Nisan 1994 · 1 dakikalık okuma
Ölçü veya Yoldaki Işıklar
"Katil mirasçı olamaz" fert plânında, Ahkemü'l-Hâkimin adına maksadın aksiyle cezalandırmayı şer'î mahkemeler temsil ederler.
Devlet ve milletler plânında ise çok defa şeriat-ı fıtriye.
Bilmem ki bir dönemde ehl-i beyte çektirenler, daha sonraları kan-irin içinde inlerlerken bunu hiç hatırlaya bildiler mi?
Ve dünyanın dört bir yanında Osmanlı'ya çektirenler, bir kısım zâlim ideolojiler ve kanlı katillerin ayakları altında pâyimâl olurken, ettiklerini düşünebildiler mi..?
* * *
Hafızaya kaydedilen şeylerde hafıza kuvvetinin müessiriyeti yanında, insanın duygu, düşünce, his, nazar gibi, benliğin bütün rükünleriyle o noktada yoğunlaşmasının te'siri de oldukça büyüktür.
Herhalde, çocukluk döneminde hâfızanın daha güçlü görünmesi ve yaş ilerledikçe de dağınıklığa uğraması biraz da bunda aranmalıdır...
* * *
Lütuflara mazhar olanın istîdatsızlığı ve liyakatsızlığı, lütufların da yağmur gibi mebzuliyetle devamı, lütfederim servet ve lütufkârlığındandır.
* * *
"Siz bilirsiniz" sözü, benim terbiye dalgakıranlarıma çarpıp kırılmış öyle bir karşı koymadır ki, bana bu sözü söyletmiş olanlar, şayet bu bedaheti bilebilselerdi ömür boyu bir daha bu hatâya cüret etmezlerdi...
* * *
Sahâbenin hakîkala ulaşmada berzah yolunu bilmemesi, Efendimizin ümmiyyeti gibi bir hususiyet ve fazilettir.
Yani hakîkatı arama berzahına girmeden, doğrudan doğruya hakikatler hakîkatine ulaşmış olmanın basit bir gılâfıdır.