Sızıntı Arşivi

Şubat 1981 · s. 16 · 2 dakikalık okuma

O'nu Arayan Seyyah

Sızıntı · KALBİN ZÜMRÜT TEPELERİNDE

O meraklı yolcu kendi aklı­na der: “Bu ruh­suz, hayatsız, şu­ursuz mütemadi­yen çalkalanan, kararsız, fırtınalı, dağdağalı, sebat­sız, hedefsiz şu havanın perdesiyle ve zahirî su­retiyle vücuda ge­len yüzbinler hik­metli, merhametli ve san’atkarca ya­pılan işler, ihsan­lar ve imdatlar açıkça isbat eder ki: Bu çalışkan rüzgârın ve bu cevval hizmetkâ­rın kendi başına hiçbir hareketi yok, belki gayet Kadir ve Âlim ve gayet Hâkim ve Kerîm bir âmirin emriyle hareket eder. Güya herbir zerresi, herbir işi bilir ve o âmirin herbir emrini an­lar ve dinler bir nefer gibi, hava içinde cereyan eden herbir ilâhî emri dinler, itaat eder ki; bütün hayvanların tenef­füsüne ve yaşama­sına ve nebatların aşılanmasına, bü­yümesine ve hayatına lüzumlu maddelerin yetiştirilmesine, bulutların sevk ve ida­resine, ateşsiz gemilerin seyir ve seyahatına ve bilhassa seslerin, bilhassa telsiz telefon, telgraf ve radyo ile konuşmaların ulaştırıl­masına ve bu hizmetler gibi, umumî ve külli hizmetlerden başka, azot ve oksijen gibi iki basit maddeden ibaret olan havanın zerreleri birbirinin misli iken zemin yüzünde yüzbinler tarzda bulunan ilâhî san’atlar da mükemmel bir intizamla bir hikmet eli tarafından çalıştırılıyor görüyorum.”

Demek, “... rüzgârları her taraftan estirmesinde gökle yer arasında enire âmâde kıldığı bulut da.....(B/164)” ifadesiyle rüzgârın tasrifiyle hadsiz ilâhî hiz­metlerde kullan­ma, bulutların ita­at ettirilmesiyle hadsiz Rahmani işlerde istihdam; ve havayı o suret­te îcad eden, an­cak varlığı zarurî olan, herşeye muktedir bulunan ve herşeyi bilen celâl ve ikram sa­hibi bir Rab’dır, der hükmeder.

Sonra yağmu­ra bakar, görür ki: Yağmurun tanele­ri sayısınca men­faatler ve damlaları adedince rahmânî tecellîler ve sızıntıları miktarınca hikmetler içinde bulunuyor Hem o şirin, lâtif ve mübarek damlalar, o kadar muntazam ve gü­zel yaratılıyor ki, bilhassa yaz mev­siminde gelen do­lu o kadar ölçü ve intizam ile gön­deriliyor ve iniyor kİ, fırtınalar ile çalkalanan ve bü­yük şeyleri çar­pıştıran şiddet­li rüzgârlar onla­rın denge ve inti­zamlarını bozmuyor; damlaları birbirine çarpıp, birleştirip, zararlı kütleler yapmıyor. Ve bunlar gibi çok hikmetli işlerde ve bilhassa canlı vücutlarda çalıştırılan basit, câmid ve şuursuz hidrojen ve oksijen gibi iki basit maddeden oluşan bu su, yüzbinlerle hikmetli, şuurlu ve muhtelif hizmetlerde ve san’atlarda kullanılıyor.

Demek bu tecessüm etmiş aynı rahmet olan yağmur, ancak bir Rahman ve Rahimin rahmetinin gizli hazînesinde yapılıyor.