Mart 1994 · 1 dakikalık okuma
Ölçü veya Yoldaki Işıklar
Madde inceldikçe mâ'nâ kuvvet kazanır; ceset disipline edildikçe ruh adetâ melekleşir.
İnsan işte bu farklı dünyaların berzahı hüviyetinde yaratılmıştır.
* * *
Hz. Âdem'deki isyan görünümlü tavır, O'nun mâhiyetindeki önemli bir esastan kaynaklanmıştı.
Âdem Aleyhisselâmda bu esâs sadece bir nüve idi; bizdeki ise onun neşv ü nemâ bulmuş hâli...
* * *
Basıp üzerinde yürüdüğün toprak olsaydım.. içine girip saklandığın mağara, "küheylanım" deyip sırtına bindiğin atın, avına saldığın kıtmîrin, elinde taşıdığın sopan, omuzlarına aldığın ridân, gerdiğin yayın, düşmanın bağrına sapladığın okun olsaydım...
Olduğuma da bin şükür; ya senden uzak kalsaydım..!
* * *
1-İç dinamikleri îtibariyle Kuran:
a-O'ndan dinleme seviyesinde, b-Elçisinden dinleme seviyesinde, c-Allah ve Rasûlüne arzetme seviyesinde, d-Kadirşinas bir kalbin dikkati seviyesinde edâ edildiği zaman, insan duyguları üzerinde beklenen tesiri göstermesi söz konusu olabilir.
2-Bir de içle alâkalı olsun-olmasın bir kısım dış esaslar vardır ki, bunlar da Kuranın anlaşılıp hissedilmesinde önemli vazifeler yüklenirler:
a-O'nu, dilin hususiyetlerine riâyet çerçevesinde eda etmek, b- Bu hususları zedelemeden Onu kendi müsikîsiyle tilâvet etmek, c-Muhtevâ ve iç mûsikîye göre seslendirmek. d-Yerinde tekrarlarla konsantrasyonun sağlanması gibi hususları sıralayabiliriz. Birinci husus mutlaka lâzım ve bileni bir hayli çok.. ikincisi oldukça önemli ama içi boş birkaç ses sanatkârıyla icrâ edilmekte.. üçüncüsü bileni ve anlayanı yok gibi.. dördüncüsü ise fantazistlerin elinde gösteri mevzûu...
* * *
O, adetâ bir turunç idi.. tadı, kokusu ve töresiyle, Turuncun töresi önce meyve verip sonra çiçek açmaktır.
Evet, Âdem nebî henüz su-toprak arası gelip giderken, arşın dört bir yanında O'nun nübüvvet bayrağı dalgalanıyordu.