Sızıntı Arşivi

Mart 1981 · s. 16 · 2 dakikalık okuma

O'nu Arayan Seyyah

Sızıntı · KALBİN ZÜMRÜT TEPELERİNDE

Sonra, o fikrî seyahate alışan o mütefekkir misa­fire, Küre-i Arz, lisan-ı haliyle di­yor ki:

“Gökte, feza­da, havada ne ge­ziyorsun? Gel, ben sana aradığını tanıttıracağım. Gördüğüm vazife­lerime bak ve sahifelerimi oku.”

O da bakar, görür ki: Arz, cez­beye tutulmuş bir mevlevi gibi iki hareketiyle, gün­lerin, senelerin, mevsimlerin mey­dana gelmesine sebeb olan bir daireyi, Büyük Mahşer’in meyda­nı etrafında çizi­yor. Ve canlıların yüzbin nevilerini bütün erzak ve levâzımatlarıyla içine alıp feza de­nizinde mükem­mel bir muvaze­ne ve nizamla gez­diren ve Güneş et­rafında seyahat eden muhteşem ve emre âmâde ilâhî bir gemidir.

Sonra sâhifelerine bakar, görür ki: Bölümle­rindeki herbir sahifesi, binler âyetleriyle Arzın Rabbini tanıttırıyor. Umumu­nu okumaktan vakit bulamadığından, yalnız bir tek sahife olan canlıların bahar mevsiminde îcad ve idaresine bakar, müşahe­de eder ki: Yüzbin nevi mahluktan hadsiz fertlerinin suretleri, basit bir maddeden gayet muntazam açılıyor ve gayet mer­hametlice terbiye ediliyor; ve gayet mucizeli bir şekilde, bir kısmının tohumlarına kanatçıklar verilip, onları uçurtmak sure­tiyle neşrettiriliyor; ve gayet tedbirlice idare olunuyor; ve gayet şefkatli bir suret­te ihtiyaçlar te­min edilip doyu­ruluyor; ve gayet merhametli şekil­de azık ve rızkları düşünülerek hadsiz, çeşit çeşit lezzetli ve tatlı rızkları, hiçten ve kuru topraktan ve birbirinin mis­li ve farkları pek az ve kemik gibi köklerden ve çe­kirdeklerden, su damlalarından ye­tiştiriliyor...

Her bahara, bir vagon gibi, ha­zine-i gaybtan yüzbin çeşit yiye­cek ve levâzımat, tam bir intizam ile yüklenip canlı­lara gönderiliyor. Ve bilhassa o er­zak paketleri için­de yavrulara gönderilen süt kon­serveleri ve valide­lerinin şefkatli si­nelerinde asılan şekerli süt tulumbacıklarını gön­dermek, o kadar şefkat ve merha­met ve hikmet içinde görünüyor ki, açıkça bir Rahman ve Rahimin gayet şefkat­lice ve terbiye edici bir tarzda bir rahmet ve ihsan tecellîsi olduğunu isbat eder.

Elhâsıl:Bu hayat ve bahara ait sahife. büyük haşrin yüzbin numunelerini ve misallerini göstermekle: “Allanın rahmetinin eserlerine bak ki, ölümünden sonra arzı nasıl diriltiyor!. İşte şüphesiz böylece ölüleri diriltecektir. O, herşeye kadirdir.” (k.) âyetini maddeten gayet parlak tefsir ettiği gibi: bu âyet dahi, bu sahifenin mânâlarını mucizeli bir şekilde ifade eder. Ve arzın, bütün sahifeleriyle büyüklüğü nisbetinde ve kuvvetinde “Lâ ilahe illallah” dediğini anladı.