Sızıntı Arşivi

Kasım 1989 · s. 22 · 4 dakikalık okuma

Milletlerarası Hadiseler 'Vahşi Hayat Tehlikede'

İbrahim Tüfekçi · Tabiat

kas89

İnsanoğlunun doymak bilmeyen lüks ve israf hırsının zararlarının en son neticelerinden birisi, bugün Afrika başta olmak üzere yaban hayvanlarının hayatına İmkân tanıyan birçok kıtalarda görülmektedir.

Bu hususta Jeremy Garvon isimli araştırıcı Kenya'daki fil ve gergedanların istikbali hakkında aşağıdaki raporu vermektedir:

Afrika'daki avlanma parklarına gelen ziyaretçilerin çoğu hâlâ büyük fillerin ve hırçın yaşlı gergedanların her ikisini de görebilecek kadar şanslı olabilirler. Çok değil kısa bir süre önce insan oturduğu yerden ayağa kalkınca, Afrika'nın bozkır ve vahşi ormanlarında bu hayvanları dolaşırken görebiliyordu. Fakat, artık onların geleceği güvenlikte değil. Kaçak avlanan avcılar gergedanları soyu tükenenler listesine aldılar ve bunu yakında filler takip edebilir.

kas89

Fil dişleri ve gergedan boynuzlan bu günlerde kıymetli ürünler arasında yer almaktadır. Sert ve düzgün olan fil dişleri, bilardo topları ve piyano tuşları yapımında olduğu gibi çeşitli süs eşyalarının yapımında da kullanılır. Japonya'da halk, İsimlerini mektubun sonuna yazmaz. Bunun yerine hususi olarak hazırlanmış pul kullanılır. Bu genellikle fil dişinden yapılır.

1970 de fil dişi oldukça ucuzdu, bir kilo fil dişi on dolardan azdı. Bugün ise dünya piyasalarında 150 dolara alıcı bulmakta. Bir fil dişinin avcıya kazandırdığı para ortalama 2000 dolardır.

Keçeleşmiş bir saçı andıran gergedan boynuzu ise daha kıymetlidir. Uzak Doğuda halk bu boynuzun ateşli ve diğer hastalıkları tedavi edebileceğine inanırlar. Yemen'de ise bunlardan el hançeri yapılır. Bir kilo gergedan boynuzu bir kaçbin dolar değerinde olabilir.

Fil dişi ve boynuzun getirdiği meblağ Afrika'daki fakir halk için çok caziptir. Ortalama olarak bîr Afrika'lı bir ayda 50 dolar kazanabilir; oysa bir gergedan boynuzu yada fil dişi onun bir yıllık gelirine eşittir.

İki tür gergedan vardır: Beyaz ve siyah gergedan. Beyaz gergedanların bundan birkaç yıl önce soyu tükenmiştir. Fakat birkaç bin tanesi Kuzey Afrika'da kurtarılmış ve korumaya alınmıştır. Siyah gergedanlar ise bir kaç yıl öncesine kadar yaygındı. 1970 de Afrika bozkırlarında 65000 siyah gergedan aylak aylak dolaşırlardı. Bugün avcılar bu sayıyı 4000'in altına indirdiler. Filler hâlâ sayıca gergedanlardan çoktur. Aşağı yukarı 700.000 fil hâlen Afrikada yaşamakladır, fakat sayılarının hızlıca düştüğü gözlenmiştir. Araştırmacıların tahminlerine göre kaçak avcılar son on yılda 70.000 fil öldürmüşlerdir. Bu, yılda %10'luk bir kayıptır ve fillerin sayısı da bu yüzyılın sonundan önce, gergedanlarla aynı seviyeye düşebilir. Kenya turistler için Afrika'daki en popüler ülkedir. Çünkü buradaki fil sayısı 1981'de 65.000 iken bugün 20.000'e düşmüştür. Son zamanlarda Tsavo'nun doğusunda bir parktaki kırsal bölgede canlı fillerden ziyade ölü fil daha çok bulunmaktadır.

kas89

Eğitim görmemiş Afrikalı avcılar genellikle fakirdirler. Kârın çoğunu alan varlıklı kimseler, bunlara silah ve kurşun verirler. Afrika'nın birçok ülkesinde park bekçileri, hatta hükümetteki bakanlar gibi, hayvanları korumayı savunan kimseler bile fil dişi avcılığına karışmıştır.

