Mart 1989 · 1 dakikalık okuma
Ölçü veya Yoldaki Işıklar
Varlığa sadece gözleriyle bakanlar, onu ancak, gözlerinin ihatası ölçüsünde kavrayabilirler.
Eşyayı basiretle didik didik edenlerdir ki, arının çiçeklerden bal-özü topladığı gibi, onlar da, herşeyden şeker-şerbet mânâlar çıkarabilirler.
* * *
Basiret, akıl demek olmadığı gibi düşünce de değildir.
Düşünmek, akıl ve aklın semerelerini aşkın olduğu gibi, basiret de, düşüncenin çok ötesinde ilahî bir melekedir.
* * *
İnsanı hayvanlardan ayıran şey, onun şuuru, basireti, sonra da ilham ve hikmete mazhariyetidir.
Bu hasselerden mahrum olanların şekli ne olursa olsun, olmaları gerekli olan son noktaya ulaşamamış sayılırlar.
* * *
Göz, baktığı kimselerin şekil, sîma ve kâmetlerini görür.
Basiret, bunların ötesinde, ahlâk, fazilet ve ruhun derece-i kıymeti gibi şeyleri de sezer.
* * *
Gözler, eşya ve hadiseleri dış yüzleri ve maddi yanlarıyla, basiret ise, muhtevâ, fâide, gâye ve hikmet gibi iç yüzleriyle de görür, tanır ve kavrar.