Sızıntı Arşivi

Ekim 1979 · s. 16 · 2 dakikalık okuma

O'na İşaretler

B.N. · KALBİN ZÜMRÜT TEPELERİNDE

DOKUZUNCU İŞARET

Gel, ey muhakemesiz arkadaş! Sen şu sarayın sahibini tanımıyorsun ve tanımak da istemiyorsun. Çünkü akıldan uzak görüyorsun. Onun acib sanatlarını ve hallerini, akla sığıştıramadığından inkâra sapıyorsun. Hâlbuki asıl akıldan uzak görmek, asıl müşkülat, hakiki zorluklar ve dehşetli külfetler, onu tanımamaktadır. Çünkü onu tanısak, bütün saray, bu âlem bir tek şey gibi kolay gelir; rahat olur; bu ortadaki ucuzluk ve bolluğa sebep olur. Eğer tanımazsak ve o olmazsa, o vakit her birşey, bütün bu saray kadar müşkülatlı olur. Çünkü herşey bu saray kadar sanatlıdır. O vakit ne ucuzluk ve ne de bolluk kalır. Belki bu gördüğümüz şeylerin birisi, değil elimize, hiç kimsenin eline geçmezdi. Sen, yalnız şu ipe takılan tatlı konserve kutusuna bak. (Konserve kutusu; kudret konserveleri olan kavun, karpuz, nar; süt kutusu ise, hindistan cevizi gibi rahmet hediyelerine işarettir.) Eğer, onun gizli mucizeli mutfağından çıkmasa idi, şimdi kırk para ile aldığımız halde, yüz liraya alamazdık.

Evet, bütün akıldan uzak görmeler, suubet, helaket, belki imkânsızlık, onu tanımamaktadır. Çünkü nasıl bir ağaca, bir kökte, bir kanunla, bir merkezde hayat veriliyor. Binler meyvelerin teşekkülü, bir meyve gibi kolaylık peyda eder. Eğer o ağacın meyveleri ayrı ayrı merkeze ve köke, ayrı ayrı kanunla rabt edilse, her bir meyve; bütün ağaç kadar müşkülatlı olur.

Hem nasıl bütün ordunun teçhizatı bir merkezde, bir kanunda, bir fabrikadan çıksa, kemiyetçe, bir neferin teçhizatı kadar kolaylaşır. Eğer her bir neferin ayrı ayrı yerlerde teçhizatı yapılsa, alınsa; her bir neferin teçhizatı için, bütün ordunun teçhizatına lazım fabrikalar bulunması lazımdır.

Aynen bu iki misal gibi: Şu muntazam sarayda, şu mükemmel şehirde, şu müterakki memlekette, şu muhteşem âlemde, bütün bu şeylerin icadı; bir tek zata verildiği vakit, o kadar kolay olur, o kadar hafiflik peyda eder ki, gördüğümüz nihayetsiz ucuzluğa, bolluğa ve cömertliğe sebebiyet verir. Yoksa herşey o kadar pahalı, o kadar müşkülatlı olacak ki, dünya yenilse, birisi elde edilemez.

B.N.