Eskiden kaçak avlanan avcılar görevlerini yerine getirerek fil dişi yada boynuzu Afrika'nın dışına kaçıran komisyonculara teslim ederlerdi. Bunun için Afrika'nın her yerinde boynuz ticareti yasaklandı. Fakat fil dişi ticareti hâlen yasal olarak diğer yerlerin çoğunda yapılmaktadır, hatta fildişi tacirlerinin yasal olmayan sahte belgeleri de vardır. Bunlar daha sonra yasal olarak Amerika ve Japonya gibi ülkelere ithal edilir.

Amerika ve Avrupa'nın fillerin ve gergedanların öldürülmesini engellemek için yaptığı baskı gittikçe artmaktadır. Fakat Afrikalıların vahşi hayat miraslarını koruma zamanı gelmiştir.

Afrika kendi halkını besleyemeyecek kadar fakir bir kıtadır. Fakat aynı zamanda yabancı yerlerden leoparları ve arslanları olduğu kadar fil ve gergedanları da görmeye gelen turistler kucak dolusu döviz getirirler. Mesela; turizm Kenya'da en çok dolar getiren sektördür. Bunun için hükümet hayvanların korunması gerekliliğinin farkındadır. Neticede yine de sadece hayvanların ekonomik değerleri kendilerini kurtarabilecek .

Kenya'da gergedanlar telden yapılmış setler arkasında korunabileceği sahalara yerleştirilmişlerdir. Zimbabwe'de 600 gergedandan oluşan ve Zambezi nehrinin vadisinde yaşıyan son bir sürü vardır. Son zamanlarda Zimbabwe hükümeti bu gergedanları öldürmek için nehri geçen avcılara karşı bir savaş başlattı. Son üç yıl içinde 30'dan fazla kaçak avlanan avcı Zimbabwe otoriteleri tarafından vurularak öldürülmüştür. Buna rağmen gergedanlar yine de avlanmaktadır.

Gergedanların geleceğinin tehlikede olduğu şüphesizdir. Eğer yakında birşey yapılmazsa fillerin geleceği de aynı şekilde olabilir. Malawi, Botswana, Zimbabwe ve Kuzey Afrika gibi bazı ülkelerde çok az bir ümit vardır. Buralarda filleri korumada öncelik tanınmış ve çalışmalara başlanmıştır. Zİmbabwe'de fil sayısı hakikaten bir artma göstermiştir.

Kuzey Amerika ve Avrupa'daki daha gelişmiş ülkeler vahşi hayatın soyunu kuruttular. Kısa bir süre önce kurtlar ve ayılar Avrupada yaşarlardı ve geçen yüz yılın sonlarına kadar Amerika'da sendeleye sendeleye gezen 30.000.000 bizon vardı. Eğer Afrika aynı hatayı yapmıyacaksa, kaybedilecek zaman yok.

Aksi takdirde, yakın bir gelecekte çocuklarımız, yaban hayvanlarının birçoğunun ya tahnid edilmiş olarak müzelerde veya kitaplarda resimlerini görebilecekler. Tabiî, yeryüzünde nesli tükenen bu hayvanların ekolojik dengede meydana getireceği bozukluk ve arızalar zincirleme olarak birçok dengeyi altüst edecek ve zaten mahvettiğimiz ve çirkinleştirdiğimiz güzelim dünyamızı iyice yaşanmaz hale getirecektir.