Kasım 1988 · 1 dakikalık okuma
Ölçü veya Yoldaki Işıklar
Evliliğin, ferde ait faide ve menfaati bir ise, milete ait pek çokdur. Bu itibarla, bozuk evlilik gibi hiç evlenmemek de kızları sefil, delikanlıları rezil edip millete su ve kan kaybettiren bir koleradır.
Ta başdan sağlam esaslar üzerine kurulmuş ve maddi-ma’nevi seadetin dalgalanıp durduğu bir yuva, milletce varolmanın en sağlam bir temel taşı ve faziletli fertler yetişdiren mübarek bir mektepdir. Evlerini mektepler kadar feyizli ve bereketli, mekteplerini de evleri kadar sıcak hale getirebilen milletler, ıslah hareketlerinin en büyüğünü yapmış, gelecek nesillerin huzur ve mutluluğunu garanti altına almış olurlar.
Millet, hane cüz’i fertlerinden meydana gelir. Bu itibarla, evler, iyi ise millet iyi, evler kötü ise milletde kötüdür. Keşke, milletin salahını isteyenler her şeyden evvel hanelerin ıslahına çalışsalardı.!
Ev’e, içindeki insanlara göre “ev” denir. Bir hanenin fertleri, o hanede oturanların insani’ değerleri paylaşdıkları ölçüde mesut sayılırlar. Evet diyebiliriz ki, insan eviyle insanca yaşar; ev de içindeki insanlarla “ev” olur.
Ev küçük bir millet, millet de büyük bir hanedir. Büyük-küçük herhangi bir haneyi, arızasız idareye muvaffak olmuş ve hane halkını insanlığa yükseltebilmiş birisi, az bir gayretle daha büyük organizasyonlarda da başarılı olabilir.
Bir hanedeki nizamsızlık ve döküntü o hanedeki insanların derbederliğini ve ruh perişaniyetini; bir beldede, evlerin, sokakların pisliği, intizamsızlığı, bozukluğu da belediye kadrosunun derece-i hissini tasvir eder.