaloğu, katılımcılık ve işbirliğini esas alır.

-Toplumun ve sivil toplum kuruluşlarının sahip olduğu potansiyeller, imkanlar ve ihtiyaçlar konusunda çalışmalar yapar.

-İnsanları, kamu ve özel hizmetlerden azami derecede istifade etmeye ve onu denetlemeye teşvik eder.

-Vatandaşlar arasında mesuliyet hissini ve o topluma veya gruba ait olma hissini ortaya çıkarır veya bu hisleri güçlendirir.

-Herkes için hayatın kalitesini iyileştirmek esastır. Toplumdaki her ferdin biyolojik, psikolojik, zihni ve ruhi ihtiyaçlarını karşılamayı ana hedef olarak benimser.

-Sağlıklı ve iletişimi güçlü aile yapılarına sahip olmak, sağlıklı toplumun temel yapı taşlarından biridir. Çocukların sağlıklı gelişim gösterebilmeleri için ihtiyaç duydukları şey, temel biyolojik ve maddi ihtiyaçlarının karşılandığı bir çevrede yaşamak, ayrımcılıktan uzak kalmak, kendisine fırsatlar sunmak, adalet duygusunu hissettirecek ve güçlendirmelerini sağlayacak bir sosyal çevre hazırlamaktır. Her aile, sağlıklı, eğitilmiş, üretken çocuklar yetiştirmek ister. Ailelerin kendisi de kriz zamanlarında ve gündelik hayatlarında toplumun sosyal ve ekonomik desteğine ihtiyaç duyarlar. Bu açıdan öncelikle çocukların ve ailelerin ihtiyaçları karşılandığında, sağlıklı bir toplumun inşası çok kolaylaşacaktır.

-Sağlıklı toplumlar, özürlü insanları fark eder ve onların ihtiyaçlarını bakıp gözetir.

-Şehrin planı ve mimari yapısı ile sağlığın korunması ve iyileştirilmesinin çok yakından bağlantılı olduğuna inanılır. Çünkü, sağlık problemlerinin çoğu günümüzde, hareketsiz bir hayat sürmemizi gerektiren şehir ve iş hayatı şartlarından kaynaklanmaktadır. Sağlıklı bir şehrin tasarımında, insanların fiziki olarak hareketli bir hayat sürmeleri teşvik edilmeli ve kolaylaştırılmalıdır.

- Toplumların kalkınmasında ekonomik göstergelerden ziyade insani gelişmişlik göstergelerine daha çok önem verir.

- Ferdi değişimle birlikte sistemci ve bütüncü değişimlere odaklanır.

- Fertlerin ve kamunun potansiyel imkanlarını, toplumun kullanabileceği şekillere dönüştürür.

- Toplumdaki değişimlerin iyi veya kötü yönde mi olduğunu ölçmek için kriterler ve ölçme değerlendirme sistemleri geliştirir. Kamuoyunu aydınlatmaya yönelik paneller ve konferanslarda tavsiye edilen çözümlerin, hayatın içinde olmadan işe yaramadığını bilir. Bu çözümleri hayata taşıyabilmek için insanlar ile kurumlar arasında güven ve itimada dayalı münasabetlerin ve katılımcılığın kurulmasına ve güçlendirilmesine önem verir.

- Şehrin atıl tabii ve insani kaynaklarını, aktif kullanıma sokmak için uygulanabilir projeler üretmeye ve vatandaşları bu projelere katmaya çalışır.

İnsanımızın para kazanmak için önce sağlığını, sonra da sağlığını geri kazanmak için servetini harcama alışkanlığından kurtulması, ancak sağlıklı mekanlarda ve sağlıklı topluluklar içinde yaşamasıyla mümkündür. Bunun için de ekonomik kalkınma uğruna sağlıklı şehirlerin ve toplumların temel prensiplerini gözardı etmeyen politikacı ve yöneticilerin yetiştirilmesine ve var olanların eğitilmesine öncelik verilmelidir. Ümit edelim ki bu yazı, bu hakikati zihinlerde fark ettirebilsin.


KAYNAKLAR
- Focus on Healthy Communities. Special Issue, Public Health Reports, March and April,-May June 2000, Volume 115, sh115-150.