Sızıntı Arşivi

Şubat 1994 · 1 dakikalık okuma

Ölçü veya Yoldaki Işıklar

Sızıntı · ÖLÇÜ

Târih hep tekerrür eder durur: Yusuf'u nesebî kardeşleri, Osmanlıyı da din kardeşleri peylemişti. Birinciler "Tallahi lekad âserakellâhu" [1] diyerek af dilediler; bakalım Osmanlı torunları ne zaman "Lâ tesrîbe aleykümü'l yevm" [2] diyecekler?

[1] Vallahi Allah seni (bize) üstün kıldı.

[2] Bu gün size kınama yok.


* * *

Hz. Osman ve Ali'yi arkadan hançerleyen kanlı eller, o günkü müslümanlann safvet ve hüsnü niyetini su-i istimâl etmişlerdi; Âl-i Osman'ı arkadan vuran kanlı katiller ise, kerestesi bizden tahta at kullanarak harîm-i ismetimize girmişlerdi...


* * *

Lâhî ve lağî kalbin Cenâb-ı Hakk'a teveccühünü, farkına varılmadan alınıp verilen soluklara benzetmek doğru olacaksa, Ona karşı şuurlu yönelişi de bilerek ve tekniğine uygun olarak yapılan teneffüse benzetebiliriz...


* * *

Ben, Tanzimat sonrası Türk Edebiyatını günümüzdeki Türk işçisine benzetiyorum:

Toy toy batı yamaçlarına açıldı.. ve kendi iffetli hayat arkadaşını bırakıp, dışı şehvetle alev alev, içi gayyalar kadar karanlık bir yosmaya râm oldu.


* * *

Hakk'a ve mü'minlere karşı mûr "karınca" gibi ayaklar altında olmalı, zünbûr gibi "arı" başlar üzerinde dırdır etmemeli...