Eylül 1993 · s. 27 · 4 dakikalık okuma
Renk Meşheri Mercan Adaları


Mercan adaları... insanı kendinden koparıp tefekküre sevk eden, deşik renk spektrumları(tayfları) sergileyen mercan adaları. Varlığın sırlarını kendi hendesesi içinde çözen bilim adamlarını, değişik buudlarda hala büyülemeye devam eden mercan adaları... Öyle ki mercan adaları gayet muhteşem ve son derece muntazam olmasının ötesinde, binlerce canlının beslenme, korunma ve çoğalmalarının da varlık sebebi, düşünen insanın temaşasına sunulan kâinat sayfalarından belki de bir tanesi.
Barındırdığı binlerce canlı türüyle, biyolojik zenginliğin en güzel misallerini sergiliyor denizlerdeki bu mercan adaları. Çevre kirliliğinin ekolojik dengeyi bozduğu okyanuslarda, balık zenginliği bile her geçen gün büyük bir hızla azalırken, sayısız deniz canlıları milyonlarca yıldır bu adaların bünyesinde hayatiyetlerini aynı güzellikte devam ettirmektedirler. Öyle bir denge ki; meydana gelen atıklar, bakteri florası tarafından yok edilerek, tabii dengenin korunması sağlanmakta. Ancak aşırı çevre kirliliği bu eşsiz güzellikteki köşeleri de tehdit etmektedir.
Mercan adaları, deniz suyu sıcaklığı 24-30 dereceler arasındaki tropik denizlerde bulunmaktadır. Denizcilikle ilgili haritalarda kazaya önlem olarak, belli işaretlerle gösterilen mercan adalarının kapladığı alan, bazen binlerce metre genişliğinde ve 25 km uzunluğunda olabilmektedir.
1500 balık türü ve binlerce omurgasız türünün yaşadığı, dünyanın en büyük ve en geniş “Büyük Mercan Resifi” bilim adamlarının dikkatlerini çekmiş ve onları bu adada araştırma yapmaya sevk etmiştir. Toplam uzunluğu 2300 km ve 36-350 km. genişliğinde binlerce mercan adasının birleşerek meydana getirdiği bu bölge 334.000 km2lik yüzölçümüyle, yeniden birleşen Almanya’nın sahasından daha büyüktür.

Denizlerde ilk olarak 500 milyon yıl önce ortaya çıkan ve 400 milyon yıl önce yayılışları doruğa ulaşan mercanların bugünkü temsilcilerinin yaklaşık 400 ayrı türü, toplam mercan adalarının üçte birini teşkil etmektedir. Mercanların bulunduğu bölgelerde, güneşin denize vuran ışıkları altında mavinin her tonunun yanında, mor, siyah, yeşil ve altın renkler göz kamaştırmaktadır. Mercanlarda yaşayan balık türlerinin herbirinin belli bir bölgesi vardır. Bu balıkların dörtte üçü komşularını avlayarak beslenirken, diğerleri ise deniz tabanındaki bitki türleriyle beslenerek kendi ortamlarındaki ekolojik dengenin güzel bir örneğini teşkil etmektedirler.
Mercan adalarında yaşayan balıklar, diğer balıklara nazaran ilginç görüntüler sergiler. Mercan karidesleri ve iskorpit türleri, mercanların renk ve şekilleri arasında sanatkârının kendilerine bahşetmiş olduğu kamuflaj kabiliyetini çok iyi kullanıp, hem düşmanlarından gizlenir, hem de avlanırlar.
Princeton Üniversitesi’nden Dr. James Gold, küçük beyinlere sahip bu canlıların, daha ayrıntılı bir davranış programına sahip olduklarını, balıkların öğrenme kabiliyetlerinin bulunduğunu söyleyerek, bu davranışların da kesinlikle tesadüfi olmadığını özellikle belirtmektedir.

Müren balığı üzerine yaptığı araştırmalarda Gold, bu balıkların, insanların ellerini ısırmadığı gibi, köpeklere benzer evcil davranışlar gösterdiklerini belirtiyor ve balıklarla yakınlık kurulabileceği tezini ileri sürüyor.
MERCANDA TAHRİBAT
Bölgedeki med-cezirlerin tesiriyle 6-11 m yüksekliğinde ve tonlarca ağırlıkta tahrip edici güce sahip dalgalar meydana gelmektedir. Bunun yanında, kasım ve mart aylarında meydana gelen kasırgalar, mercanlardan harabe haline gelmiş kalıntılar bırakmaktadır. Bunlardan başka karadan gelen nehirler, büyük yağmurlardan sonra, çok büyük çapta çamur kitlelerini kıyıya yakın mercan adalarına taşıyarak, tahribatlarına sebebiyet vermektedir. Mesela; Johnstone nehrinin yakınlarında üç aylık bir periyod içinde, üç buçuk milyar ton toprağın denize ulaştığı tesbit edilmiştir.
MERCANLARDA HAYAT
Mercan adalarında hayat diğer bölgelere nazaran daha riskli olup, hayatta kalmaları için, her canlıya kendine has avlanma ve korunma mekanizmaları bahşedilmiştir. Lütuflar zinciri teşkil edilerek, kâinatta cari olan muhteşem bir denge kurulmuş. Dekoratör çağanoz, arka bacaklarıyla aynı ölçüde kesilmiş sünger parçalarını vücudu üzerinde tutarak gizlenmeye çalışırken, yeşil müren balığı ise çıkardığı yeşil ifrazatla kendisini çok güzel bir şekilde kamufle etmektedir. Bütün dünyada bilinen bir uçan balık türü 65 m. yükselebilmekte, hatta kuyruk hareketleriyle 100 m’lik sıçrayışlar yapabilmektedir. Mercan kayalıklarında yaşayan balıkların çoğu düşmanlarından kaçabilmek için, ince ve dar bir vücut şekliyle yaratılmışlardır. Böylece mercanlar arasında kolayca saklanabilmektedirler.
Her canlı sanki ayrı ayrı, özenle, büyük zaman dilimi içerisinde yaratılmış. Bu ayrılıktaki muhteşem birliği temaşa eden gözlerde hayret hislerinin uyanmaması mümkün mü? İşte deniz salyangozları, deniz hıyarları... Deniz salyangozları, zehirli bazı canlıları yiyerek bunların vücudundaki zehirleri sindirmeden zararsız hale getirirler. Hatta bu yolla bazıları diğerlerinin kendilerine yaklaşamayacağı derecede zehirli hale gelebilmektedirler. Deniz hıyarları ise çok büyük bir tehlike ile karşı karşıya kaldıkları zaman iç organlarını düşmanın yüzüne doğru püskürterek korunurlar. Bu organlar daha sonra Yüce Sanatkâr’ın bazı canlılara vermiş olduğu organlarını tamamlama kabiliyeti ile yeniden gelişir. Bu ne muhteşem bir mekanizma! Bu ne muhteşem bir ilim! Mercan kayalıklarında yaşayan canlıların vücudunda yer alan renkler ve şekiller, saldırganın herhangi bir girişimi neticesinde başına hiç de hoş olmayan durumların gelebileceğini gösterir. Canlı olan mercan kayaları, salgıladıkları kalsiyum karbonat maddesi ile koruyucu bir tabaka meydana getirerek, binlerce canlıyı sinesinde barındırırlar. Mercan kayalıkları muhteşem bir beraberlikle, ahenk ve nizamın sergilendiği belki de en güzel misallerden bir tanesi...
TARIK ÇELİK