Ekim 1999 · 1 dakikalık okuma
Ölçü veya Yoldaki Işıklar
Çile, yüce hedeflere varmanın ve yüksek neticeler elde etmenin biricik yoludur.
Çilenin olmadığı yerde ne olgunlaşmadan, ne de ruhta bütünleşmeden bahsedilemez.
* * *
Milletlerin tarihi, kahramanlarla yükselir.
Kahramanı olmayan bir milletin tarihi sığ ve durgun bir göl gibidir; çok büyük ve geniş de olsa, iç açıcı ve inşirah verici değildir.
Millet vardır, onun tarihi, tek sütun üzerine oturtulmuş bir kemer gibi, tek bir kahramanın etrafında örgülenmiştir.
Millet de vardır, onun tarihi yüzlerce kubbesi olan bir mâbed gibi, binlerce sütuna dayanıp yükselmiştir.
* * *
Milleti kurtarma ve yüceltme gibi yüksek duygularla yola çıkanlar, her şeyden önce fıtrat kanunlarıyla uyum içinde olmalı ve onlarla zıtlaşmaya düşmekten tir tir titremelidirler.
* * *
Tabiat kanunları, Yaratıcı'nın nurlu ve hikmet dolu bir kitabı olarak, her zaman başvurulması gereken bir ibret dershânesidir.
Kendini idrak etmiş, rûhuyla bütünleşmiş gönüller, bu dershânede hilkatin göz kamaştırıcı güzellik ve inceliklerini ve taklit edilmeye şâyeste kanunlarını ibretle mütalâadan derin bir zevk alırlar.
* * *
Çiçekler, yapraklar, ulu ağaçların tepelerinde, ne ise, zafer tâkları da insanoğlu için aynı şeydir.
Çiçeksiz ağaç metrûk ve garip, zafersiz insan da bahtsızdır.
* * *
Sokrates'in medresesinin alnına yazılı olduğu söylenen.. ve kendisinin de sık sık tekrar ettiği: 'ey insan, kendini bil!' dünya kadar hikmete açık ilim yuvalarında bir bayrak gibi tüllendikten sonra, seyrini bizim tasavvuf mekteplerimizde sürdüren, sürdürürken de, lâhut buudlu az bir değişiklikle: 'kendi benliğinin sırlarını kavrayan, Rabbini de bilmiştir' şeklini alan bu ulu söz, bilmem kaç kadirşinas yorumcu ve kaç seviyeli temsilciye rastlamıştır?