Eylül 2000 · 1 dakikalık okuma
Ölçü veya Yoldaki Işıklar
Ebedi varlığa ermek için, ölüp ölüp dirilmek ne zevkli; her hırpalanışı bir tembih sayarak silkinip kendine gelmek ne hoş ve binbir badire içinde ümidini koruyarak, geleceği kucaklamak ne büyük bir kahramanlık!
* * *
İnsanlığa hizmet düşüncesini taşıyan herkes, vazifesinin kudsi, seferinin uzun, yolların da yokuş olduğunu ve bu yolda, çeşitli şirretliklerle karşılaşacağını, her köşe başında ölümle burun buruna geleceğini; bir cani, bir serseri gibi hakarete uğrayacağını; hatta çok defa insanca yaşama haklarından mahrum bırakılacağını bilip, bu kudsiler yoluna öyle baş koymalıdır.
* * *
Sular, hararet görmeden buharlaşıp duruluğa eremez.. tohum, çatlayıp çürümeden sümbül ve başak hayatına yükselemez.. ve kar–kış olmadan bahar gelmez; gelse de kadri kıymeti bilinemez.
* * *
Geleceği omuzunda bayraklaştırıp yükseltmeyi taahhüt edenler, her hamlede böyle bir mes'uliyetin ağırlığını vicdanlarında duydukları ölçüde başarılı sayılırlar...
* * *
Duygu, düşünce, tasavvur birliği ile bir araya gelmiş ve aynı terbiye ile ruhda kemale ermiş bir toplum, her zaman Hakkın teyidine mazhadır ve istikbal vaad edecidir.
* * *