Sızıntı Arşivi

Ekim 1992 · s. 5 · 4 dakikalık okuma

Orta Kulak Kasları

Ömer Cengiz · Tıp

ekm92

Gelişmiş sanayinin hayatımıza sağladığı kolaylıklar yanında birçok problemi de beraberinde getirdiği bilinmektedir. Günümüzde gürültülü bir dünya ortaya çıkmış olması bu problemlerin en önemlilerindendir. Artık hergün karşılaştığımız beton delme aletlerinin gürültüleri, jet motorlarının vınlamaları, buldozerlerin iniltileri birlikte yaşamaya alıştığımız alelâde sesler haline gelmiştir. Günümüze kadar orta kulak kaslarımızın mükemmel birer tabiî susturucu vazifesi gördükleri bilinmiyordu. Yapılan araştırmalarda, bu küçücük kasların, iç kulağı aşırı hırpalanma ve yorgunluktan koruduğu anlaşılmıştır.

Orta kulak kasları çizgili kaslardan olmalarına rağmen kalp kaslarımız gibi bizim isteğimiz dışında çalışırlar. Bu kaslar, kulak zarıyla iç kulak salyangozu arasında titreşimleri ileten çekiç, örs ve üzengi kemikçiklerine tutturulmuşlardır. Çekiç kemiğiyle östaki borusunu bağlayan kascığa, 'Tensor Tympani', üzengi kemikçiğinin örse dayandığı ucundan orta kulak oyuğuna bağlayanına ise 'Stapedius' denir.

ekm92

İnsanlarda dıştan gelen seslere karşı tepki gösteren stapedius'tur. Kulaklarımızdan bir veya ikisi dışarıdan gelen yüksek seslere maruz kaldığında stapedius 0.1 saniyede kasılır ve üzenginin normal konumundan 50 mikron kaymasını sağlar. Böylece kemikçikleri tutan bağlar gerilir. Sonuçta iç kulağa giden titreşimlerde 20 desibel veya daha fazla miktarda azalma görülür. İç kulağı koruyucu bu kasılma refleksi genellikle insanın duyma sınırının üstünde 80-90 desibellik seslerde gerçekleşir. Mesela, kalabalık bir caddeden gelen gürültüler, stapedius'u harekete geçirir.

Orta kulak kasları sadece dıştan gelen seslerle değil kişinin kendi yüksek sesli konuşmasıyla da kasılır. Bu kasılma refleksi konuşmaya başlamamıza yakın gerçekleşmeye başlar, daha sonra sesin şiddetine göre kasılma arttırılır. Bu sayede İç kulak, yüksek sesle konuşmaktan doğabilecek hasarlardan korunmuş olur. Bazen bir bebeğin bağırması veya çığlığı kendi kulaklarına yakından geçen bir tren sesinin şiddetiyle gelmesine rağmen orta kulak kaslarının susturuculuk fonksiyonu sayesinde zararsız hale getirilir. Orta kulaklarında kas bulunmayan bazı kurbağaların ses çıkarmamalarının bir sebebi de budur. Aslında orta kulak kaslarının en önemli vazifesi konuşurken veya başkalarını dinlerken işitmemizi sağlamalarıdır. Bu kaslar, içten veya dıştan gelen yüksek şiddetteki seslerin içindeki alçak frekansları söndürürler. Böylece alçak frekanslar tarafından maskelenen yüksek frekansların şiddeti arttırılarak daha belirgin hale gelirler. Bu frekans seçme işlemi, duyma gücümüzü arttırır. Kişinin kendi konuşması içerisinde de sesli harflerden çıkan alçak frekanslar mevcuttur. Orta kulak kaslan hemen konuşma öncesinde kasılarak, sesteki alçak frekansların çevreden gelen yüksek frekansları maskelemesini önler. Bunun da faydası, konuşurken, başkalarını işitebilmemizin sağlanmasıdır.

