Eylül 2001 · 1 dakikalık okuma
Ölçü veya Yoldaki Işıklar
Var olma yolunda hemen herşey ızdırap soluklar, ızdırapla yatar kalkar ve ızdırap yutkunur.
* * *
Yeri göğü biraraya getirip, birbirine bağlayan, dünyayı ukba ile bütünleştiren sözdür. Her ne kadar onun güzelliği ve yüceliği kendiliğinden görülmese de her şey ona muhtaç, her gizli güzelliğin kaynağı da odur.
* * *
Hekimler; kılıç yaralarını, ok yaralarını tedavi edebilmişlerdir; ama, söz yaralarını hiç tedavi ettikleri görülmemiştir.
* * *
Kalem ilk yaratıldığında neyi yazacağını bilememiş ve hayrette kalmıştı. Neden sonra kulağına "söz"ün sırrı fısıldanınca, o feryat etmeye, mürekkep de ağlamaya başladı. Ve o gün bugündür, kalem söze ulaşınca hep çığlık koparır, mürekkep de yaş döker.
* * *
Lider, sorumluluğunu yüklendiği toplumun büyüklerini babası, küçüklerini evladı bilir ve bir kuluçka hassasiyetiyle, himaye ve şefkatine sığınan herkese bağrını açar, herkesi kanatlarının altına alır ve korur.
* * *
Lider, adaletli olduğu zaman merhametli, merhametle coştuğu zaman da istikametlidir. İnsan ve insanca düşünceleri şefkatle kucaklarken, yılan ve çıyan deliklerini tıkamayı da ihmal etmez...
* * *
Yeri-göğü bir araya getirip, birbirine bağlayan, dünyayı ukba ile bütünleştiren sözdür. Her ne kadar onun güzelliği ve yüceliği kendiliğinden görülmese de her şey ona muhtaç, her gizli güzelliğin kaynağı da odur.
* * *