Aralık 1986 · s. 452 · 1 dakikalık okuma
Penceredeki İşaretçiler
Sızıntı · KALBİN ZÜMRÜT TEPELERİNDE

Şimdi biraz da kainat kitabının bir diğer yüzü olan kendi benliğimizi, iç varlığımızı tanımaya ve onun aydınlığında yüce hakikatı kavramaya çalışalım.
Aslında böyle bir yolla, hakikatı aramak isteyen her insan, aynı zamanda eşya ve hadiselerin mahbesinden kurtulur ve onlara söz dinletecek bir noktaya yükselir. Evet, kainat kitabı gibi, ‘ insan mahiyeti de değişik yönleriyle tıpkı bir endam aynası gibi, hep o Yüce Yaratıcı’yı göstermektedir. Gecenin karanlığı, ışığın parlaklığına bir vasat teşkil ettiği gibi, insan da zaafları, ihtiyaçları, acizliği ve fakirliğiyle herşeye gücü yeten bir Kudreti Sonsuzu, her ihtiyacı gören bir Serveti Sonsuzu; aciz1erin kuvvet kaynağı, fakirlerin sarsılmayan dayanağı,vicdanlarda varlığı güneşden ayan bir Zatı göstermektedir. Demek her insan kendi ruh ve vicdanını dinlediği takdirde,yer yer zaaf ve boşluklarının araladığı perdenin arkasında O’nu aramanın “Hayy-hü”yunu, zaman zaman da O’na ermişliğin sevinç ve huzurunu duyacak ve başı gidip ta cennetlere ulaşacakdır.
Keşke, günümüzün insanına onun vicdanının çehresindeki bu yazıları okutabilseydik..!