Sızıntı Arşivi

Haziran 1986 · s. 178 · 1 dakikalık okuma

Pusula Kullanan Bakteriler

Mehmet Akif Baysal · Biyoloji

Sciende News’den M. Akif Baysal

Magnetit olarak bilinen demiroksit filizi yüksek sıcaklıklarda ısıtıldığında manyetik hususiyet kazanır. Bu sebeble de ilk pusulalarda kullanılmışdır. Arz üzerinde jeomanyetik sahaları araştıran jeologlar için bu bileşik ayrı bir önem taşır. Magnetit; volkanik buharın soğumasından meydana gelen kayalar üzerinde teşekkül eder. Jeologları hayrete düşüren husus, yüksek sıcaklıklara maruz kaldığı bilinmeyen deniz tortul kayalarında da küçük magnetit parçacıkların bulunmasıdır.

Bazılarına göre bunlar, chiton denilen deniz omurgasızları tarafından meydana getirilir. Bu hayvanlar kireç taşları üzerinde bulunan algleri kemirirlerken dişlerinin içine yerleştirilen magnetitin bir kısmı kireç taşına geçmiş olur.

John F. Stolz ve diğer jeologlar bunun doğru olmadığını deniz tortularındaki magnetitin büyük bir çoğunluğunun bakterilerce meydana getirildiğini iddia ederler.

Pusula ile yönlerini bulan ve “magnetatik” bakteriler olarak isimlendirilen bu canlılar magnetit parçacıklardan meydana gelmiş bir iç pusulaya sahiptirler. Bu bakteriler açık denizlerde 598 m. derinlikten alınan sedimentte sentezledikleri magnetit zincirleriyle birlikte canlı olarak müşahade edildi.

Magnetit parçacıkların bakteriler tarafından yapıldığına en güzel bir delil bu partiküllerin son derece ölçülü bir şekilde olmaları ve tam olarak dünyanın magnetit sahalarını kaydedebilecek optimum büyüklükte (50-150 nanometre) yapılmalarıydı.

Jeologlara göre eğer parçacıklar bundan küçük yapılsaydı ısı titreşimleri ile magnetit özellikleri kaybolacak, daha büyük olsaydı yeterli seviyede magnetit hareket sağlanamayacaktı.

Bu bakteriler Yaratıcı’nın kendilerine verdiği bu pusula yapabilme kabiliyetlerini kendileri için en müsait vasat olan oksijende fakir sediment tabakalarını bulmada kullanırlar.

Jeologlar için deniz dibindeki tortul kayalarda yaşayan bu bakterilerin önemi geçmiş devirlerdeki oksijen azalmasının bir simgesi olması ve dünyadaki demir ve devridaiminde önemli bir rol oynamasıdır.