Sızıntı Arşivi

Nisan 1989 · 1 dakikalık okuma

Ölçü veya Yoldaki Işıklar

Sızıntı · ÖLÇÜ

Sanat; gizli hazineleri keşfedip açan sihirli bir anahtar gibidir.

Onunla açılan kapıların arkasında, fikirler suret urbası giyer, hayaller de âdeta cisimleşir.


* * *

İnsanları, denizlerin sonsuzluk ve derinliklerinde, semâların yükseklik ve maviliklerinde dolaştırıp seyahat ettiren sanattır.

Sanat sayesinde insan, yerlerin ve göklerin enginliklerine yelken açar, zaman ve mekan üstü duygulara ulaşır.


* * *

Beşer hissiyatını muhafaza ile. her lahza o hissiyata, hedeflerin en yükseklerini gösterip, hassas ruhları derinlikden derinliğe sevkeden âmillerin başında sanat gelir.

Sanat olmasaydı bizler, insanın müdahale buudunda hâli hazırdaki mevcut güzelliklerin hiçbirini göremiyecektik.

Ve o âteşînî sanatkâr ruhlar da bütün tasarı, plan ve tasavvurlarıyla toprağa gömülüp gideceklerdi...


* * *

İnsanoğlunun güç ve derinliklerini tasvir eden en birinci levha sanaldır.

Evet, sanat sayesindedir ki, en derin duygu ve düşünceler, en çarpıcı tesbitler, en içli arzular bir plağa kaydediliyor gibi kaydedilmiş ve âdeta ölümsüzleştirilmişlerdir.


* * *

Sanat; terakkinin rûhu ve duyguları inkişaf ettiren yolların en önemlilerindendir.

Bu yolu kullanma fırsatını kaçıran bahtsız istidatlar, bütün bir hayat boyu metluç insanlar gibi bir yanları ölü olarak yaşarlar.


* * *

Sanatın imana refakati sayesinde değilmiydi ki, bu muhteşem dünya şaha kalkmış mâbetleri, şehâdet parmakları gibi öteleri gösteren minareleri, her biri başlıbaşına birer mesaj sayılan mermerlerin alınlarındaki mübarek desen ve motifleri, çeşit çeşit hat sanatları, pırıl pırıl tezhipleri; solmayan işlemeleri ve kelebek kanatları kadar güzel nakışlarıyla seyrine doyulmayan bir güzellikler galerisi haline gelmişti...