Sızıntı Arşivi

Ağustos 1981 · s. 16 · 2 dakikalık okuma

O'nu Arayan Seyyah

Sızıntı · KALBİN ZÜMRÜT TEPELERİNDE

Sonra o mü­tefekkir yolcu, ilâhi marifetin hadsiz mertebelerinde, nihayetsiz zevklerinde ve nurlarında daha ileri gitmek için insanlar âlemine ve insanlık dünya­sına girmek ister­ken başta peygamberler olarak onu içeriye davet ettiler; o da gir­di. En evvel geçmiş zamanın men­ziline baktı, gördü ki:insanların en nuranî ve en mü­kemmeli olan umum peygamber­ler (a.s) hep bera­ber Ondan baş­ka yok ilah” de­yip zikrediyorlar. Parlak ve tasdik edilmiş olan had­siz mucizelerinin kuvvetiyle, tevhi­di iddia ediyorlar. İnsanlığı, hayvan­lar mertebesinden meleklik derecesi­ne çıkarmak için, onları Allaha ima­na davet ile ders veriyorlar gördü. O da, o nuranî dershanede diz çöküp derse oturdu. Gördü ki: İnsanların meşhurlarının en yüksek­leri ve namdarları olan o üstatların her birisinin elinde kâinatın yaratanı tarafından verilmiş tasdik nişanesi olarak mucizeler bulunduğundan, herbirinin verdiği haber ile insanlardan büyük bir tai­fe ve ümmet, tasdik edip imana geldiklerinden, o yüzbin ciddi ve doğru zatların icma ve ittifakla hüküm ve tasdik ettikleri bu hakikat ne kadar kuv­vetli ve kati olduğunu kıyas ede­bildi. Ve bu kuv­vette bu kadar doğru haber verenlerin hadsiz mucizeleriyle im­za ve isbat ettik­leri bu hakikati inkâr edenler ne derece hadsiz bir hata ve cinayet ettiklerini, ne ka­dar hadsiz bir aza­ba müstahak ol­duklarını anladı. Ve onları tasdik edip iman getiren­lerin ne kadar haklı ve hakikatli olduklarını bildi. Böylece imanın mukaddesliğinin büyük bir mertebesi daha ona gö­ründü.

Evet, peygam­berleri (a.s), Cenab-ı Hak tarafın­dan fiilen tasdik hükmünde olan hadsiz mucizele­rinden; hakkani­yetlerini gösteren, muarızlarına ge­len semavi pek Çok tokatların­dan, hak oldukla­rına delâlet eden şahsi kemâlatlarından ve hakikatli talimatlarından; doğru olduklarına şehadet eden imanları­nın kuvvetinden, tam ciddiyetlerinden, fedakârlıklarından ve ellerinde bulu­nan kutsi kitap ve suhuflarından; onların yolları doğru ve hak olduğuna şeha­det eden ittibaları ile hakikate, kemâlâta, nura vasıl olan hadsiz talebelerinden başka, onların ve pek ciddi habercilerin müsbet meselelerde icmai, ittifakı, te­vatürü ve ispatta uygunluğu, tesanütü ve tetabuku öyle kâfi bir delil ve öyle bir kuvvettir ki; dünyada hiçbir kuvvet, karşısına çıkamaz, hiçbir şüphe ve tereddüde de yer bırakmaz. İmanın erkânına bütün peygamberleri (a.s) tasdik dahi dâhil olması, o tasdik büyük bir kuvvet menbaı olduğunu anladı. Onların derslerinden çok imanı feyiz aldı.