Son araştırmalar stapedius kasının insanların birbirini anlamalarında daha önemli bir rol oynadıklarını göstermiştir. Ses ve işitme uzmanları, stapedius kası çalışmayan kişilerin gürültülü yerlerde veya konuşulan sesler fazlaca şiddetlendiğinde sesleri ayırt etmede güçlük çektiklerini müşahede etmişlerdir.

ekm92

Stapedius kasının konuşulan sesleri ayırt ettiğini anlamak için bir ses dalgasının iç kulak salyangozunda bileşenlerine nasıl ayrıldığına dikkat etmek gerekir. İç kulak sıvısında yayılan bir ses dalgası, kulağın taban zarı (bazal membran) kısmında ilerleyerek kulak salyangozu kanalını baştan sona kadar kateden bir dalga üretir. Üzengiden kulak salyangozu spiralinin sonuna kadar oluşan bu dalgalanmalar, sesin alçak frekanslan tarafından üretilir. Halbuki aynı sesin yüksek frekanslarından kaynaklanan dalgalanmalar daha çabuk söner ve üzenginin yanındaki alanın içinde kalırlar.

Salyangoz kanalının bazal membranındaki dalgalanmaların çoğu alçak frekansların neticesi olduğu için yüksek şiddetteki düşük perdeli sesler, yüksek frekanslı sesleri yutarak duyulmalarına engel olurlar. Ayrıca düşük frekanslı sesler tarafından yüksek frekanslı seslerin maskelenmesi stapedius kasının refleksi sayesinde en aza indirilmiştir. En önemlisi de konuşmadaki anahtar sesler ekseriyetle yüksek perdeli sesler olduğundan, orta kulak kaslarımız gerildiklerinde, bu yüksek perdeli sesleri ortaya çıkararak konuşulanları anlama nisbetini arttırırlar. İsveç'de Umea Üniversitesi'nden John ve Erik Zakrisson'un yaptığı çalışmalar, orta kulaktaki stapedius kas refleksinin gürültü içindeki yüksek frekanslı sesleri işitme sınırını 50 desibel kadar arttırdığını ortaya koymuştur.

Yeryüzünde bazı hayvanların yaşayabilmeleri için diğerlerinden çok daha hassas kulaklara ihtiyaçları vardır. Hassasiyetle birlikte ortaya çıkan en önemli ihtiyaç ise lüzumsuz şiddetli seslerle, lüzumlu olan seslerin karışmasını önleyen bir mekanizmadır. İşte bu harika mekanizmalardan bir çeşidinin de yarasalara bahşedilmiş olduğunu görürüz.

ekm92

Yarasaların güçlü tensor tympani ve stapedius kasları, avlanma çığlıkları esnasında bu çok ani sesleri çıkarırken, çok yüksek sıklıkta kasılırlar. Her çığlık esnasında yarasanın orta kulak kasları çok hızlı bir şekilde âzamî gerginliğe ulaşır. Hemen ardından da bir o kadar hızla gevşerler ki, bu sayede avından yansıyıp gelen çığlığın yankılanmasına karşı eski hassas vaziyetini alabilir. Bir kasılma-gevşeme saniyenin binde biri kadar bir zamanda gerçekleşir ve avına yaklaşıncaya kadar bu kasılıp gevşeme hareketleri 100'e kadar çıkabilir. Kuzey Carolina Üniversitesi'nden O'Dell Williams Henson' un araştırmalarına göre yarasaların orta kulak kasları ses çıkarılmaya başlanmadan önce birkaç milisaniye kasılırlar. Orta kulak kasları kasılma vaziyetini aldığında da iç kulağa ulaşan ses enerjisi 20 desibelden fazla miktarlarda azaltılır.

Çok âni ortaya çıkan ve yüksek şiddeti olan seslere karşı stapedius, iç kulağı zarardan kurtaramaz. Çünkü stapediusun tamamen kasılması için 100 ya da 200 milisaniyeye ihtiyacı vardır. Fakat bu tepki süresi, bir silah patlamasından çıkan ses dalgalarının iç kulağa ulaşıncaya kadar geçecek süreden az olduğundan bu sesin zararı hafifletilemez. İşte bu durumda iç kulağa gelen hasarı azaltmak için yapılabilecek tek şey, tetik çekilmezden önce mırıldanmaya başlamaktır. Mırıldanma sayesinde orta kulak kasları, kişi ses çıkarmaya başlamazdan önce otomatik olarak kasılır ve dıştan gelen sesin şiddetini hafifletirler.

Bazı sesleri söndürüp bazılarını da frekanslarına göre ileterek adeta akort yapan ve duyma kabiliyetimizi korumada vazifeli olan orta kulak kas sistemi, hergün karşılaştığımız gürültülere karşı bizim için Allah tarafından ihsan edilen en zarif bir çözüm değil midir?